top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

AİLE HUKUKU  ·  KISMEN BOZMA / ONAMA

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Yoksulluk Nafakasında Süre Sınırı

 

2025/6376 E., 2026/1025 K. · 3 Şubat 2026

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 31 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Yoksulluk nafakası belirli bir süreyle sınırlandırılabilir mi? Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kanunun bu nafakayı süresiz olarak öngördüğünü belirterek alacaklı eş açıkça istemedikçe nafakaya süre konulmasını kanuna açıkça aykırı saydı. İlk derece mahkemesi evliliğin çok kısa sürdüğünü gerekçe göstererek aylık nafakayı otuz altı ayla sınırlamış, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmişti. Erkek bu nafaka için istinafa başvurmamış olsa da Daire konuyu kendiliğinden inceledi ve evlilik süresi gözetilerek bir defalık toptan ödemenin de tartışılmasını istedi. Bölge adliye mahkemesi kararı bu yönden kaldırıldı, ilk derece kararı oy birliğiyle bozuldu.

 

Hukuki İlke

 

Daire, kanunun yoksulluk nafakasını süresiz olarak öngördüğünü ve nafakanın süresi konusunda hâkime takdir yetkisi tanımadığını esas alarak, alacaklı eş açıkça istemedikçe aylık ödenmek üzere bağlanan nafakanın belirli bir süreyle sınırlandırılmasını kanuna açıkça aykırı saydı.

 

Sonuç

 

Bölge adliye mahkemesi kararı yoksulluk nafakası yönünden erkek lehine kaldırıldı ve ilk derece mahkemesi kararı bu yönden erkek lehine bozuldu; erkeğin diğer temyiz itirazları reddedilerek bozma dışındaki bölümler onandı. Karar oy birliğiyle verildi. Dosya ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği bölge adliye mahkemesine gönderildi.

 

Kararın Dosyaya Etkisi

 

İlk derece mahkemesi yoksulluk nafakasını, Dairenin süre sınırına ilişkin değerlendirmesi doğrultusunda ve evlilik süresiyle tarafların ekonomik durumunu gözeterek toptan ödeme seçeneğini de tartışıp yeniden belirleyecek. Kusur, tazminatlar ve öteki nafakalara ilişkin temyize konu bölümler onama kapsamında kaldı.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — m. 175/1, 176/1, 4
    Daire, bozma gerekçesinde yoksulluk nafakasının süresiz olarak istenebileceğini öngören 175. maddenin birinci fıkrasını esas aldı (kararda bu hükmün metni aktarılmış, ancak 174. maddenin birinci fıkrası olarak anılmıştır); nafakanın toptan ya da irat biçiminde ödenebileceğini 176. maddenin birinci fıkrasına dayandırdı ve 4. maddedeki hakkaniyete göre karar verme yetkisinin nafakanın süresini kapsamadığını belirtti.

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 369/1, 370/1
    Daire, istinafta ileri sürülmeyen süre sınırını kanuna açık aykırılık sayarak 369. maddenin birinci fıkrası uyarınca kendiliğinden inceledi; bozma dışındaki bölümleri 370. maddenin birinci fıkrası uyarınca onadı.

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Mevzuat Notu: Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanununun 175. maddesinin birinci fıkrasındaki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti; karar 30 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlandı. İptal hükmü 30 Haziran 2027'de yürürlüğe girecek; o tarihe kadar mevcut hüküm uygulanır.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi

 

SAYISI : 2024/528 E., 2025/555 K.

 

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, kadın lehine kabul edilen tazminatlar ve miktarları, kadın ve çocuk lehine kabul edilen nafakalar yönünden temyiz edilmiş olup, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

 

1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

 

2.İlk Derece Mahkemesince davacı kadın yararına aylık irat şeklinde yoksulluk nafakası takdir edilmiş, bu şekilde hükmedilen yoksulluk nafakası "otuz altı ay ile " sınırlandırılmıştır. Mahkeme sınırlandırmanın gerekçesi olarak da, "evlik birliğinin çok kısa sürdüğü'' hususunu gerekçe göstermiştir. 6100 sayılı Kanun'un 369 ncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca; ''Yargıtay, tarafların ileri sürdükleri temyiz sebepleriyle bağlı olmayıp, kanunun açık hükmüne aykırı gördüğü diğer hususları da inceleyebilir.'' Her ne kadar davalı erkek vekilince, kadın lehine hükmolunan yoksulluk nafakası yönünden istinaf başvurusunda bulunulmamışsa da, irat şeklinde takdir olunan nafakanın belirli bir süreyle sınırlandırılması kanuna açık aykırılık teşkil etmekte olup bozma sebebi oluşturacağından resen inceleme yapılmıştır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 174 üncü maddesinin 1 nci fıkrası gereğince; '' Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.'' Yine 4721 Sayılı Kanun'un 176 ncı maddesinin 1 nci fıkrası gereğince; ''Maddi tazminat ve yoksulluk nafakasının toptan veya durumun gereklerine göre irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir.'' Kanun, yoksulluk nafakasını belirli bir süreyle sınırlandırmamış, bu nafakanın "süresiz" olarak istenebileceğini öngörmüştür. Amaç, boşanmadan dolayı yoksulluğa düşecek eşin, diğer eş tarafından koşulları bulunduğu sürece ekonomik yönden desteklenmesi ve asgari yaşam gereksinimlerinin karşılanmasıdır. Bu bakımdan nafaka alacaklısı açıkça talep etmedikçe, yoksulluk nafakasının belirli bir süreyle sınırlandırılması yasada bulunmayan bir unsuru yasaya dahil etmek anlamına gelir. Kanunun, hakime takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri gözönünde tutmayı emrettiği konularda hakim, hakkaniyete göre karar verir (TMK. m.4). Kanun, yoksulluk nafakasının süresiyle ilgili hakime herhangi bir takdir hakkı tanımamış, süresini durumun gerekleri ya da haklı sebepleri gözönünde tutarak belirlemeyi de emretmemiştir. Kanun, bu nafakanın "süresiz" olmasını açıkça öngördüğüne göre, takdir hakkına sığınarak nafakayı belirli bir süreyle sınırlamak kanuna açık aykırılık oluşturur. Öyleyse, aylık irat şeklinde takdir edilen yoksulluk nafakasının belirli bir süreyle sınırlandırılması usul ve kanuna aykırı olduğu gibi evlilikte geçen süre de nazara alınarak hakimin takdir yetkisi çerçevesinde tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına uygun olarak yoksulluk nafakası yönünden bir defaya mahsus olmak üzere "toptan ödeme" kararı verilmesi hususu da tartışılıp değerlendirilerek buna göre yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

 

KARAR

 

Açıklanan sebeplerle;

 

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının yoksulluk nafakası yönünden erkek lehine ORTADAN KALDIRILMASINA,

 

2.İlk Derece Mahkemesi kararının yoksulluk nafakası yönünden erkek lehine BOZULMASINA,

 

3.Davalı erkek vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA

 

Peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine,

 

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

 

03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

 

 

İlgili Hukuk Alanı

 

Tüm Aile Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

İçtihatlar

Boşanma ve Aile Hukuku

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

 

Esas No

2025/6376

 

Karar No

2026/1025

 

Karar Tarihi

3 Şubat 2026

 

Oy Durumu

Oy birliği

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

Boşanma ve Aile Hukuku

Tüm Çalışma Alanları ›

bottom of page