AİLE HUKUKU · KISMEN BOZMA / ONAMA
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
İspatlanamayan Kusur ve Yoksulluk Nafakası
2025/6655 E., 2026/1409 K. · 10 Şubat 2026
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 29 Ekim 2026
Kararın Özeti
Kusuru ispatlanamayan, geliri ve mal varlığı bulunmayan eşin yoksulluk nafakası isteği reddedilebilir mi? Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bu dosyada, daha ağır kusurlu olmayan kadının herhangi bir gelir ve mal varlığı bulunmadığından boşanmayla yoksulluğa düşeceğini belirterek isteğin reddini hatalı buldu. Daire, kusuru ispatlanamayan kadına karşı açılan boşanma davasının reddedilmesi gerektiğini de belirtti; ancak boşanma hükmü temyiz edilmediğinden buna yalnız değindi. İsteği reddeden ilk derece kararı istinafta korunmuştu; Daire, bölge adliye mahkemesi kararını yoksulluk nafakası ve az bulunan iştirak nafakası yönünden kaldırıp ilk derece kararını bu yönlerden oy birliğiyle bozdu.
Hukuki İlke
Daire, bu dosyada kusuru ispatlanamayan kadının boşanmaya yol açan olaylarda daha ağır kusurlu olmadığını, herhangi bir gelir ve mal varlığı da bulunmadığından boşanmayla yoksulluğa düşeceğini belirleyerek yoksulluk nafakası isteminin reddedilemeyeceğini kabul etti.
Sonuç
Bölge adliye mahkemesi kararı kadının yoksulluk nafakası isteminin reddi ve iştirak nafakasının miktarı yönünden kaldırıldı, ilk derece mahkemesi kararı bu yönlerden kadın yararına bozuldu, kadının diğer temyiz itirazları reddedilerek bozma dışındaki temyize konu bölümler onandı; dosya ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği bölge adliye mahkemesine gönderildi ve karar oy birliğiyle verildi.
Kararın Dosyaya Etkisi
Yeniden yapılacak yargılamada kadın yararına yoksulluk nafakası takdir edilmesi ve iştirak nafakasının miktarının yeniden belirlenmesi gerekiyor; temyize konu diğer bölümler onandı. Boşanma hükmü temyiz edilmediğinden Dairenin değindiği yanlışlık bozma sebebi yapılmadı.
İlgili Mevzuat
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — m. 166/1, 166/2
Dairenin, kadının kusuru ispatlanamadığı için boşanma davasının reddedilmesi gerektiğine değinirken dayandığı evlilik birliğinin temelinden sarsılması hükmü.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — m. 4
Dairenin iştirak nafakasının miktarını az bulurken gözettiği hakkaniyet ilkesi.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 370/1
Dairenin bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümleri onarken dayandığı hüküm.
Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.
Mevzuat Notu: Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanununun 175. maddesinin birinci fıkrasındaki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti; karar 30 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlandı. İptal hükmü 30 Haziran 2027'de yürürlüğe girecek; o tarihe kadar mevcut hüküm uygulanır.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1920 E., 2025/546 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, hükmedilen tedbir nafakası miktarları, yoksulluk nafakası ile maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddi, kişisel ilişki süresi ile aleyhine hükmedilen vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 40 ıncı ve Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 18 inci maddeleri uyarınca yapılan ön incelemede; Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı kadın vekili tarafından adli yardım talepli olarak temyiz edildiği, bu sebeple de temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin yatırılmadığı belirlenmiştir.
Adli yardım, temyiz yoluna başvuru sırasında talep edilmekle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 336 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, adli yardım talebini inceleme görevi Yargıtaya aittir.
Adli yardım, 6100 sayılı Kanun’un 334 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddelere göre gerçek kişiler ile kamuya yararlı dernek ve vakıfların yararlanabileceği adli yardımın şartları, ödeme gücünden yoksun olma ve talebin açıkça dayanaktan yoksun olmamasıdır. Adli yardım talebinde bulunan gerçek kişi veya tüzel kişinin yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri de mahkemeye ibraz etmesi gerekir. Adli yardım talebinde bulunanın ödeme gücünden yoksun olup olmadığı, bu belgeler incelenerek belirlenecektir.
Bu açıklamalar ışığında adli yardım talebinde bulunan tarafın, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken temyiz yoluna başvuru giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşıldığından, adli yardım talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı kadın vekilinin aşağıdaki (3) ve (4) numaralı paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesi uyarınca boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa dinlenen davacı tanığının sözlerinin bir kısmı Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu itibarla; davalı kadının kusuru ispatlanamadığından davanın reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır. Ancak; boşanma hükmü temyiz edilmediğinden bozma sebebi yapılmamış yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.
3.Toplanan delillerle, boşanmaya sebep olan olaylarda davalı kadının daha ağır kusurlu olmadığı, her hangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiştir. O halde, davalı kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken isteğin reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
4.Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre ortak çocuk yararına takdir edilen iştirak nafakası azdır. Mahkemece 4721 sayılı Kanun'un hakkaniyet ilkesi ile ilgili 4 üncü maddesinin de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi usûl ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kadının yoksulluk nafakası talebinin reddi ve iştirak nafakası miktarı yönünden kadın yararına ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının kadının yoksulluk nafakası talebinin reddi ve iştirak nafakası miktarı yönlerinden kadın yararına BOZULMASINA,
3.Davalı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İlgili Hukuk Alanı
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6655
Karar No
2026/1409
Karar Tarihi
10 Şubat 2026
Oy Durumu
Oy birliği
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI