AİLE HUKUKU · BOZMA
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Çocuğun Soyadına Anne Soyadı Eklenmesi
2024/7121 E., 2025/4623 K. · 6 Mayıs 2025
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 29 Ekim 2026
Kararın Özeti
Boşanan anne, yalnız velayete dayanarak çocuğun babasının soyadı yanında kendi soyadını da taşımasını isteyebilir mi? Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, somut delil gösterilmeden velayete dayanılarak böyle bir istemde bulunulamayacağını, bu konuda yasal düzenleme bulunmadığını ve çift soyadında çocuğun üstün yararı olmadığını belirtti. İlk derece mahkemesi, ortak velayetteki çocuğun babasının soyadından önce annesinin soyadını da kullanmasına izin vermiş, bölge adliye mahkemesi de istinaf başvurusunu esastan reddetmişti. Nüfus kayıtlarında ve altsoy bakımından karışıklık doğacağını gözeten Daire, davanın reddi gerektiğini belirterek bölge adliye kararını kaldırıp ilk derece kararını oy birliğiyle bozdu.
Hukuki İlke
Daire, bu dosyada somut delil sunulmadan yalnız velayet hakkına dayanılarak çocuğa babasının soyadının yanında annenin soyadının da verilmesinin istenemeyeceğini, bu konuda yasal düzenleme bulunmadığını ve çift soyadının nüfus kayıtlarıyla altsoy bakımından yaratacağı karışıklık nedeniyle çocuğun üstün yararına uygun düşmediğini kabul etti.
Sonuç
Bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu esastan reddeden kararı kaldırıldı ve ilk derece mahkemesi kararı oy birliğiyle bozuldu. Dosya ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği bölge adliye mahkemesine gönderildi.
Kararın Dosyaya Etkisi
İlk derece mahkemesi davayı yeniden ele alacak; Daireye göre çocuğun babasının soyadı yanında annenin soyadını da kullanması istemi reddedilmelidir.
İlgili Mevzuat
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — m. 321, 27
Dairenin dayanağı: evli ana babanın çocuğunun aile soyadını taşıması (321. madde) ve soyadının ancak haklı nedenle değiştirilebilmesi (27. madde); Daire, Anayasa Mahkemesinin 321. maddedeki aile soyadı deyimini babanın soyadı olarak yorumlayan kararını da aktardı.Soyadı Nizamnamesi — m. 15
Dairenin aktardığı kural: evlilik sürerken ya da evlilik bittikten sonraki üç yüz gün içinde dünyaya gelen çocuğun babasının soyadını taşıması.Nüfus Hizmetleri Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik — m. 22
Dairenin aktardığı kural: evlilik içinde ya da evlilik bittikten sonraki üç yüz gün içinde dünyaya gelen çocuğun babanın soyadını alması ve aile kütüğünde babasının hanesine yazılması.
Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/332 E., 2024/964 K.
DAVA TÜRÜ : Boşanmadan Sonra Açılan Çocuğun Baba Sayadı Yanında Annesinin Soyadını Kullanmaya İzin
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 18. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2023/372 E., 2023/856 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı Nüfus müdürlüğü temsilcisi vekili tarafından hükmün tamamı yönünden; dahili davalı ... vekili tarafından ise hükmün tamamı yönünden duruşma istemli olarak temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,06.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden dahili davalı ... ile karşı taraf davacı ... ile vekili Avukat ... geldiler. Başka gelen olmadı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Soyadı, bireyin yaşamıyla özdeşleşen ve kişiliğinin ayrılmaz bir unsuru hâline gelen, birey olarak kimliğin belirlenmesinde en önemli unsurlardan biri ve vazgeçilmez, devredilmez, kişiye sıkı surette bağlı bir kişilik hakkıdır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 321 inci maddesi hükmüne göre çocuk, ana ve baba evli ise ailenin soyadını taşır. Aynı Yasanın 27 inci maddesi hükmüne göre haklı nedenin varlığı halinde, soyadın değiştirilmesi mümkün olup hangi hallerin haklı sebep teşkil ettiği konusunda bir yasal düzenleme bulunmadığından ve esasen bu konuda bir kıstas belirlenmesi de sözkonusu olmadığından, haklı sebebin var olup olmadığı, her bir davadaki özel koşullara göre mahkemece belirlenecektir. Yargıtay uygulamalarında, kişinin toplum içerisinde bilinip tanındığı soyadı ile anılmayı ve onu kayden de taşımayı istemesinin haklı neden teşkil edeceği kabul edilmiştir.
Soyadı Nizamnamesinin 15 inci maddesinde; "evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üç yüz gün içinde doğan çocuklar babalarının soyadını taşırlar..." ve Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 22 inci maddesinde; "Evlilik içinde veya herhangi bir nedenle evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içinde Türk babadan olan veya Türk anadan doğan çocuklar doğumlarından başlayarak Türk vatandaşlığını kazanırlar. Bu çocuklar babanın soyadını alır ve aile kütüklerinde babalarının hanesine yazılırlar." hükümlerine yer verilmiştir.
Anayasa Mahkemesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 321 inci maddesindeki “Çocuk, ana ve baba evli ise ailenin soyadını taşır." hükmünün Anayasaya aykırı olmadığına karar vermiş, buradaki “aile soyadı” deyiminden babanın soyadının anlaşılacağını belirtmiştir. (AYM, 02.07.2009, 2005/114 E. -2009/105 K.).
Velâyet; ana veya babanın, ergin olmayan çocuklarının veya kısıtlanmış ergin çocuklarının kişi varlığına, malvarlığına ve bu iki husus hakkında onları temsiline ilişkin sahip oldukları hakların ve yükümlülüklerin bütününe denir (Akıntürk, Turgut: Türk Medeni Kanunu C.2, Aile Hukuku, İstanbul 2002, s. 400). Velâyet, çocuk ergin oluncaya kadar onunla ilgili alınması zorunlu kararları alma hususunda veliye sorumluluk yükler ve onları yetkili kılar. Bu bakımdan modern hukukta velayet, bir hak olduğu kadar aslında çocuğun üstün yararının sağlanması bakımından yetki ve sorumluluk da içerdiğinden, hak ve yükümlülüklerin toplamı olarak kabul edilmektedir. Velayetin nihai amacı, henüz erginliğe ulaşmamış küçüğün, ileride bir yetişkin olarak gelecekteki hayata hazırlanmasını sağlamaktır (AKYÜZ, Emine Çocuk Hukuku Çocuk Haklarının Korunması, 2012 s. 220).
Kuşkusuz velâyet kendisinde bulunan anne veya babanın, çocukla ilgili yapacağı her türlü iş ve işlemde çocuğun üstün yararını koruması gerektiği tartışmasızdır.
Çocuğun üstün yararı, çocuğu ilgilendiren her işte göz önüne alınması zorunlu olan ve belirli bir somut olayda çocuk için en iyisinin ne olduğunu belirlemede dikkate alınan bir ölçüt, bir kılavuzdur. Çocuğun üstün yararı çocuğun haklarını garanti altına alan bir işlev de üstlenmektedir (Yücel, Özge Ufuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi Cilt 1 Sayı 2, Aralık 2013, s. 117-137). Esasın da çocuğun üstün yararına gereken önemin verilmesi, yalnızca çocuğun ya da ana babanın değil, toplumun da menfaatinedir. Çünkü çocuğun sosyal, kültürel, fiziksel ve psikolojik yönden olumlu gelişimi, ileride toplumda zararlı davranışlarının ortaya çıkmasını da engelleyecektir (BAKTIR, Çetiner Selma, Velayet Hukuku, Ankara 2000 s.33).
Somut olayımızda; davacı anne, boşanma sonrası ortak velayet altındaki küçük ... anne ve babasının soyadını birlikte kullanmasına izin davası açmış, davacı tarafça somut delil ibraz edilmemiş, AİHM'in hak ihlali kararları, emsal mahkeme kararları sunulmuş, yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne ve ortak çocuk ... 'in babası soyadı olan "..." soyadından önce davacı annenin soyadı olan "..." soyadını kullanmasına izin verilmesine karar verilmiştir. Anılan karara karşı, davalı baba ve nüfus müdürlüğü temsilcisi tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Karar, davalı baba ve nüfus müdürlüğü temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir. Davacı tarafından hiçbir somut delil gösterilmeden, sırf velayet hakkına dayalı olarak çocuğa kadının kızlık soyadının da verilmesi istenemeyeceği gibi, bu konuda yasal bir düzenleme yoktur. Babanın soyadı ile birlikte annenin bekarlık soyadının kullanılmasında çocuğun üstün yararı bulunmamaktadır. Şöyle ki; çocuğun anne ve baba soyadını birlikte kullanması Nüfus Kanunu kapsamında düzenlenen nüfus kayıtlarında ve ileride çocuğun alt soyları açısından karışıklığa sebebiyet vereceği gibi bu durumun çocuğun üstün yararından çok zararına dahi olacağı gözetildiğinde ve açıklanan sebeplerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İlgili Hukuk Alanı
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/7121
Karar No
2025/4623
Karar Tarihi
6 Mayıs 2025
Oy Durumu
Oy birliği
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI