AİLE HUKUKU · BOZMA
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Tasfiyede Ek Dava ve Belirsiz Alacak
2024/4246 E., 2024/10569 K. · 26 Aralık 2024
Tarihsel Karar: Kararın belirsiz alacak ve ek dava ayrımı, 26.12.2024 tarihinde uygulanan Hukuk Muhakemeleri Kanununun 107. maddesi çerçevesindedir. Bu madde daha sonra 7589 sayılı Kanunun 19. maddesiyle kaldırılmıştır. Ancak 7589 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin 10. fıkrası gereğince, 107. maddenin yürürlükten kaldırıldığı 31.07.2026 tarihinden önce açılan davalarda bu hükmün uygulanmasına devam edilir. Değerlendirmede davanın açılış tarihi ve geçiş hükmü birlikte gözetilmelidir.
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 20 Ekim 2026
Kararın Özeti
Önceki tasfiye davasındaki mallar için kalan alacak ile o davada istenmeyen mallar için açılan dava, ek dava mı, belirsiz alacak davası mı sayılır? Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, bu mal rejimi alacaklarının aynı dilekçeyle istendiği davada istemin ilk bölümünü ek dava, ikinci bölümünü belirsiz alacak davası saydı. Belirsiz kısımda alacak belirlenebilir hâle gelince talebin netleştirilmesi için süre verilmesi, aksi hâlde dilekçedeki değerle karar verilmesi gerektiğini; ek davada talep miktarının gözetileceğini ve davacının bu miktarı aşan alacak için harç yatırmaya zorlanamayacağını belirtti. Usule aykırı ihtarla kurulan hüküm oy birliğiyle bozuldu.
Hukuki İlke
Daire, bu dosyada aynı dilekçedeki mal rejimi alacakları istemini, önceki tasfiye davasında istenen mallara ilişkin bakiye alacak yönünden ek dava, o davada tasfiyesi istenmeyen mallar yönünden ise belirsiz alacak davası saydı.
Sonuç
Bölge adliye mahkemesi kararı oy birliğiyle bozuldu; kadının diğer temyiz itirazları bozma nedeniyle incelenmedi ve dosya bölge adliye mahkemesine gönderildi.
Kararın Dosyaya Etkisi
Belirsiz alacak kısmında, alacak belirlenebilir hâle gelirse talebin netleştirilmesi için süre verilecek, aksi hâlde dilekçedeki değer üzerinden karar kurulacak; ek dava kısmında dilekçedeki talep ve miktar gözetilecek. Kadının diğer itirazları bu aşamada incelenmedi.
İlgili Mevzuat
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 107/1, 107/2
Dairenin dayanağı: belirsiz alacak davası ve alacak belirlenince talebin, iddianın genişletilmesi yasağına bağlı olmadan artırılması.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 26/1, 24/2
Dairenin ek dava yönünden talep sonucuyla bağlılığa ve davacının harç yatırmaya zorlanamayacağına ilişkin dayanağı.
Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.
Mevzuat Notu: Bu karardan sonra belirsiz alacak davasını düzenleyen Hukuk Muhakemeleri Kanununun 107. maddesi, 7589 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırıldı (Resmî Gazete, 31 Temmuz 2026). Kaldırılan hüküm, bu tarihten önce açılmış davalarda uygulanmaya devam ediyor. Yeni düzenlemeye göre kısmi davada talep, tahkikatın sonuna kadar bir defaya mahsus artırılabiliyor.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/488 E., 2024/733 K.
DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2022/672 E., 2023/715 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107 inci maddesinin birinci fıkrasında belirsiz alacak davası "... Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. ..." şeklinde düzenlenmiştir.
2. Alacaklının bu tür bir dava açması için, dava açacağı miktar ya da değeri tam ve kesin olarak gerçekten belirlemesi mümkün olmamalı ya da bu objektif olarak imkânsız olmalıdır. Açılacak davanın miktarı biliniyor yahut tespit edilebiliyorsa, böyle bir dava açılamaz. Çünkü, her davada arandığı gibi, burada da hukukî yarar aranacaktır, böyle bir durumda hukukî yararın bulunduğundan söz edilemez. Özellikle, kısmî davaya ilişkin yeni hükümler de dikkate alınıp birlikte değerlendirildiğinde, baştan tespiti mümkün olan hâllerde bu yola başvurulması kabul edilemez. Belirsiz alacak davası açılması hâlinde, alacaklı, tüm miktarı belirtmese dahi, davanın başında hukukî ilişkiyi somut olarak belirtmek ve tespit edebildiği ölçüde de asgarî miktarı göstermek durumundadır.
3. Aynı maddenin ikinci fıkrasında da, belirsiz alacak davası açılabilen durumlarda, karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda, iddianın genişletilmesi yasağından etkilenmeksizin talebini artırabileceği belirtilmiştir. Kural olarak, bir davada başlangıçta belirtilen miktar veya değerin artırılması, iddianın genişletilmesi yasağına tâbidir. Bunun amacı, davacının dava açarken hakkını kötüye kullanmaması, daha özenli davranması, yargılamayı gereksiz yere uzatmamasıdır. Oysa, baştan miktar veya değeri tam tespit edilemeyen bir alacak için, davacının böyle bir ihmal ya da kusurundan söz edilemez. Bu sebeple, belirsiz alacak davası açıldıktan sonra, yargılamanın ilerleyen aşamalarında, karşı tarafın verdiği bilgiler ve sunduğu delillerle ya da delillerin incelenmesi ve tahkikat işlemleri sonucu (örneğin bilirkişi ya da keşif incelemesi sonrası), baştan belirsiz olan alacak belirli hâle gelmişse, davacının, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilmesi benimsenmiştir. Davacı, sınırlama ve yasağa tabi olmadan, sadece talepte bulunmak suretiyle yeni miktar üzerinden yargılamaya devam edilmesini isteyebilecektir. Şüphesiz, alacağın belirli hâle gelmesini müteakip ortaya çıkan yeni talep eksik belirtilmişse, bundan sonra yeni bir artırma isteği iddianın genişletilmesi yasağıyla karşılaşacaktır. Çünkü, bu hâlde belirsizlik değil, davacının kendi ihmalinden kaynaklanan bir durum söz konusudur.
4. Yukarıda açıklanan yasal düzenleme ve ilkeler uyarınca yapılan incelemede; öncelikle, davacının dava dilekçesinin talep sonucunun '... EK DAVAMIZIN KABULÜ ile davalı adına kayıtlı olan taşınır, taşınmaz, mevduat, bireysel emeklilik, kripto para, borsa ile TÜM VARLIKLARI üzerinde fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile belirsiz alacak davası olarak, şimdilik Denkleştirme Payı, Katkı Payı, Değer Artış Alacağı ve Katılma (artık değere katılma) Alacağı için 1.000,00 TLnin hak ediş tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalından alınarak müvekkilimize verilmesine, ...' şeklinde olduğu, buna göre davacının talebinin daha önce kesinleşen Denizli 2. Aile Mahkemesinin 2015/239 Esas, 2022/375 Karar sayılı dava dosyasında tasfiye talebinde bulunduğu mallara ilişkin olarak bakiye alacak miktarı yönünden ek dava, Denizli 2. Aile Mahkemesinin 2015/239 Esas, 2022/375 Karar sayılı dava dosyasında tasfiye talebinde bulunmadığı diğer mallar yönünden de belirsiz alacak davası niteliğinde açılmış yeni bir dava niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
5. Diğer yandan, Mahkemece, belirsiz alacak davası yönünden, alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda 6100 sayılı Kanun'un 107 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacıya iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebilmesi için süre verilmesi, aksi takdirde davanın talep sonucunda belirtilen miktar veya değer üzerinden görülüp karara bağlanması gerekir.
6. Son olarak, hakim tarafların talep sonucu ile bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği (HMK md. 26/1) ve kanunda açıkça belirtilmedikçe hiç kimsenin kendi lehine olan davayı açmaya veya hakkını talep etmeye zorlanamayacağından (HMK md. 24/2) ek dava yönünden de dava dilekçesindeki talep miktarı dışından kalan alacak miktarına ilişkin olarak Mahkemece, davacı harç yatırmaya zorlanamaz.
7. O halde, Mahkemece, belirsiz alacak davası yönünden, alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda 6100 sayılı Kanun'un 107 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacıya iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebilmesi için süre verilmesi, aksi takdirde davanın talep sonucunda belirtilen miktar veya değer üzerinden görülüp karara bağlanması; ek dava yönünden de, dava dilekçesindeki talep ve talep miktarı gözetilerek karar verilmesi gerekirken, Mahkemece usulüne uygun olmayan şekilde ihtar verilerek yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma sebeplerine göre davacı kadın vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan harcın istek halinde yatırana geri verilmesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine,
26.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İlgili Hukuk Alanı
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4246
Karar No
2024/10569
Karar Tarihi
26 Aralık 2024
Oy Durumu
Oy birliği
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI