top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

AİLE HUKUKU  ·  BOZMA

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Aile Konutu Davasında Muvazaa ve Boşanma

 

2025/4473 E., 2025/11908 K. · 24 Aralık 2025

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 29 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Rızası alınmadan satılan aile konutu için açılan davada dilekçede muvazaa denmesi, boşanmadan sonra davayı muvazaa davasına çevirir mi? Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, davanın Türk Medeni Kanununun 194. maddesine dayandığını, dilekçede muvazaadan söz edilmesinin bunu değiştirmediğini ve evlilik sürerken eşlerin bu maddedeki koruma dışında ayrı bir muvazaa korumasından yararlanamayacağını belirtti. Bölge adliye mahkemesi, taraflar boşandığı için aile konutuna dayalı istemleri konusuz saymış, ancak muvazaa nedeniyle tapu iptaline hükmetmişti. Daire, muvazaa yönünden hüküm kurulmasını hatalı buldu ve konusuz kalan istemler için karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararı bozdu.

 

Hukuki İlke

 

Daire, malik olmayan eşin aile konutunun rızası alınmadan satıldığını ileri sürerek açtığı tapu iptali ve tescil davasını Türk Medeni Kanununun 194. maddesine dayalı saydı; dilekçede muvazaadan söz edilmesinin davanın niteliğini değiştirmediğini ve taraflar boşandığında konusuz kalan bu istemler hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerektiğini kabul etti.

 

Sonuç

 

Bölge adliye mahkemesi kararı oy birliğiyle bozuldu. Dosya kararı veren bölge adliye mahkemesine gönderildi.

 

Kararın Dosyaya Etkisi

 

Bölge adliye mahkemesi, aile konutuna dayalı tapu iptali, tescil ve şerh istemleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedecek; yargılama giderleri ile vekâlet ücretini davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre belirleyecek ve muvazaaya dayalı ayrı bir hüküm kurmayacak.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — m. 194
    Dairenin, davayı aile konutu korumasına dayalı tapu iptali ve tescil davası olarak nitelendirmesindeki ve evlilik sürerken bu korumanın dışında bağımsız muvazaa koruması bulunmadığı değerlendirmesindeki dayanağı.

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir. Kişisel verileri korumak için bazı bilgiler site tarafından ayrıca “...” ile gizlenmiştir.

 

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 42. Hukuk Dairesi

 

SAYISI : 2025/220 E., 2025/254 K.

 

DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil

 

Taraflar arasında görülen ve istinaf incelemesinden geçen tapu iptali ve tescil davasında bozma sonrasında yapılan yargılama sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince verilen yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalılar vekili tarafından davanın kabulü yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

 

Davacı kadın tarafından, aile konutu olarak kullanılan ve davalı ... adına tapuda kayıtlı olan dava konusu taşınmazın diğer davalı ...'a kötü niyetli ve rızası olmadan satıldığı belirtilerek tapu iptali ve eski malik ... adına tescil ile aile konutu şerhi konulması, olmadığı takdirde katkı payı alacağı talepli olarak açılan davanın yapılan yargılaması neticesinde İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüyle dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davalı eş adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu taşınmaza aile konutu şerhi konulmasına karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince tarafların 20.05.2022 tarihinde boşanmaları nedeniyle dava konusu taşınmazın aile konutu vasfının ortadan kalktığı, tapu iptali ve tescil ile aile konutu şerhi konulması davasının kabulünün hatalı olduğu, buna karşın davacının muvazaalı devir nedeniyle de tapu iptali ve tescil talebinin bulunduğu, toplanan deliller itibariyle satışın muvazaalı olduğunun anlaşıldığı, taşınmazın tapu kaydının iptali ile davalı eş adına tesciline karar verilmesinin sonucu itibariyle doğru olduğundan bahisle İlk Derece Karar gerekçesinin tapu iptali ve tescili talebi yönünden düzeltilmesine, aile konutu şerhi konulması kararı yönünden ise İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi suretiyle aile konutu şerhi konulması talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına ve davalılar vekilinin sair istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz 05.12.2024 tarihli ve 2024/5651 Esas, 2024/9595 Karar sayılı ilamıyla, Bölge Adliye Mahkemesince taşınmazın aile konutu vasfını kaybetmesi nedeniyle tapu iptali ve tescili ile aile konutu şerhi konulmasının hatalı olduğu değerlendirilmesine rağmen yalnızca aile konutu şerhi konulması talebi yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, tapu iptali ve tescili talebi yönünden kaldırma kararı verilmeden davalıların sair istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bütünüyle kaldırılmasına, davacının aile konutu nedeniyle tapu iptali ve tescili ile aile konutu şerhi konulması talebi konusuz kaldığından bu hususlarda karar verilmesine yer olmadığına, davacının muvazaa nedeniyle tapu iptali ve tescili talebinin kabulüyle dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptaline ve taşınmazın önceki malik davalı eş adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, karar davalılar vekili tarafından yukarıda gösterilen şekilde temyiz edilmiştir.

 

Olayları açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme hakime aittir. Davacı vekili dava dilekçesiyle, taraflarca aile konutu olarak kullanılan taşınmazın davalı eş ... tarafından, kadından mal kaçırmak amacıyla davalı ... üzerine muvazaalı olarak devredildiğini, bu devir işlemine kadının rızası olmadığını ileri sürerek davalılardan ... adına olan tapu kaydının iptaliyle önceki malik olan ... adına tapuya kayıt ve tescili ile taşınmaza aile konutu şerhi konulmasına karar verilmesini talep ettiğine göre davacının talebi açıkça 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 194 üncü maddesine dayalı olarak malik olmayan eş tarafından açılan, aile konutu niteliğinde olan taşınmazın eşin rızası alınmadan yapılan satışı nedeniyle tapu kaydının iptali ile davalı eski malik eşi adına tesciline ilişkindir. Bir başka deyişle davacı eş, 4721 sayılı Kanun'un 194 üncü maddesi kapsamında sağlanan hukuki korumadan yararlanmak amacıyla, aile konutu üzerindeki tasarruf işleminin "açık rıza" olmaksızın gerçekleştirilmiş olması sebebiyle geçersiz olduğunu ileri sürmekte ve bu nedenle tapu kaydının iptali ile taşınmazın eski malik eş adına yeniden tescilini talep etmektedir. Davaya konu talep bu kapsamla sınırlı olup dava dilekçesinde "muvazaa" ibaresine yer verilmiş olması, evlilik birliği devam ettiği sürece eşlerin 4721 sayılı Kanun'un 194 üncü maddesinde öngörülen koruma dışında muvazaa iddiasına dayalı bağımsız bir hukuki korumadan yararlanamayacakları da gözetildiğinde davanın hukuki niteliğini değiştirmemekte, talebi muvazaa nedeniyle tapu iptali ve tescili davasına dönüştürmemektedir. Bu itibarla; her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince davacının muvazaaya dayalı tapu iptali ve tescili talebi kabul edilerek taşınmazın önceki malik adına tesciline karar verilmiş ise de; mahkemece yapılması gereken, kadının davasının 4721 sayılı Kanun'nu 194 üncü maddesine dayalı olduğu gözetilerek, tarafların boşanmaları nedeniyle kadının tapu iptal ve tescil ile aile konutu şerhi talebi konusuz kaldığından bu hususlarda karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi ve davanın açıldığı tarihte tarafların haklılık durumuna göre vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin hüküm kurulmasından ibaret olup, davacının muvazaa iddiası olduğu değerlendirilerek bu talep yönünden yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup kararın bozulması gerekmiştir.

 

KARAR

 

Açıklanan sebeplerle;

 

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan sebeple BOZULMASINA,

 

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,

 

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

 

24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

 

 

İlgili Hukuk Alanı

 

Tüm Aile Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

İçtihatlar

Boşanma ve Aile Hukuku

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

 

Esas No

2025/4473

 

Karar No

2025/11908

 

Karar Tarihi

24 Aralık 2025

 

Oy Durumu

Oy birliği

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

Boşanma ve Aile Hukuku

Tüm Çalışma Alanları ›

bottom of page