top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

AİLE HUKUKU  ·  KISMEN BOZMA / ONAMA  ·  TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİ

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Evlilik Öncesi Birikim ve Katılma Alacağı

 

2025/4751 E., 2026/3203 K. · 26 Mart 2026

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 29 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Evlenmeden önce kredili alınan konutun kalan borcu evlendikten sonra eşin evlilik öncesi birikimiyle ödenirse diğer eş katılma alacağı isteyebilir mi? Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, bu dosyada evlilikten sonraki taksitlerin ve kredinin kapatılmasının erkeğin evlenmeden önce hesaplarında bulunan kişisel parasıyla karşılandığını belirterek bu konut yönünden davanın reddi gerektiğine karar verdi. Hükme esas hesap, evlilikte ödenen taksitler ve kapatma bedeli üzerinden yapılmıştı. Daire ayrıca, rejim sona erdikten sonra ortaklığın giderilmesiyle satılan taşınmazlarda erkeğe ödenen tutarın güncellenmiş değeri yerine tasfiye tarihindeki sürüm değerinin esas alınmasını istedi. Karar bu yönlerden oy birliğiyle bozuldu.

 

Hukuki İlke

 

Daire, evlenmeden önce erkek adına tescil edilen konutun evlilikten sonra ödenen kredi taksitleri ile kapatma bedelinin erkeğin evlenmeden önce banka hesaplarında bulunan kişisel parasıyla karşılandığını kabul ederek bu konut yönünden katılma alacağı isteminin reddi gerektiğini belirtti.

 

Sonuç

 

Asıl davada bölge adliye mahkemesi kararı, rejim sona erdikten sonra satılan arsaların değeri ile kredisi kişisel maldan ödenen konut yönünden bozuldu ve tarafların bozma dışında kalan temyiz itirazları reddedildi; karşı davada kadının temyiz dilekçesi miktar nedeniyle reddedildi, erkeğin temyiz itirazları reddedilerek bölge adliye mahkemesi kararı onandı. Karar oy birliğiyle verildi. Dosya kararı veren bölge adliye mahkemesine gönderildi.

 

Kararın Dosyaya Etkisi

 

Bölge adliye mahkemesi asıl davayı bu iki yönden yeniden ele alacak: Daireye göre kredisi evlilik öncesi birikimle kapatılan konut yönünden dava reddedilmeli, rejim sona erdikten sonra satılan arsalar için ise bozmadan sonraki karar tarihine en yakın sürüm değerleriyle yeniden hesap yapılmalıdır. Asıl davanın bozma dışında kalan yönleri ile karşı davadaki karar korundu.

 

İlgili Mevzuat

 

  • Türk Medeni Kanunu — m. 227/1, 228/1
    Dairenin, rejim sona erdiğinde mevcut olan malların tasfiye tarihindeki sürüm değeriyle hesaba katılacağını belirtirken andığı hükümler.

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 362, 366, 352/1
    Dairenin, karşı davada kadının temyiz dilekçesini miktar yönünden reddederken dayandığı hükümler.

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 370/1
    Dairenin, karşı davada erkeğin temyiz itirazlarını reddederek verdiği onama hükmünün usul dayanağı.

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk Dairesi

 

SAYISI : 2024/1774 E., 2025/383 K.

 

DAVA TÜRÜ : Ziynet Eşyalarının Aynen, Mümkün Olmaması Halinde Bedelinin İadesi ile Değer Artış Payı ve Katılma Alacağı

 

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 17. Aile Mahkemesi

 

SAYISI : 2011/747 E., 2024/767 K.

 

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm taraf vekilleri tarafından asıl ve karşı dava yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

 

1. Asıl dava yönünden temyiz itirazlarının incelemesinde;

 

a. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

 

b. Davacı kadın vekilinin 3 14... -3-4-5-6-7-10-11-12-13-14-15 parsel sayılı arsaların değerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;

 

Artık değere katılma alacağı alacağı miktarı hesaplanırken, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan malların, bu tarihteki durumlarına göre, ancak tasfiye tarihindeki sürüm (rayiç) değerleri esas alınır (TMK md. 227/1, 228/1, 2 32... /1). Yargıtay uygulamalarına göre tasfiye tarihi, karar tarihi olup Bölge Adliye Mahkemesince tasfiyenin yapılması halinde karar tarihi Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihidir.

 

Somut olayda; Mahkemece, mal rejiminin sona erdiği tarihte mevcut olan tasfiye konusu taşınmazlar yönünden yukarıda izah edilen ilkeye aykırı şekilde, taşınmazların mal rejiminin sona erdiği tarihten sonra ortaklığın giderilmesi davası sonucunda satışı üzerine, 01.09.2016 tarihinde davalı erkeğe ödenen miktarın güncellenen değeri üzerinden artık değere katılma alacağının hesaplanması doğru olmamıştır. Şöyle ki, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan malların, bu tarihteki durumlarına göre, ancak tasfiye tarihindeki sürüm (rayiç) değerleri esas alınarak katılma alacağı hesaplanır. O halde, Mahkemece, tasfiye konusu taşınmazlar mal rejiminin sona erdiği tarihte mevcut olduğundan taşınmazların tasfiye (önceki karar bozulmakla değer güncelliğini yitirdiğinden bozma sonrası yeni karar tarihine en yakın tarihteki) tarihi itibariyle sürüm (rayiç) değerleri belirlendikten sonra, işbu taşınmazlar yönünden katılma alacağının hesaplanması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.

 

c. Davalı erkek vekilinin 22 51... parsel 56 nolu bağımsız bölüme yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;

 

Somut olayda; Mahkemece, işbu taşınmaz için evlilik birliği içinde ödenen kredi taksit ve kredi kapatma bedeli üzerinden artık değere katılma alacağı belirlenmiş ise de, karar dosya kapsamı ile örtüşmemektedir. Şöyle ki, taşınmazın taraflar evlenmeden önce 11.04.2006 tarihinde satış nedeniyle davalı erkek adına tescil edildiği, taşınmazın inşaat aşamasında 28.09.2005 tarihinde 252.000,00 TL'ye satın alındığı, peşinat dışındaki 150.000,00 TL için 180 ay vadeli konut kredisi kullanıldığı, evlenme tarihine kadar (27.03.2010) 53 aylık taksit ödemesinin yapıldığı, evlendikten sonra da 07.07.2010 tarihinde 129.751,00 TL toplu ödeme ile kredinin kapatıldığı; evlenmeden sonra kredi taksit ödemelerinin ve kredinin kapatılması için kullanılan paranın davalı erkeğin ... Bankası A.Ş. hesabındaki nakit ve vadeli hesaptaki 135.000,00 TL bozdurularak karşılandığı; ... Bankası A.Ş. hesap dökümlerininden de davalı erkeğin evlenme tarihinde vadeli hesapta 100.000,00 TL ve vadesiz hesapta 28.392,00 TL'sinin olduğu evlenme tarihinden sonra da 20.04.2010 tarihinde işçilik ücreti (evlenme tarihinden önceki dönem karşılığı) olarak 22.116,83 TL yatırıldığı, bu miktarın da vadeli hesaba aktarıldığı; tüm bu açıklamalara göre, kredi ödemelerinde kullanılan paranın davalı erkeğin vadeli ve vadesiz hesaplarında evlenmeden önce mevcut olduğu ve kişisel malı olduğu anlaşılmaktadır. O halde, Mahkemece, işbu taşınmazın evlilik birliği içinde ödenen kredi taksitleri ve kredi kapatma bedeli davalının kişisel malı ile karşılığından işbu taşınmaz yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.

 

2. Karşı dava yönünden temyiz itirazlarının incelemesinde;

 

a. Davacı-davalı kadın vekilinin temyiz dilekçesinin incelemesinde;

 

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, HMK'nin 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1, a maddesi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

 

Dosya içeriğine göre, karşı davada davacı-davalı kadın aleyhine tespit edilen, hükmedilen ve temyize konu edilen alacak miktarı 44.683,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davacı-davalı kadın vekilinin karşı dava yönünden temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.

 

b. Davalı-davacı erkek vekilinin temyiz itirazlarının incelemesinde;

 

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-davacı erkek vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

 

KARAR

 

Açıklanan sebeplerle;

 

A. Asıl Dava Yönünden

 

1. Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının asıl dava yönünden yukarıda (1.b.) ve (1.c.) nolu bentlerde açıklanan sebeplerle BOZULMASINA,

 

2. Taraf vekillerinin bozma kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,

 

B. Karşı Dava Yönünden

 

1. Davacı-davalı kadın vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

 

2. Davalı-davacı erkek vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının asıl dava yönünden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

 

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ...'e yükletilmesine,

 

Temyiz peşin harcının istek halinde yatıran ...'ya geri verilmesine,

 

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

 

26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

 

 

Benzer Kararlar

 

Kişisel Mal Savunmasının İspatı

Tüm Aile Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

İçtihatlar

Boşanma ve Aile Hukuku

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

 

Esas No

2025/4751

 

Karar No

2026/3203

 

Karar Tarihi

26 Mart 2026

 

Oy Durumu

Oy birliği

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

Boşanma ve Aile Hukuku

Tüm Çalışma Alanları ›

bottom of page