top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

AİLE HUKUKU  ·  KISMEN BOZMA / ONAMA

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Haklı Nedenle Evden Ayrılma ve Kusur

 

2025/10359 E., 2026/5045 K. · 4 Mayıs 2026

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 29 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Ortak konuttaki huzursuzluk nedeniyle evden ayrılan eşe, evi terk ettiği için kusur yüklenebilir mi? Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, bu dosyada erkeğin evden ayrılmasını haklı bir nedene dayalı bularak ona terk yönünden kusur yüklenemeyeceğini belirtti. Daire, kadının, bir yakınının ortak konutta kalmasının eşler arasında yol açtığı tartışmalara ve bu yakının erkeği evde istememesine sessiz kaldığını, birlik görevlerini yerine getirmediğini ve eşine sürekli hakaret ettiğini kanıtlanmış saydı. İlk derece mahkemesinin eşit kusur kabulünü yerinde görmeyerek kadını tam kusurlu buldu ve erkek yararına tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararı bu yönlerden bozdu.

 

Hukuki İlke

 

Daire, bu dosyada kadının, bir yakınının ortak konutta kalmasının yol açtığı tartışmalara ve bu yakının erkeği evde istememesine sessiz kalması üzerine evden ayrılan erkeğin haklı nedene dayandığını ve ona evi terk ettiği yönünde kusur yüklenemeyeceğini kabul etti.

 

Sonuç

 

Daire oy birliğiyle, kusur belirlemesi ve erkeğin reddedilen tazminat istemleri yönünden bölge adliye mahkemesi kararını kaldırıp ilk derece mahkemesi kararını erkek yararına bozdu. Kadın vekilinin bütün, erkek vekilinin diğer temyiz itirazlarını reddederek bölge adliye mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerini 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca onadı. Dosya ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği bölge adliye mahkemesine gönderildi.

 

Kararın Dosyaya Etkisi

 

İlk derece mahkemesince kadının tam kusurlu olduğu esas alınarak erkek yararına uygun maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Boşanmanın kabulü ve kadın yararına tedbir nafakası dâhil bozma dışında kalan bölümler onandı.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — m. 166/1
    İlk derece mahkemesinin, tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına karar vermesinin dayanağı; bu yön onandı.

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — m. 174/1, 174/2, 4
    Dairenin, tam kusurlu kadın karşısında erkek yararına hakkaniyete uygun maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği yönündeki değerlendirmesinin dayanağı.

  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu — m. 50, 51
    Dairenin, erkek yararına tazminatın miktarı belirlenirken gözetilmesini istediği hakkaniyet kurallarının dayanağı.

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 370/1
    Dairenin bozma dışında kalan temyize konu bölümleri onamasının usul dayanağı.

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

 

SAYISI : 2024/1137 E., 2025/1242 K.

 

DAVA TÜRÜ : Boşanma

 

İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 6. Aile Mahkemesi

 

SAYISI : 2022/462 E., 2024/173 K.

 

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen tedbir nafakası ve reddedilen tazminat talepleri yönünden; davalı kadın vekili tarafından ise kusur belirlemesi, kızının tanık olarak dinlenmemesi ve davanın kabulü yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

 

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı kadının tüm, davacı erkeğin ise aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

 

2.Davacı erkek tarafından evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı olarak açılan boşanma davasının yapılan yargılaması neticesinde İlk Derece Mahkemesince boşanmaya neden olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tarafların boşanmalarına, kadın yararına aylık 1.500,00 TL tedbir nafakası takdirine, erkeğin maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. Kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, verilen karar taraflarca yukarıda gösterilen şekilde temyiz edilmiştir.

 

Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince "(...) davalının kızının boşanıp evlerine gelmesi ve erkek arkadaşını da eve getirmesi nedeniyle aralarında anlaşmazlık olduğu, tarafların tartıştıkları ve davacının evden ayrıldığı, 2021 yılından beri tarafların ayrı yaşadıkları (...)" böylece boşanmaya neden olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğu değerlendirilmiş ise de dosyanın yapılan incelemesi, taraf ve tanık anlatımları ile toplanan delillerden; tarafların önce gecekonduda oturdukları, daha sonra başka eve geçtikleri, yeni eve geçtikten sonra kadının önceki evliliğinden olan kızının boşanıp tarafların evine erkek arkadaşı ile beraber gelip kaldıkları, bu durumun taraflar arasında tartışmaya neden olduğu ve kadının bu duruma sessiz kaldığı, yine kadının, önceki evliliğinden olan kızının davacı erkeği evde istememesine de tepkisiz kaldığı, yaşanan bu olaylardan sonra erkeğin evden ayrıldığı anlaşılmaktadır. O halde erkeğin evden ayrılması haklı nedene dayanmakta olup evi terk ettiği yönünde erkeğe kusur yüklenmesi doğru olmamıştır. Öte yandan kadının birlik görevlerini yerine getirmediği, yemek temizlik gibi rutin ev işlerine yeterli hassasiyeti göstermediği ve erkeğe sürekli hakaret ettiği kusurları da davacı erkek tarafından ispatlanmıştır. O halde; davalı kadının "önceki evliliğinden olan kızı ile erkek arkadaşının ortak konutta kalmasına ve önceki evliliğinden olan kızının davacı erkeği istememesine sessiz kaldığı, birlik görevlerini yerine getirmediği ve davacı erkeğe sürekli hakaret ettiği" böylece evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda tam kusurlu olduğunun kabulü gerekir iken hatalı değerlendirme sonucu tarafların eşit kusurlu olduğuna karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün kusur belirlemesi yönünden bozulması gerekmiştir.

 

3.4721 sayılı Kanunun 174 üncü maddesinin birinci fıkrasında mevcut ve beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz yada daha az kusurlu olan tarafın, kusurlu taraftan uygun bir tazminat isteyebileceği, aynı maddenin ikinci fıkrasında boşanmaya sebebiyet vermiş olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevî tazminat isteyebileceği öngörülmüştür. Yukarıdaki paragrafta açıklandığı üzere, evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davacı erkeğin ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, kadının kusurlu eylemlerinin kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği ve boşanma sonucu bu eşin, en azından diğerinin maddî desteğini yitirdiği anlaşılmıştır. O halde, Mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddelerinde düzenlenen "hakkaniyet kuralları" da dikkate alınarak erkek yararına uygun miktarda maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

 

KARAR

 

Açıklanan sebeple;

 

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ve reddedilen tazminat talepleri yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,

 

2.İlk Derece Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ve reddedilen tazminat talepleri yönünden erkek yararına BOZULMASINA,

 

3.Davalı kadının tüm, davacı erkeğin diğer temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmanın kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

 

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, yatırılan harcın mahsubuna,

 

Temyiz peşin harcının istek halinde yatıran davacıya geri verilmesine,

 

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

 

04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

 

 

İlgili Hukuk Alanı

 

Tüm Aile Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

İçtihatlar

Boşanma ve Aile Hukuku

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

 

Esas No

2025/10359

 

Karar No

2026/5045

 

Karar Tarihi

4 Mayıs 2026

 

Oy Durumu

Oy birliği

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

Boşanma ve Aile Hukuku

Tüm Çalışma Alanları ›

bottom of page