top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

AİLE HUKUKU  ·  BOZMA

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Tam Kusurlu Eşin Boşanma Davası

 

2025/5291 E., 2025/11719 K. · 23 Aralık 2025

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 29 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Evlilik birliğini kendi davranışlarıyla sarsan tam kusurlu eş, boşanma kararı alabilir mi? Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kimsenin yalnız kendi kusuruna dayanarak boşanma hükmü elde edemeyeceğini, boşanmaya karar verilebilmesi için davalı eşin az da olsa kusurlu olması gerektiğini belirtti. İlk derece mahkemesi erkeği ağır, kadını az kusurlu sayarak boşanmaya karar vermiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmişti. Daire, sadakat yükümlülüğüne aykırı davranan erkeği tam kusurlu buldu; kadının barışmayı kabul etmemesini doğal, eşini eve almamasını tepki niteliğinde saydı. Kadına yüklenebilecek kusur bulunmadığından davanın reddi gerektiğini belirterek kararı bozdu.

 

Hukuki İlke

 

Daire, daha fazla kusurlu eşin de boşanma davası açabileceğini, ancak boşanmaya hükmedilebilmesi için davalı eşin az da olsa kusurlu bulunması gerektiğini belirterek bu dosyada sadakat yükümlülüğüne aykırı davranan tam kusurlu erkeğin kusursuz kadına karşı açtığı davanın reddi gerektiğini kabul etti.

 

Sonuç

 

Daire oy birliğiyle, istinaf başvurusunu esastan reddeden bölge adliye mahkemesi kararını kaldırdı ve ilk derece mahkemesi kararını bozdu. Dosya ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği bölge adliye mahkemesine gönderildi.

 

Kararın Dosyaya Etkisi

 

İlk derece mahkemesi davayı yeniden ele alacak; Daireye göre erkek tam kusurlu, kadın kusursuz olduğundan erkeğin açtığı boşanma davası reddedilmelidir.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — m. 166, 166/2
    Dairenin, tam kusurlu eşin boşanma hükmü elde edemeyeceği, daha fazla kusurlu eşin dava hakkı bulunsa da davalının az da olsa kusurlu olması gerektiği ve az kusurlu eşin itirazına ilişkin değerlendirmesinin dayanağı.

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

 

SAYISI : 2024/655 E., 2025/654 K.

 

DAVA TÜRÜ : Boşanma

 

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 9. Aile Mahkemesi

 

SAYISI : 2022/719 E., 2024/84 K.

 

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi ve davanın kabulü yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

 

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 166 ncı maddesinde "evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerin her birinin boşanma davası açabileceği" hükme bağlanmıştır. Bu hükmü, tamamen kusurlu eşin de dava açabileceği ve yararına boşanma hükmü elde edebileceği biçiminde yorumlamak ve değerlendirmek doğru değildir. Çünkü böyle bir düşünce, kimsenin kendi eylemine ve tamamen kendi kusuruna dayanarak bir hak elde edemeyeceği yönündeki temel hukuk ilkesine aykırı düşer. Diğer taraftan gene böyle bir düşünce tek taraflı irade ile sistemimize aykırı bir boşanma olgusunu ortaya çıkarır. Boşanmayı elde etmek isteyen kişi karşı tarafın hiçbir eylem ve davranışı söz konusu olmadan, evlilik birliğini, devamı beklenmeyecek derecede temelinden sarsar, sonra da mademki birlik artık sarsılmış diyerekten boşanma doğrultusunda hüküm kurulmasını talep edebilir. Öyle ise 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesine göre boşanmayı isteyebilmek için tamamen kusursuz ya da az kusurlu olmaya gerek olmayıp, daha fazla kusurlu bulunan tarafın dahi dava hakkı bulunmakla beraber, boşanmaya karar verilebilmesi için davalının az da olsa kusurunun varlığı ve bunun belirlenmesi kaçınılmazdır. Az kusurlu eş boşanmaya karşı çıkarsa bu halin tespiti dahi tek başına boşanma kararı verilebilmesi için yeterli olamaz. Az kusurlu eşin karşı çıkması hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olmalı, eş ve çocuklar için korunmaya değer bir yararın kalmadığı anlaşılmalıdır. (TMK m. 166/2).

 

Somut olayda; İlk Derece Mahkemesince erkeğin ağır; kadının az da olsa kusurlu olduğu belirtilerek erkeğin davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de; toplanan delillerden erkeğin bir başka kadınla birlikte yaşayarak sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı, bu durumda kadının barışmayı kabul etmemesinin tabii olduğu, ayrıca başka bir kadınla yaşayan eşini eve almamasının da tepki niteliğinde sayılması gerektiği, bu durumda sadakat yükümlülüğüne aykırı davranan davacı erkeğin tam kusurlu, davalı kadının kusursuz olduğu anlaşılmaktadır.

 

Mevcut olaylara göre evlilik birliğinin, devamı eşlerden beklenmeyecek derecede, temelinden sarsıldığı kuşkusuzdur. Ne var ki, bu sonuca ulaşılması tamamen davacının tutum ve davranışlarından kaynaklanmış olup, davalıya atfı mümkün hiçbir kusur gerçekleşmemiştir. Hiç kimsenin sırf kendi kusurundan dolayı boşanma hükmü elde etmesi düşünülemez. Bu durumda, davanın reddi gerekirken, yasa hükümlerinin yorumunda yanılgıya düşülerek boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.

 

KARAR

 

Açıklanan sebeplerle;

 

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

 

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

 

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,

 

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

 

23.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

 

 

İlgili Hukuk Alanı

 

Tüm Aile Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

İçtihatlar

Boşanma ve Aile Hukuku

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

 

Esas No

2025/5291

 

Karar No

2025/11719

 

Karar Tarihi

23 Aralık 2025

 

Oy Durumu

Oy birliği

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

Boşanma ve Aile Hukuku

Tüm Çalışma Alanları ›

bottom of page