AİLE HUKUKU · KISMEN BOZMA / ONAMA
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/10276 E., 2026/5181 K. — Düğünde Erkeğe Takılan Çeyrek Altınların Aidiyeti
2025/10276 E., 2026/5181 K. · 6 Mayıs 2026
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 29 Ekim 2026
Kararın Özeti
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, düğünde doğrudan erkeğe takılan ve kadına özgü olmayan altı çeyrek altının kadın lehine hüküm altına alınmasını hatalı buldu. Ziynet paylaşımında önce tarafların anlaşması, yoksa iddia ve ispat edilen yerel örf ve adet değerlendirilmelidir. Bunlar bulunmadığında takının kime verildiği ve hangi cinse özgü olduğu önem taşır. Daire, bu altı altın yönünü bozdu; diğer temyize konu bölümleri onadı. Bilirkişi raporu, bu altınların doğrudan erkeğe takıldığını ortaya koymuştu.
Hukuki İlke
Paylaşıma ilişkin anlaşma veya ispatlanmış yerel örf ve adet bulunmadığında, erkeğe takılan ve kadına özgü olmayan çeyrek altınlar somut olayda erkeğe ait kabul edildi.
Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, kadına özgü olmayan ve erkeğe takılan altı çeyrek altın yönünden kurulan kabul hükmü bakımından ortadan kaldırıldı; İlk Derece Mahkemesi kararı bu yönden erkek yararına bozuldu. Davalının diğer temyiz itirazları reddedilerek bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümler onandı. Yargılama gideri ve vekâlet ücretine ilişkin itirazlar, yeniden hüküm kurulacağı için şimdilik incelenmedi. Dosya İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneği Bölge Adliye Mahkemesine gönderildi.
İlgili Mevzuat
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — m. 220, 222/1, 6
Dairenin kişisel mal kavramına ve mal aidiyetinde ispat yüküne ilişkin gerekçesinin dayanağı.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 190, 26/1, 370/1
Dairenin ispat yükü ve taleple bağlılık açıklamalarının dayanağı; m. 370/1 onama hükmünün usul dayanağı.
Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.
Kaynak Metin Notu
Resmî karar metninde bazı ziynetlerin gram bilgileri eksik ya da maskeli olarak yer almaktadır.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/892 E., 2025/1405 K.
DAVA TÜRÜ: Ziynet Alacağı
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 22. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2021/881 E., 2024/115 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı vekili tarafından kısmen kabul edilen ziynet alacağı davası, kadına özgü olmayan ve erkek üzerine takılan takıların da kadına, iade edilmesi kararı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Ziynet; altın, gümüş gibi kıymetli madenlerden yapılmış olup insanlar tarafından takılan süs eşyası olarak tanımlanmaktadır (Yılmaz, E., Hukuk Sözlüğü, Ankara 2011, s. 1529). Ziynet eşyasını evlilik münasebetiyle gelin ve damada verilen hediyeler olarak tanımlamak mümkündür. Bu bağlamda, bilezik, altın kelepçe, kolye, gerdanlık, takı seti, bileklik, saat, küpe ve yüzük gibi takılar, ziynet eşyası olarak kabul edilmektedir (Sağıroğlu, M.Ş., Ziynet Davaları, İstanbul 2013, s.3).
Bu noktada “kişisel mal” kavramının yasal olarak nasıl düzenlendiği üzerinde durulmalıdır:
4721 sayılı Kanun'un 220 nci maddesinde;
“Aşağıda sayılanlar, kanun gereğince kişisel maldır:
1.Eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya,
2.Mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan veya bir eşin sonradan miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri,
3.Manevî tazminat alacakları,
4.Kişisel mallar yerine geçen değerler.”
kişisel mal olarak sayılmıştır. Bu noktada belirtilmelidir ki, eşlere ilişkin her türlü giyim eşyası, mücevher, saat, takılar, spor araç ve gereçleri, cep telefonları, gözlük, makyaj malzemesi gibi sadece kişisel kullanıma yönelik kural olarak taşınırlardan oluşan, istisnai olarak taşınmaz mallar 4721 sayılı Kanun'un 220 nci maddesinin birinci fıkrasına göre o eşin kişisel malıdır (Dural, M., Öğüz T., Gümüş M.A., Türk Özel Hukuku, C.III, Aile Hukuku, s.218).
Dairemizin önceki içtihatları, "aksine bir anlaşma ya da örf âdet kuralı olmadığı takdirde, düğünde kim tarafından hangi eşe ne verilirse verilsin, ne takılırsa takılsın (ziynet eşyası, altın, döviz, TL vs.) bunların hepsi kadına ait sayılır" yönündeydi. Ancak toplumumuzun gelenek ve göreneklerinin zamanla değişikliğe uğraması, ekonomik ve hukuksal ilişkilerin dinamik yapısı ve özellikle; düğünlerde kadına özgü ziynet eşyalarının dışında, ortak bir yaşam kurma aşamasında olan eşlere maddî katkı sağlamak amacıyla, ekonomik değeri olan başka şeylerin de takılması/verilmesi, dikkate alınarak, düğünde eşlere takılan/verilen ve ekonomik değeri olan eşyalarla ilgili davalarda, Dairemizin içtihatlarında değişikliğe gidilmesi zorunluluğu doğmuştur. Bu konuda Dairemizin ilkesel nitelikteki yeni görüşüne göre; "Taraflar arasında ziynet eşyalarının paylaşımı konusunda anlaşma mevcut ise paylaşım bu anlaşmaya göre gerçekleştirilir. Ziynet eşyalarının paylaşımı konusunda taraflar arasında anlaşma bulunmadığı takdirde yerel örf ve adetin varlığı iddia ve ispat edilirse bu kurala göre paylaşım gerçekleştirilir. Aksi takdirde erkeğe ve kadına takılan/verilen ve ekonomik değer taşıyan her şey kural olarak kendilerine aittir. Ne var ki takılar içinde karşı cinse özgü (kadına ya da erkeğe özgü) bir şey varsa o cinse verilmiş sayılır. Özgü olma konusunda çekişme varsa ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi yapılmalıdır. Bilirkişi incelemesi sonucunda o şeyin her iki cinse özgü olduğu belirlenmişse o şey takılan/verilen eşe ait olur. Takı sandığı/torbasına konulan ekonomik değer taşıyan şeyin aidiyeti konusunda; konulan şey kadına ya da erkeğe özgü bir şey ise o cinse verilmiş sayılır, o şeyin her iki cinse özgü olduğu belirlenmişse ortak kabul edilmelidir" yönündedir. Uyuşmazlık, tarafların iddia ve savunmaları da dikkate alınarak bu ilkeler doğrultusunda çözülmelidir.
Hemen belirtilmelidir ki, ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. (6100 sayılı Kanun md.190) Diğer taraftan 4721 sayılı Kanun'un 222 nci maddesinin birinci fıkrasında da yine aynı Kanunun 6 ncı maddesi ile paralellik gösteren “Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür” şeklindeki düzenleme ile de ispat yükünün kime ait olduğu hususu gösterilmiştir. Ziynet alacağı davalarında da olağan olan kadına özgü ziynet eşyalarının kadın eşin himayesinde bulunmasıdır. Bunun aksini iddia eden kadın eş iddiasını ispatla mükelleftir. Ziynet eşyası davasında dava konusu altınların varlığı ve bu altınların kadın eşte olmadığı şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatlanmalıdır.
Diğer yandan, "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir" (6100 sayılı Kanun md. 26/1)
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; İlk Derece Mahkemesince kabul edilen ziynet eşyalarından, 4 adet 22... ’şer gram bilezik, 3 adet gremse altın, 10 adet çeyrek altın ve 1 adet 14... gram kolye-zincirin davalı erkek tarafından harcandığı ve davacı kadına iade edilmediği anlaşılmakta olup, bu ziynetler yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak dosyada mevcut bilirkişi raporunda düğün sırasında davalı erkeğe 6 adet çeyrek altın takıldığı açıkça belirlenmiştir. Doğrudan erkeğe takılan ve niteliği itibarıyla kadına özgü ziynet eşyası sayılmayan bu 6 adet çeyrek altının davalı erkeğe ait olduğunun kabulü gerekirken, İlk Derece Mahkemesince toplam 16 adet çeyrek altının tamamının davacı kadın lehine hüküm altına alınması doğru olmamıştır. Bu durumda mahkemece, çeyrek altınlar yönünden yalnızca 10 adet üzerinden kabul kararı verilmesi gerekirken, erkeğe ait olan 6 adet çeyrek altının da davacıya ait kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının "kadına özgü olmayan ve erkek üzerine takılan takılar (6 adet çeyrek altın) yönünden kabul kararı kurulması" yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının "kadına özgü olmayan ve erkek üzerine takılan takılar (6 adet çeyrek altın) yönünden kabul kararı kurulması" yönünden erkek yararına BOZULMASINA, bozma sebebine göre yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin olarak yeniden hüküm kurulması zorunlu hale geleceğinden yargılama gideri ve vekâlet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
3.Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğin ise Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Benzer Kararlar
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi — Ziynette Aidiyet ve Uzman Raporu
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi — Düğün Görüntüsünde Takıların Ayrı Belirlenmesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi — Düğün Parasıyla Alınan Altının Aidiyeti
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/10276
Karar No
2026/5181
Karar Tarihi
6 Mayıs 2026
Oy Durumu
Oy birliği
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı İçtihat Arama
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI