top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

AİLE HUKUKU  ·  BOZMA

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Soybağının Reddinde Süre ve DNA Testi

 

2024/8038 E., 2025/64 K. · 13 Ocak 2025

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 29 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Soybağının reddi davasında bir yıllık süre, koca çocuğun kendisinden olmadığından şüphelendiği anda mı başlar? Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, şüphenin öğrenme sayılamayacağını ve yerleşik Yargıtay uygulamasında sürenin yargılama dışı babalık testiyle öğrenme anında başlatıldığını belirtti; bu dosyada davacının soyut beyanını yeterli görmeyip DNA testi gerektiğini kabul etti. İlk derece mahkemesi süre geçtiği gerekçesiyle davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi de istinaf başvurusunu esastan reddetmişti. Daire, bölge adliye kararını kaldırıp ilk derece kararını oy çokluğuyla bozdu; karşı oyda davacının baba olmadığını doğumdan beri bildiği ve süreden ret sonucunun onanması gerektiği belirtildi.

 

Hukuki İlke

 

Daire, bu dosyada sürenin hak düşürücü niteliğini gözeterek şüpheyi ve davacının soyut beyanını öğrenme için yeterli saymadı; öğrenmenin duraksamaya yer bırakmadan gerçekleştiğinin DNA testiyle ortaya konması gerektiğini kabul etti.

 

Sonuç

 

Bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu esastan reddeden kararı kaldırıldı ve ilk derece mahkemesi kararı oy çokluğuyla bozuldu. Dosya ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği bölge adliye mahkemesine gönderildi.

 

Kararın Dosyaya Etkisi

 

İlk derece mahkemesi davayı yeniden ele alacak; Daireye göre mahkeme davanın süresinde açıldığını kabul ederek bütün delilleri toplamalı ve soybağının reddi istemini esastan karara bağlamalıdır.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — m. 286, 289
    Dairenin dayanağı: kocanın babalık karinesini soybağının reddi davasıyla çürütebilmesi (286. madde) ve davayı öğrenme tarihinden başlayarak bir yıl içinde açması (289. madde); karşı oy da 289. maddenin birinci fıkrasındaki başlangıç kuralına dayandı.

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

 

SAYISI : 2022/970 E., 2024/630 K.

 

DAVA TÜRÜ : Soybağının Reddi

 

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 16. Aile Mahkemesi

 

SAYISI : 2021/1210 E., 2022/101 K.

 

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından tamamı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

 

Dava, soybağının reddi istemine ilişkindir. Mahkemece hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

 

Geniş anlamda soybağı bir kimsenin üst soyu ile olan kan bağını; dar anlamda soybağı ise, bir kimsenin sadece ana-babasıyla arasındaki biyolojik bağını ifade etmektedir. Bir kişi (çocuk) ile kendilerinden biyolojik (genetik) olarak türemiş olduğu kişiler arasındaki bağa doğal soybağı (biyolojik nesep), hukuk düzeni tarafından aranan bazı koşulların gerçekleşmesiyle, bir çocuğun hukuki olarak bir ana-babaya bağlanması sonucunda, ana-baba ile çocuk arasında kurulan bu hukuki ilişkiye ise hukuki soybağı (hukuki nesep) denir. Buna göre soybağı, bir kimseyle ana-babası arasındaki doğal ve/veya hukuki bağ olarak tanımlanmaktadır.

 

4721 sayılı Kanun’a göre, çocuk ile anne arasındaki hukuki soybağı doğumla; çocuk ile baba arasındaki hukuki soybağı ise anneyle evlilik, tanıma, babalık davasında verilen hüküm veya evlat edinmeyle kurulmaktadır. Baba ile çocuk arasında evlilik içinde doğmaya, babalık karinesine, dayalı olarak hukuken kurulmuş bulunan soybağı ilişkisinin ortadan kalkması ancak soybağının reddi ile söz konusu olabilmektedir. Soybağının reddi davasının başarıya ulaşarak çocuk ile babası arasındaki soybağının ortadan kalkması sonucunda çocuk, baba yönünden soybağı bulunmayan çocuk statüsüne girer. Anayasa Mahkemesi'nin 25.06.2009 tarihli ve 2008/30 Esas, 2009/96 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, kişinin genetik-biyolojik kökeni kendisine ait olmayan çocuğu reddetme hakkı en temel haklarından birisidir. 4721 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinde, kocanın, çocuk ve anne aleyhine açacağı soybağının reddi davası ile babalık karinesini çürütebileceği; 289 uncu maddesinde ise kocanın soybağının reddi davasını doğumu ve baba olmadığını veya ananın gebe kaldığı sırada başka bir erkek ile cinsel ilişkide bulunduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıllık süre içinde açması gerektiği, gecikmeyi haklı kılan sebepler varsa bir yıllık sürenin bu sebebin ortadan kalkmasından sonra başlayacağı hükme bağlanmıştır.

 

Soybağının reddi davasında, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı hususunda ve davanın temellendirilmesinde belirleyici olan “öğrenmenin”, ne zaman gerçekleştiği noktasında şüphenin öğrenme açısından yeterli olup olmadığı üzerinde durulmalıdır. Yerleşik Yargıtay uygulamalarında, yargılama dışında elde edilmiş babalık raporlarına özellikle hak düşürücü süre niteliğindeki dava açma süresinin öğrenme tarihinden itibaren başlaması bakımından dikkate alındığı görülmekte yani öğrenmenin yargılama dışı babalık testi ile gerçekleşmesi anında hak düşürücü sürenin başlayacağı kabul edilmektedir. Sonuç olarak, bir çocuğun kendisinden olmadığı yönündeki şüphe öğrenme açısından yeterli kabul edilemeyecektir.

 

Somut olayda, hak düşürücü sürenin hakkı ortadan kaldıran niteliği dikkate alındığında, davacının soyut beyanı, öğrenmenin duraksamaya yer bırakmayacak şekilde gerçekleştiğinin kabulü için yeterli değildir. Öğrenmenin duraksamaya yer bırakmayacak şekilde gerçekleşmesi için DNA testi yapılması gerekmektedir. O halde, Mahkemece davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığının kabulü ile tüm deliller toplanarak davanın esas hakkında karar verilmesi gerekirken DNA testi yapılmadan, soyut beyanlar ile öğrenmenin gerçekleştiğinin kabulü ile davanın hak düşürücü sürede açılmadığından bahisle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.

 

KARAR

 

Açıklanan sebeplerle;

 

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

 

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

 

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,

 

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.01.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

 

KARŞI OY

 

Huzurdaki dava soybağının reddine ilişkin olup, soybağının reddi davasının açılabilmesi için hak düşücü süreler TMK 289. maddede düzenlenmiştir. TMK 289/1 maddesi gereği; koca, davayı, doğumu ve baba olmadığını veya ananın gebe kaldığı sırada başka bir erkek ile cinsel ilişkide bulunduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl içinde açmak zorundadır. Kanun koyucu tarafından hak düşürücü sürenin başlangıcı olarak öğrenmenin, doğumun ve baba olmadığını öğrenme tarihi olduğu açıkça düzenlenmiştir. Kanun koyucunun bu şekilde açık bir düzenlemesi olmasına rağmen sürenin başlangıcına ilişkin kuralın yorum yoluyla genişletilmesi mümkün değildir. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde davacının 20.01.2022 tarihli duruşmadaki beyanı ile çocukların doğumundan bu yana baba olmadığını bildiği sabit olup davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olduğundan Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesi gerekirken bozulması yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

 

 

İlgili Hukuk Alanı

 

Tüm Aile Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

İçtihatlar

Boşanma ve Aile Hukuku

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

 

Esas No

2024/8038

 

Karar No

2025/64

 

Karar Tarihi

13 Ocak 2025

 

Oy Durumu

Oy çokluğu

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

Boşanma ve Aile Hukuku

Tüm Çalışma Alanları ›

bottom of page