AİLE HUKUKU · BOZMA · ONAMA
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi: Devredilen Aracın Mal Rejimi Tasfiyesine Eklenmesi
2025/9563 E., 2026/7000 K. · 23 Haziran 2026
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 22 Ekim 2026
Kararın Özeti
Mal rejimi davasında evlilik sırasında satılan araç, diğer eşin katılma alacağını azaltan bir devir sayılarak hesaba katılmıştı. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, aracın rejim sonunda mevcut olmadığını ve azaltma amacının dosyadaki delillerle kanıtlanamadığını değerlendirdi. Araç yönünden kabulü bozma gerekçesi yaptı. Sonuca etkili nokta, satışın tek başına değil, tasfiye alacağını azaltma amacıyla birlikte değerlendirilmesiydi. Dosyadaki kanıtların bu amacı göstermediğini açıkladı.
Hukuki İlke
Rejim sonunda mevcut olmayan aracın hesaba eklenmesi için somut devrin kanundaki eklenecek değer koşullarına uyduğu araştırılmalıdır; bu dosyada azaltma amacı kanıtlanmadı.
Sonuç
Birleşen davadaki araç yönünden ilk derece hükmü bozuldu. Kaynağın “Asıl Dava” başlığı altındaki onama cümlesi “birleşen dava” dediğinden onamanın kapsamı ayrıca doğrulanmalıdır.
İlgili Mevzuat
4721 sayılı Türk Medenî Kanunu — m. 235/1, 229, 202/1, 179
4722 sayılı Türk Medenî Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun — m. 10
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 370/1
Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1602 E., 2025/2271 K.
DAVA TÜRÜ : Değer Artış Payı ve Katılma Alacağı
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tarsus 1. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2016/720 E., 2023/445 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen davacı-davalı erkek vekili tarafından asıl ve birleşen dava yönünden duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 23.06.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davacı-davalı ... ... vekili Avukat ... ile karşı taraf davalı-davacı ... vekili Avukat... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1. Asıl dava yönünden temyiz itirazlarının incelemesinde;
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Birleşen dava yönünden temyiz itirazlarının incelemesinde;
a. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı-davacı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b. Davalı-davacı erkek vekilinin birleşen dava konusu 33... plakalı araca yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Kural olarak, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş mallar tasfiye edilir (TMK md. 235/1). Ancak edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinde, artık değere katılma alacak miktarı hesaplanırken "eklenecek değerler" de göz önünde bulundurulur. TMK'nin 229. maddesine göre; eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar ile mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler mal rejiminin sona erdiği anda mevcutmuş gibi tasfiyeye dahil edilir.
Bu tür uyuşmazlıklarda; öncelikle, davalı eş tarafından TMK'nin 229. maddesinde sayılan amaç ve doğrultuda kazandırma veya devrin yapılıp yapılmadığı araştırılıp belirlenmelidir. Mahkemece, karşılıksız kazandırma veya devrin yapıldığının anlaşılması durumunda, söz konusu mal mevcut kabul edilerek yapılan hesaplamada davacı tarafın katılma alacak hakkının olup olmadığı, varsa miktarı saptanarak davalı eşten tahsili yönünde hüküm kurulmalıdır.
Somut olayda; taraflar 13.06.2007 tarihinde evlenmiş, 07.10.2016 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, 21.11.2017 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 sayılı Kanun md.10, TMK md. 202/1). Birleşen davada tasfiye konusu 33... plakalı araç 13.12.2012 tarihinde erkek adına satın alınmış, 01.12.2014 tarihinde devredilmiştir, dava dışı 66... plakalı araç da 01.12.2014 tarihinde kayınvalide ... adına satın alınmıştır. Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (TMK md.179).
Yukarıda açıklanan yasal düzenleme ve ilkeler uyarınca; Mahkemece 33... plakalı araç eklenecek değer olduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de, karar hatalı olmuştur. Şöyle ki, tasfiye konusu 33... plakalı aracın mal rejiminin sona erdiği tarihten yaklaşık dört yıl önce satılarak dava dışı 66... plakalı aracın kayınvalide ... adına satın alındığı, tasfiye konusu aracın mal rejiminin sona erdiği tarihte mevcut olmadığı, davalı-davacı erkek tarafından TMK'nin 229. maddesinde sayılan amaç ve doğrultuda kazandırma veya devrin yapıldığı da mevcut delillerle de ispatlanamadığı, devrin diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devir niteliğinde olmadığı anlaşılmaktadır. O halde, Mahkemece, birleşen davada tasfiye konusu tasfiye konusu 33... plakalı araç yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eklenecek değer kabul edilerek katılma alacağı hesaplanması hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Asıl Dava Yönünden
Davalı-davacı erkek vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının birleşen dava yönünden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
B. Birleşen Dava Yönünden
.. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının birleşen dava yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda (2.b.) nolu bentte açıklanan sebeple BOZULMASINA,
3. Davalı-davacı erkek vekilinin bozma kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
40.000,00 TL vekâlet ücretinin davalı-davacı ...'dan alınarak kendisini duruşmada vekil ile temsil ettiren davacı-davalı ...'a verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, yatırılan harcın mahsubuna,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İlgili Hukuk Alanı
İlgili Sayfalar
Aile Hukuku ve Boşanma Süreçleri
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/9563
Karar No
2026/7000
Karar Tarihi
23 Haziran 2026
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI