top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

AİLE HUKUKU  ·  KISMEN BOZMA

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Şirkete Kalacak Daire ve Katılma Alacağı

 

2024/10251 E., 2025/12020 K. · 25 Aralık 2025

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 29 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Eşlerin ortağı olduğu şirkete inşaat sözleşmesiyle kalacak, tapuda ise üçüncü kişi adına kayıtlı daire için katılma alacağı istenebilir mi? Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, ayrı tüzel kişiliği olan şirketin sözleşmeye dayalı hakkı bulunan dairenin, erkeğin edinilmiş malı olduğu ispatlanamadığından kadın yararına alacağa konu edilemeyeceğini kabul etti. Kadının istemi şirket payına ya da gelirine değil, daireye yönelikti. Daire ayrıca kooperatif payı satış bedeliyle yapıldığı ileri sürülen katkıda değer artış payının yalnız ilgili taşınmaz üzerinden hesaplanmasını istedi. Asıl davada istinaf kararı kaldırılıp ilk derece kararı oy birliğiyle bozuldu, birleşen davadaki karar onandı.

 

Hukuki İlke

 

Daire, tapuda üçüncü kişi adına kayıtlı olup tarafların ortağı olduğu ve ayrı tüzel kişiliği bulunan şirketin sözleşmeden doğan hak sahibi olduğu bağımsız bölümün erkeğin edinilmiş malı olduğu ispatlanamadığından, bu bölüm yönünden kadın yararına alacağın kabulünü hatalı buldu.

 

Sonuç

 

Asıl dava yönünden istinaf başvurusunu esastan reddeden bölge adliye mahkemesi kararı kaldırıldı, ilk derece mahkemesi kararı iki taşınmaz yönünden bozuldu ve bozma dışındaki temyiz itirazları reddedildi; birleşen dava yönünden bölge adliye mahkemesi kararı onandı. Karar oy birliğiyle verildi. Dosya ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği bölge adliye mahkemesine gönderildi.

 

Kararın Dosyaya Etkisi

 

Daire üçüncü kişi adına kayıtlı daire yönünden kadın yararına alacağın kabulünü hatalı buldu; ilk derece mahkemesi kooperatiften alınan taşınmazda iyileştirmelerin tarihini ve değere etkisini belirleyip bunlar yönünden de alacağı hesaplayacak, kooperatif payı satış bedelinin edinmede mi iyileştirmede mi kullanıldığını saptayarak bu katkı için değer artış payını yalnız bu taşınmaz yönünden, 01.01.2002 sonrasındaki ödemeler için katılma alacağını ise yeni karar tarihine en yakın değerlerle belirleyecek. Birleşen davaya ilişkin karar onama kapsamında kaldı.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 370/1
    Dairenin, birleşen dava yönünden bölge adliye mahkemesi kararını onamasının usul dayanağı.

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

 

SAYISI : 2024/2042 E., 2024/2203 K.

 

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 7. Aile Mahkemesi

 

SAYISI : 2021/82 E., 2024/360 K.

 

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm taraf vekilleri tarafından asıl ve birleşen dava yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

 

1. Asıl dava yönünden taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelemesinde;

 

a. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

 

b. 6 65... parsel 1 nolu bağımsız bölüme yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;

 

Öncelikle, tasfiye konusu taşınmazın natamam olarak kooperatiften alındığı ve taşınmaza evlilik birliği içinde iyileştirmeler yapıldığı tarafların kabulündedir; ancak Mahkemece, taşınmaza yapılan iyileştirmelerin yapıldığı tarih ve taşınmazın değerine yaptığı değer artışı belirlenmeden karar verildiği anlaşılmaktadır. O halde, Mahkemece, iyileştirmelerin yapıldığı tarih ve iyileştirme oranı belirlenerek iyileştirmeler yönünden de alacağın belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.

 

Diğer yandan, kadının, adına kayıtlı kooperatif hissesinin satışından elde edilen paranın tasfiye konusu taşınmaz için harcadığını iddia ettiği; ancak kooperatif hissesinin satışından elde edilen paranın sadece işbu taşınmaz yönünden yapılan hesaplamada dikkate alınması gerekirken, hükme esas alınan bilirkişi raporunda tasfiye konusu tüm malların toplam edinilmiş mal değerine oranı üzerinden değer artış payı alacağının hesaplandığı anlaşılmaktadır. O halde, Mahkemece, kadın adına kayıtlı kooperatif hissesinin satışından elde edilen paranın öncelikle, işbu taşınmazın edilmesine mi iyileştirilmesine mi kullanıldığı belirlendikten sonra kooperatif hissesinin satışından elde edilen para ile yapılan katkı karşılığında değer artış payı alacağının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.

 

Son olarak, işbu taşınmaz için 01.01.2002 tarihinden sonra kooperatife yapılan ödemeler yönünden artık değere katılma alacağı hesaplanırken taşınmazın tasfiyede esas alınacak değeri, yasal düzenlemeler ve Dairemizin ilkelerine aykırı şekilde, taşınmazın karar tarihinden (03.05.2024) yaklaşık bir buçuk yıl önceki (Kasım/2022) belirlenen güncel değerlerine göre artık değere katılma alacağının hesaplanması doğru olmamıştır. O halde, Mahkemece, tasfiye konusu taşınmazın tasfiye (önceki karar bozulmakla değer güncelliğini yitirdiğinden bozma sonrası yeni karar tarihine en yakın tarihteki) tarihi itibariyle sürüm (rayiç) değerleri belirlendikten sonra, belirlenecek değere göre hesaplanacak artık değere katılma alacağının kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.

 

c. 9 74... parsel 6 nolu bağımsız bölüme yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;

 

Somut olayda, Mahkemece, işbu taşınmaz yönünden katılma alacağının kabulüne karar verilmiş ise de karar hatalı olmuştur. Şöyle ki, işbu taşınmazın 05.11.2011 tarihinde dava dışı ... Ö. adına kat irtifakı tesisi nedeniyle tescil edildiği, binanın arsa sahibi ... Ö. ile yüklenici ... İnş. Müh. Mim. Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında 19.08.2005 tarihinde gayrimenkul satış vaadi karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeye göre yapılacak olan inşaattaki A Blok'taki 4 daire ve B Blok'taki 8 dairenin müteahhit firma ... İnş. Müh. Mim. Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne kalacağının kararlaştırıldığı, 6 nolu bağımsız bölümün de müteahhit firmaya kalacak dairelerden biri olduğu, yapı ruhsatlarının 09.05.20 06... .11.2010, yapı kullanma izin belgesinin 25.06.2012 tarihli olduğu; kadının tasfiye talebinin de şirket hissesi ve gelirleri yönünden değil, üçüncü kişi adına kayıtlı 6 nolu bağımsız bölüm yönünden olduğu anlaşılmaktadır. O halde, Mahkemece, işbu taşınmazın üçüncü kişi adına kayıtlı ve tarafların ortak olduğu ayrı tüzel kişiliği olan şirketin sözleşmeden kaynaklı hak sahibi olduğu, ancak erkeğin edinilmiş malı olduğu ispatlanamadığından, işbu taşınmaz yönünden kadın lehine alacağın kabulüne karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.

 

2. Birleşen dava yönünden taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelemesinde;

 

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

 

KARAR

 

Açıklanan sebeplerle;

 

A. Asıl Dava Yönünden

 

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının asıl dava yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,

 

2. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda (1.b.) ve (1.c.) bentlerinde açıklanan sebeplerle BOZULMASINA,

 

3. Taraf vekillerinin bozma kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,

 

B. Birleşen Dava Yönünden

 

Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının birleşen dava yönünden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

 

Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana iadesine,

 

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

 

25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

 

 

İlgili Hukuk Alanı

 

Tüm Aile Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

İçtihatlar

Boşanma ve Aile Hukuku

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

 

Esas No

2024/10251

 

Karar No

2025/12020

 

Karar Tarihi

25 Aralık 2025

 

Oy Durumu

Oy birliği

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

Boşanma ve Aile Hukuku

Tüm Çalışma Alanları ›

bottom of page