AİLE HUKUKU · KISMEN BOZMA / ONAMA
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Ağır Kusur Yerine Eşit Kusur Kabulü
2025/8457 E., 2026/3420 K. · 31 Mart 2026
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 20 Ekim 2026
Kararın Özeti
Boşanmada bir eşin güven sarsıcı davranışı, diğerinin aşağılayıcı ve ilgisiz tutumuyla karşılaştırıldığında taraflar eşit kusurlu sayılır mı? Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bu dosyada, kabul edilen karşılıklı davranışlara göre tarafların eşit kusurlu olduğunu ve eşit kusurlu eş yararına tazminata hükmedilemeyeceğini belirtti. İlk derece mahkemesi, kadını kocasının sadakat duygusunu sarsan davranışı ve ailesiyle sık sık vakit geçirerek ortak yaşamı aksatması nedeniyle tam kusurlu bulmuştu. Bölge adliye mahkemesi ise erkeğin ilgisizlik, kıskançlık ve aşağılama gibi kusurlarını ekleyip onu ağır kusurlu saymış, kadına tazminat vermişti. Karar kusur ve tazminatlar yönünden oy birliğiyle bozuldu.
Hukuki İlke
Daire, bu dosyada kadına yüklenen güven sarsıcı davranış ile erkeğe yüklenen ilgisizlik, kıskançlık ve aşağılama gibi kusurları birlikte tartarak tarafları eşit kusurlu saydı; tazminat isteyen eşin kusursuz ya da diğerinden daha az kusurlu olması gerektiğinden eşit kusurlu kadın yararına tazminata hükmedilemeyeceğini kabul etti.
Sonuç
Bölge adliye mahkemesi kararı, kusur belirlemesi ve kadına verilen maddi ve manevi tazminatlar yönünden erkek lehine oy birliğiyle bozuldu; erkeğin diğer temyiz itirazları reddedilerek bozma dışındaki temyize konu bölümler onandı, peşin temyiz harcının istenmesi hâlinde yatırana geri verilmesine karar verildi ve dosya bölge adliye mahkemesine gönderildi.
Kararın Dosyaya Etkisi
Bölge adliye mahkemesi kusuru tarafların eşit kusurlu olduğu esasına göre yeniden belirleyecek; Daireye göre eşit kusurlu kadın yararına tazminata hükmedilemeyeceğinden tazminat istemleri bu doğrultuda yeniden değerlendirilecek. Karşı davanın kabulü, yoksulluk nafakası ve erkeğin reddedilen tazminat istemleri dâhil bozma dışındaki temyize konu bölümler onandı.
İlgili Mevzuat
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 370/1
Bozma dışında kalan temyize konu bölümlerin onanmasının usul dayanağı.
Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/425 E., 2025/948 K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 8. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2022/87 E., 2023/925 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, karşı davanın kabulü, kadın lehine kabul edilen yoksulluk nafakası ve miktarı, kadın lehine kabul edilen tazminatlar ve miktarları, reddedilen tazminatlar yönünden temyiz edilmiş olup, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı-karşı davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Somut uyuşmazlıkta, evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak karşılıklı açılan boşanma davalarında, İlk Derece Mahkemesince kadın eşin başka bir erkek ile mesajlaşarak ve bu görüşmeyi gizleyerek erkeğin sadakat duygusunu sarsıcı davranışta bulunduğu, evlilik süresince sık sık çekirdek ailenin birlikte yaşama ve paylaşım içinde olma halini engeller şekilde ailesi ile birlikte zaman geçirdiği, bu durumda kadının tam kusurlu olduğu belirtilerek karşı davanın reddi, asıl davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, erkek lehine maddî ve manevî tazminata karar verilmiştir. Kararın kadın vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; İlk Derece Mahkemesince belirlenen kadının kusurlu davranışlarının yanında, erkeğin eşine ilgi göstermediği, sürekli telefonla uğraştığı, eşinin üzerine yürüdüğü, kıskanç olduğu ve eşine "Sen doğulusun, sen cahilsin, bir şey bilmiyorsun" diyerek onu aşağıladığı, bu duruma göre evlilik birliğinin sarsılmasında erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğu kabul edilerek karşı davanın da kabulüne, kadın lehine maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesi ile kadının istinaf başvurusunun kabulü ile bu yönlerden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiş, bu karara karşı erkek vekilince temyiz talebinde bulunulmuştur. Her ne kadar Mahkemece erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğundan bahisle karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden; Mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışlara göre evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden yanılgılı kusur belirlemesi ve değerlendirme sonucu kadının az, erkeğin ağır kusurlu olduğunun kabulü bu nedenle doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3.Yukarıda ikinci paragrafta açıklandığı üzere, tarafların boşanmaya sebebiyet veren olaylarda eşit derecede kusurlu oldukları anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu maddî ve manevî tazminata hükmedilebilmesi için tazminat yükümlüsünün kusurlu, tazminat talep eden eşin ise kusursuz veya diğerine göre daha az kusurlu olması gerekir. Eşit kusurlu eş yararına tazminata hükmedilemez. Bölge Adliye Mahkemesince erkeğin kadına nazaran ağır kusurlu olduğunun kabulü ve bu hatalı kusur belirlemesine göre kadın yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi isabetsiz olmuş ve bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, kadın yararına hükmedilen tazminatlar yönünden erkek yararına BOZULMASINA,
2.Davacı-karşı davalı erkek vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmanın kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İlgili Hukuk Alanı
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/8457
Karar No
2026/3420
Karar Tarihi
31 Mart 2026
Oy Durumu
Oy birliği
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI