AİLE HUKUKU · KISMEN BOZMA / ONAMA
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Güven Sarsıcı Davranış ile Sadakat İhlali
2024/3550 E., 2025/550 K. · 21 Ocak 2025
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 29 Ekim 2026
Kararın Özeti
Eşin başka biriyle halka açık bir yerde araç içinde kısa süre konuşurken görüntülenmesi sadakat yükümlülüğünün ihlali sayılır mı? Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, bu dosyadaki görüntüleri ve erkeğin tanığının beyanını değerlendirerek kadının davranışının sadakat ihlaline varmadığını, güven sarsıcı davranış düzeyinde kaldığını belirtti. Bölge adliye mahkemesi bu davranışı sadakatsizlik sayıp tarafları eşit kusurlu bulmuştu. Daire, diğer kusurlarla birlikte erkeği ağır kusurlu kabul etti; kadın lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinden kararı kusur ve tazminatlar yönünden oy birliğiyle bozdu.
Hukuki İlke
Daire, halka açık bir yerde araç içinde kısa süreli konuşmalardan ibaret görüntüleri ve erkeğin tanığının beyanını birlikte değerlendirerek kadının bu davranışını sadakat yükümlülüğünün ihlali değil güven sarsıcı davranış olarak nitelendirdi ve diğer kusurlarla birlikte erkeği ağır kusurlu kabul etti.
Sonuç
Bölge adliye mahkemesi kararı, kusur belirlemesi ve tazminatlar yönünden kadın lehine oy birliğiyle bozuldu. Erkeğin bütün, kadının diğer temyiz itirazları reddedilerek bozma dışında kalan temyize konu bölümler onandı. Dosya kararı veren bölge adliye mahkemesine gönderildi.
Kararın Dosyaya Etkisi
Bölge adliye mahkemesi, erkeğin ağır kusurlu olduğunu esas alıp kadın için maddi ve manevi tazminat miktarlarını hakkaniyete göre belirleyecek; karşılıklı boşanma davalarının kabulü gibi onanan bölümler yerinde kalacak.
İlgili Mevzuat
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — m. 174/1, 174/2, 4
Dairenin kadın yararına maddi ve manevi tazminat koşullarını ve hakkaniyet ölçüsünü açıklarken dayandığı hükümler.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu — m. 50, 51
Dairenin tazminat miktarının belirlenmesinde gözetilmesini istediği hakkaniyet kurallarına ilişkin hükümler.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 370/1
Dairenin bozma dışında kalan temyize konu bölümleri onarken dayandığı usul hükmü.
Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1688 E., 2024/406 K..
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 18. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2020/114 E., 2022/238 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek vekili tarafından, kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi ve reddedilen tazminat talepleri yönünden; davalı-davacı kadın vekili tarafından ise erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri ile aleyhine hükmedilen nafaka yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı-davalı erkek vekilinin tüm, davalı-davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Somut uyuşmazlıkta, Bölge Adliye Mahkemesince kadının tanığı .... ile erkeğin tanığı ... .'nin ifadelerinden ve usulünce dayanılan video görüntülerinden, kadının .... ile olan ilişkisinin güveni sarsıcı davranışın da ötesine geçerek sadakat yükümlülüğünü ihlal niteliğini kazandığı gerekçesi ile sadakatsizlik vakıası kusur olarak yüklenilmiş ise de, usulünce dayanılan video görüntülerinin halka açık alanda uzun süreli olmayacak şekilde araba içinde konuşmalarından ibaret olduğu, erkek tanığı ...’in kendi boşanma davasında eşinin sadakatsizliğine vakıa olarak dayanmadığını beyan ettiği dikkate alınınca bu davranışın güven sarsıcı boyutta kaldığının kabulü gerekmektedir. Belirlenen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlar ile birlikte değerlendirildiğinde boşanmaya sebep olan olaylarda erkeğin ağır kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyleyken, hatalı değerlendirme ile tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi yerinde görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 174 üncü maddesinin birinci fıkrasında mevcut ve beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz yada daha az kusurlu olan tarafın, kusurlu taraftan uygun bir tazminat isteyebileceği, aynı maddenin ikinci fıkrasında boşanmaya sebebiyet vermiş olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevî tazminat isteyebileceği öngörülmüştür. Yukarıdaki paragrafta açıklandığı üzere, evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davalı-davacı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, erkeğin kusurlu eylemlerinin kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği ve boşanma sonucu bu eşin, en azından diğerinin maddî desteğini yitirdiği anlaşılmıştır. O halde, Mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddelerinde düzenlenen "hakkaniyet kuralları" da dikkate alınarak davalı-davacı kadın yararına uygun miktarda maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ve tazminatlar yönünden kadın yararına BOZULMASINA,
2.Davacı-davalı erkek vekilinin tüm, davalı-davacı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ...'a yükletilmesine,
Peşin alınan harcın istek halinde yatıran ...'ye geri verilmesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,21.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İlgili Hukuk Alanı
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3550
Karar No
2025/550
Karar Tarihi
21 Ocak 2025
Oy Durumu
Oy birliği
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI