top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

AİLE HUKUKU  ·  BOZMA

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Kişisel İlişki ve Yurt Dışına Çıkış Rızası

 

2025/5404 E., 2025/9980 K. · 20 Kasım 2025

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 29 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Velayeti annede olan çocukların babayla kişisel ilişki günlerine denk gelen yurt dışı çıkışları babanın rızasına bağlanabilir mi? Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, böyle bir şartın annenin ve çocukların seyahat özgürlüğünü kısıtlayacağını ve velayetin kullanılmasını engelleyeceğini belirterek babanın hukuki yararı bulunmadığını kabul etti. Daire, kişisel ilişkinin engellenmesine karşı kanunda velayetin değiştirilmesi ve disiplin hapsi gibi yaptırımlar bulunduğunu da vurguladı. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi istinafı esastan reddetmişti; Daire bölge adliye kararını kaldırıp ilk derece kararını oy birliğiyle bozdu.

 

Hukuki İlke

 

Daire, kişisel ilişkinin engellenmesine karşı kanunda velayetin değiştirilmesi ve disiplin hapsi gibi sonuçlar öngörüldüğünü, annede velayeti bulunan çocukların yurt dışına çıkmasını babanın onayına bağlamanın ise annenin ve çocukların seyahat özgürlüğünü kısıtlayıp velayet hakkının kullanılmasını engelleyeceğini gözeterek babanın bu istemde hukuki yararı bulunmadığını ve davanın usulden reddi gerektiğini kabul etti.

 

Sonuç

 

Daire, istinaf başvurusunu esastan reddeden bölge adliye mahkemesi kararını kaldırdı ve ilk derece mahkemesinin kabul kararını oy birliğiyle bozdu; temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması istemini işin niteliği gereği reddetti. Dosya ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği bölge adliye mahkemesine gönderildi.

 

Kararın Dosyaya Etkisi

 

Dosya, babanın rıza istemi hakkında hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden ret kararı verilmesi gerektiği yönündeki bozma doğrultusunda yeniden ele alınmak üzere ilk derece mahkemesine gönderildi. Daire, kişisel ilişki kararına uyulmaması hâlinde babanın Çocuk Koruma Kanunu uyarınca şikâyet hakkı bulunduğunu da belirtti.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — m. 323, 324, 324/3
    Dairenin kişisel ilişki hakkını, ebeveynlerin bu ilişkiyi zedelememe yükümlülüğünü ve kişisel ilişki düzenine uymayan velayet sahibine karşı velayetin değiştirilebileceğini açıklarken dayandığı hükümler.

  • 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu — m. 41/F
    Dairenin kişisel ilişki kararlarının yerine getirilmesine aykırılık hâlinde şikâyet üzerine disiplin hapsi öngörüldüğünü ve babanın şikâyet hakkı bulunduğunu belirtirken dayandığı hüküm.

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 114/1-h, 369/2
    Dairenin davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddi gerektiğini belirtirken ve temyiz incelemesinde duruşma istemini reddederken dayandığı hükümler.

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

 

SAYISI : 2024/2585 E., 2025/606 K.

 

DAVA TÜRÜ : Ortak Çocukların Yurt Dışına Çıkışında Rıza Aranması

 

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 12. Aile Mahkemesi

 

SAYISI : 2023/115 E., 2024/476 K.

 

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi.

 

Davalı vekilince sunulan temyiz dilekçesi ile temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince işin mahiyeti gereği duruşma isteğinin reddine ve incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

 

Dava, boşanma ilamı ile davacı baba ile ortak çocuklar arasında düzenlenen kişisel ilişki zamanlarında, ortak çocukların anne ile yurt dışına çıkışında davacı babanın muvafakatının aranması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin istinaf talebi ise Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir.

 

Çocuk ile kişisel ilişki kurulması, velâyet hakkına sahip olmayan ana ve baba açısından, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 323-324 üncü maddelerinde düzenlenmiştir.

 

TMK 323 üncü madde; "Ana ve babadan her biri, velâyeti altında bulunmayan veya kendisine bırakılmayan çocuk ile uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahiptir." şeklinde olup,

 

Yine TMK 324 üncü madde; "Ana ve babadan her biri, diğerinin çocuk ile kişisel ilişkisini zedelemekten, çocuğun eğitilmesi ve yetiştirilmesini engellemekten kaçınmakla yükümlüdür."

 

Kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzuru tehlikeye girer veya ana ve baba bu haklarını birinci fıkrada öngörülen yükümlülüklerine aykırı olarak kullanırlar veya çocuk ile ciddî olarak ilgilenmezler ya da diğer önemli sebepler varsa, kişisel ilişki kurma hakkı reddedilebilir veya kendilerinden alınabilir.

 

(Ek üçüncü fıkra:24/11/2021-7343/38 md.) Velâyet kendisine bırakılan ana veya baba, kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmezse çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayet değiştirilebilir. Bu husus kişisel ilişki kurulmasına dair kararda taraflara ihtar edilir." şeklindedir.

 

Kişisel ilişki hakkının sınırlarını belirleyen 4721 sayılı Kanun'un 324 üncü maddesi, ana ve babanın, çocuk ile kişisel ilişki kurma hakkını kullanırken uymaları gereken yükümlülükleri ve sınırları belirlemiştir. Maddenin üçüncü fıkrası ise velayet hakkına sahip anne veya babanın, kişisel ilişki kurulmasının gereklerini yerine getirmezse, velayetin değiştirilebileceği düzenlenmiştir.

 

Çocukla kişisel ilişki kurma halinde yükümlülük altına giren velayet hakkı sahibi taraf, çocukla kişisel ilişki kurma hakkına sahip kişiler arasında kurulacak kişisel ilişkiye engel olacak davranışlardan kaçınmalıdır. Aksi halde 4721 sayılı Kanun'un 324 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereği velayet hakkı kendisinde olan taraf velayetin değiştirilmesi davası ile karşı karşıya kalabilir.

 

Yine 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu (5395 sayılı Kanun)'na “Çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilam veya tedbir kararlarının yerine getirilmesine muhalefet” başlıklı 41/F maddesi eklenmiştir. Bu madde ile, çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilâm veya tedbir kararlarının yerine getirilmesine muhalefet edilmesi halinde şikayet üzerine uygulanacak yaptırım düzenlenmiştir.

 

Bu hüküm;

 

"MADDE 41/F- (Ek:24/11/2021-7343/44 md.) (1) Çocuk teslimine dair ilam veya tedbir kararlarının yerine getirilmesine ilişkin teslim emrine aykırı hareket edenler ile emrin gereğinin yerine getirilmesini engelleyenler, bir ay içinde yapılacak şikâyet üzerine, fiil suç teşkil etse dahi, üç aya kadar disiplin hapsi ile cezalandırılır. (2) Çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilam veya tedbir kararlarının yerine getirilmesine ilişkin teslim emrine aykırı hareket edenler ile emrin gereğinin yerine getirilmesini engelleyenler, bir ay içinde yapılacak şikâyet üzerine, üç günden on güne kadar disiplin hapsiyle cezalandırılır..." şeklinde olup kişisel ilişkiye dair kararların yerine getirilmesine aykırılık halinde davacı babanın bu hükme göre şikayet hakkı da bulunmaktadır.

 

Mevzuatımızda çocukla kişisel ilişki kurulmasına ve kişisel ilişki kararlarının yerine getirilmesine ilişkin düzenlemeler bulunmasına ve kişisel ilişkiye engel olacak davranışın sonuçları da açıkça düzenlenmiş olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesince davacının talebinin kabulü ile velayeti annede bulunan ortak çocukların davacı baba ile olan kişisel ilişki günlerine denk gelen zaman diliminde davalı anne tarafından yurt dışı çıkış işlemlerinin davacı babanın rızasına tabi tutulmasına, yurt dışı çıkışında davacı babanın rızasının aranmasına karar verilmiştir. Velâyeti annede olan çocukların yurt dışına çıkışının babanın rızasına bağlı kılınmasının ve babanın muvafakat vermemesinin, annenin ve çocukların seyahat özgürlüğünün kısıtlanması ve annenin velâyet hakkını kullanamaması neticesini doğuracağı gibi davacı babanın bu yönde hakimin müdahalesini isteyerek talepte bulunmasında hukuki yararının da bulunmadığı açıktır. Hal böyle iken Mahkemece 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereğince davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.

 

KARAR

 

Açıklanan sebeplerle;

 

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

 

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

 

Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana iadesine,

 

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

 

20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

 

 

İlgili Hukuk Alanı

 

Tüm Aile Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

İçtihatlar

Boşanma ve Aile Hukuku

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

 

Esas No

2025/5404

 

Karar No

2025/9980

 

Karar Tarihi

20 Kasım 2025

 

Oy Durumu

Oy birliği

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

Boşanma ve Aile Hukuku

Tüm Çalışma Alanları ›

bottom of page