AİLE HUKUKU · BOZMA
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Güven Sarsıcı Davranışa Tepki ve Kusur
2025/10019 E., 2026/5086 K. · 5 Mayıs 2026
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 30 Ekim 2026
Kararın Özeti
Eşinin güven sarsıcı davranışları karşısında ona soğuk davranan ve yatağını ayıran eş, eşit kusurlu sayılır mı? Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kadının bu davranışlarını erkeğe yüklenen ve temyiz edilmeyen güven sarsıcı davranışlara karşı tepkisel nitelikte gördü; erkeği ağır, kadını az kusurlu kabul etti. Erkeğin dilekçelerinde usulüne uygun dayanmadığı evde temizlik ve yemek yapmama vakıasının da kadına kusur olarak yüklenemeyeceğini belirtti. Eşleri eşit kusurlu sayıp kadının tazminat istemlerini reddeden bölge adliye mahkemesi kararı, kusur ve tazminat yönünden kadın yararına oy birliğiyle bozuldu.
Hukuki İlke
Daire, erkeğe yüklenen ve temyiz edilmeyen güven sarsıcı davranışlar karşısında kadının eşine soğuk davranmasını ve yatağını ayırmasını tepkisel nitelikte saydı; bu nedenle kadını erkekle eşit değil, ondan az kusurlu kabul etti.
Sonuç
Daire, kusur belirlemesi ve kadının maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddi yönünden bölge adliye mahkemesi kararını kadın yararına oy birliğiyle bozdu. Dosya kararı veren bölge adliye mahkemesine gönderildi.
Kararın Dosyaya Etkisi
Daireye göre bölge adliye mahkemesi erkeği ağır, kadını az kusurlu kabul ederek kadın lehine uygun bir maddi ve manevi tazminat belirlemelidir; boşanmaya ilişkin hüküm temyiz konusu yapılmadığından bozmanın dışında kaldı.
İlgili Mevzuat
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — m. 174/1, 174/2, 4
Dairenin kadın yararına maddi ve manevi tazminat koşullarının oluştuğunu belirtirken dayandığı boşanma tazminatı ve hakkaniyet hükümleri.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu — m. 50, 51
Dairenin tazminatın belirlenmesinde gözetilmesini istediği hakkaniyet kuralları.
Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 42. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/767 E., 2025/842 K.
DAVA TÜRÜ: Karşılıklı Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2019/771 E., 2023/99 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, reddedilen tazminatlar yönünden temyiz edilmiş olup, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Somut uyuşmazlıkta, taraflarca karşılıklı olarak açılan boşanma davasının yapılan yargılaması sonucunda İlk Derece Mahkemesince, davalı-karşı davacı erkeğin güven sarsıcı hareketlerde bulunduğu, cuma mesajı adı altında bir kadına öpücüklü, kalpli ve samimi mesajlar gönderdiği, taraflar arasında erkekten kaynaklı geçimsizlik olduğu, boşanmaya neden olan olaylarda kadından kaynaklanan ve boşanmaya neden olabilecek bir geçimsizlik ve kadının kusurlu bir fiil, söz ve davranışının davalı-karşı davacı tarafça kanıtlanamadığı belirtilerek kadının asıl davasının kabulüyle tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer'îlerine, erkeğin karşı davasının reddine karar verilmiş, kararın davalı-karşı davacı erkek vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalı-karşı davacı erkeğe yüklenen güven sarsıcı davranışta bulunma eylemi sabit olmakla birlikte, davacı-karşı davalı kadının da evliliğin son yıllarında erkeğe soğuk davrandığının, evde temizlik ve yemek yapmadığının, yatağını ayırdığının erkek tanıkları olan müşterek çocukların beyanlarıyla ispatlandığı, bu kusurların davacı-karşı davalı kadına yüklenmemesinin hatalı olduğu, bu durumda tarafların eşit kusurlu kabul edilmesinin gerekli olduğu, karşı davanın reddi hatalı ise de istinaf bulunmadığından hataya değinilmekle yetinildiği belirtilerek karar gerekçesinin tarafların eşit kusurlu olduğu şeklinde düzeltilmesine, kadının maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. Karar davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından yukarıda gösterilen şekilde temyiz edilmiştir.
Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince boşanmaya neden olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduklarının tespiti ile kadının maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş ise de; kusur belirlemesinin hatalı yapıldığı, yapılan yargılama ve toplanan delillerden; her ne kadar kadına ''evde temizlik ve yemek yapmadığı'' vakıası kusur olarak yüklenmişse de, bu vakıaya davalı-karşı davacı erkeğin cevap ve karşı dava dilekçesinde usulüne uygun şekilde dayanmadığı, dayanılmayan vakıanın davacı-karşı davalı kadına kusur olarak yüklenemeyeceği, erkeğin temyiz edilmeyerek kesinleşen güven sarsıcı davranışları karşısında kadının eşine karşı soğuk davranma ve yatağını ayırma eylemlerinin tepkisel boyutta olduğu, hal böyle iken Mahkemece tarafların belirlenen ve gerçekleşen kusurlarına göre, boşanmaya sebebiyet veren ve gerçekleşen olaylarda, ''güven sarsıcı hareketlerde bulunan'' davalı-karşı davacı erkeğin ağır, erkeğin bu eylemine karşı tepkisel olarak ''evliliğin son yıllarında erkeğe soğuk davranan ve yatağını ayıran'' kadının az kusurlu olduğunun kabulü gerekirken Mahkemece bu husus gözetilmeden yanılgı değerlendirme ile kadının ve erkeğin eşit kusurlu olduğuna hükmedilmesi doğru bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 174 üncü maddesinin birinci fıkrasında, mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu olan tarafın, kusurlu taraftan uygun bir tazminat isteyebileceği, aynı maddenin ikinci fıkrasında boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebileceği öngörülmüştür. Yukarıdaki paragrafta açıklandığı üzere, evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davacı-karşı davalı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, erkeğin kusurlu eylemlerinin kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği ve boşanma sonucu bu eşin, en azından diğerinin maddî desteğini yitirdiği anlaşılmıştır. O halde, Mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı, 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddelerinde düzenlenen hakkaniyet kuralları da dikkate alınarak davacı-karşı davalı kadın yararına uygun miktarda maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ile kadının reddedilen maddî ve manevî tazminat talepleri yönünden kadın yararına BOZULMASINA,
Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İlgili Hukuk Alanı
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/10019
Karar No
2026/5086
Karar Tarihi
5 Mayıs 2026
Oy Durumu
Oy birliği
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI