AİLE HUKUKU · KISMEN BOZMA / ONAMA
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Dilekçede Yoksulluk Nafakası Talebi
2024/4442 E., 2025/1392 K. · 13 Şubat 2025
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 29 Ekim 2026
Kararın Özeti
Boşanma dilekçesinde dava sonunda yoksulluk nafakasına çevrilmek üzere tedbir nafakası istenmesi, yoksulluk nafakası talebi sayılır mı? Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, dilekçenin talep sonucunu özetleyen konu bölümündeki bu istemi süresinde ve usulüne uygun bir yoksulluk nafakası talebi saydı. İlk derece mahkemesi kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmetmiş; bölge adliye mahkemesi ise usulüne uygun talep bulunmadığı gerekçesiyle bu hükmü kaldırmış ve istem hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetmişti. Daire, kusuru bulunmayan ve boşanmayla yoksulluğa düşecek kadının isteminin kabul edilmesi gerektiğini belirterek kararı bu yönden bozdu.
Hukuki İlke
Daire, yoksulluk nafakasının kendiliğinden hükmedilemeyen ve talebe bağlı bir istem olduğunu belirterek dava dilekçesinin konu bölümünde tedbir nafakasının dava sonunda yoksulluk nafakasına çevrilmesinin istenmesini süresinde ve usulüne uygun bir yoksulluk nafakası talebi olarak kabul etti.
Sonuç
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kadının temyiz itirazlarını kabul ederek bölge adliye mahkemesi kararını yoksulluk nafakası yönünden kadın yararına oy birliğiyle bozdu. Erkeğin temyiz itirazlarını reddederek bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümleri onadı. Dosya kararı veren bölge adliye mahkemesine gönderildi.
Kararın Dosyaya Etkisi
Bölge adliye mahkemesi, kadının yoksulluk nafakası istemini süresinde yapılmış ve usulüne uygun bir talep olarak ele alıp yeniden karar verecek; Daireye göre bu istem kabul edilerek kadın yararına uygun bir nafaka belirlenmelidir. Kusur belirlemesi, tazminatlar ve diğer nafakalara ilişkin temyize konu bölümler onama kapsamında kaldı.
İlgili Mevzuat
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — m. 175
Dairenin yoksulluk nafakasının maddi ve biçimsel koşullarını açıklarken dayandığı hüküm.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 119, 31
Dairenin dilekçedeki talep sonucunu ve hâkimin davayı aydınlatma ödevini değerlendirirken atıf yaptığı hükümler.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 370/1
Bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerin onanmasında dayanılan hüküm.
Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.
Mevzuat Notu: Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanununun 175. maddesinin birinci fıkrasındaki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti; karar 30 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlandı. İptal hükmü 30 Haziran 2027'de yürürlüğe girecek; o tarihe kadar mevcut hüküm uygulanır.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir. Kişisel verileri korumak için bazı bilgiler site tarafından ayrıca “...” ile gizlenmiştir.
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1507 E., 2024/446 K.
DAVA TÜRÜ : Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gölbaşı (Adıyaman) 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
SAYISI : 2021/264 E., 2023/163 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm; davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, tazminatların ve nafakaların kabulü davacı kadın tarafından ise yoksulluk nafakasının reddi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı erkeğin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 4721 sayılı Kanun’un “Yoksulluk nafakası” başlıklı 175 inci maddesi; “Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.” hükmünü taşımaktadır.
Yoksulluk nafakası boşanmanın eşlerle ilgili mali sonuçlarından biridir. Yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi, maddî koşulların yanı sıra biçimsel koşulların da gerçekleşmiş olmasına bağlıdır. Yoksulluk nafakasının maddî koşulları; nafaka isteyenin ağır kusurlu olmaması, boşanma sebebiyle yoksulluğa düşecek olması ve boşanma sebebiyle yoksulluğa düşülmesi arasında nedensellik bağının gerçekleşmesi ile oluşurken, biçimsel koşulları ise; talep, süre ve evlilik birliğinin boşanma ile sona ermesi şeklinde ayrımlanmaktadır. Yoksulluk nafakası, boşanmanın isteğe bağlı fer'i sonuçları arasındadır. Bu nedenle hâkim; taleple bağlı olup, kendiliğinden yoksulluk nafakasına hükmedemeyeceği gibi talep miktarını da aşamaz.
6100 sayılı Kanun'un " Dava dilekçesinde bulunması gerekli hususlar" başlıklı 119 uncu maddesi
(1) a)Mahkemenin adı.b) Davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri. c) Davacının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası. ç) Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin ve davacı vekilinin adı, soyadı ve adresleri. d) Davanın konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, dava konusunun değeri. e) Davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri. f) İddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği. g) Dayanılan hukuki sebepler. ğ) Açık bir şekilde talep sonucu. h) Davacının, varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin imzası.(2) Birinci fıkranın (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması hâlinde, hâkim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde dava açılmamış sayılır." şeklinde düzenleme altına alınmıştır.
6100 sayılı Kanun'un 31 inci maddesine göre; "Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddî veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir." Hakimin davayı aydınlatma ödevi olarak ifade edilen bu düzenleme ile doğru hüküm verilebilmesi ve maddî gerçeğin bulunabilmesi amaçlanmıştır. Hakim davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde ileri sürülen taleplerin ve gösterilen delillerin somutlaştırılmasını sağlayarak, tarafların hem ispat hakkını koruyacak hem de taleplerine uygun şekilde karar verecektir.
Davacı kadın vekili 17.08.2021 havale tarihli dava dilekçesinin konu kısmında açıkça "müvekkili lehine 2.000,00 TL tedbir nafakasına dava sonunda yoksulluk nafakasına çevrilmek üzere..." şeklinde beyanda bulunarak nafaka talep etmiş, gerekçe kısmında ise kadının işsiz olduğunu gelirinin olmadığından bahisle nafaka talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir. 20.04.2022 tarihli ön inceleme duruşmasında ise; 6100 sayılı Kanun'un 31 inci maddesi gereğince, hakimin davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde duruşma hakiminin uyuşmazlık tespit edilirken kadın ve çocuklar yararına talep edilen nafakalar tek tek nitelendirilmesi yapılmaksızın tüm nafaka talepleri için "nafaka" şeklinde tespit yapıldığı, davalı erkek vekilince itiraz edilmediği ve yargılama sonunda ise kadın lehine yoksulluk nafakasına hükmedildiği erkeğin istinaf talebi üzerine de Bölge Adliye Mahkemesince kadının usule uygun yoksulluk nafakası talebi olmadığı şeklinde gerekçe ile yoksulluk nafakası hükmünün kaldırılarak kadının yoksulluk nafakası talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği görülmüştür.
Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; davacı kadın vekili, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle açtığı boşanma davasının netice-i talep bölümünün özeti olan dava konusu bölümünde kadın yararına yoksulluk nafakası talep etmiştir.
Davacı kadının süresinde ve usule uygun şekilde yoksulluk nafakası talebinin bulunduğu, boşanmaya sebep olan olaylarda davacı kadın kusuru bulunmadığı ve boşanma nedeniyle yoksulluğa düşeceğinin anlaşılması karşısında Bölge Adliye Mahkemesince yoksulluk nafakası talebinin kabulü ile kadın yararına uygun miktarda yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerekirken süresinde talep bulunmadığından bahisle karar verilmesine yer olmadığı şeklinde hüküm tesisi doğru bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı kadının temyiz itirazlarının kabulü ile Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yoksulluk nafakası yönünden kadın yararına BOZULMASINA,
2.Davalı erkek vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmanın kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ...'e iadesine,Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ...'e yükletilmesine,Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İlgili Hukuk Alanı
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4442
Karar No
2025/1392
Karar Tarihi
13 Şubat 2025
Oy Durumu
Oy birliği
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI