top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

AİLE HUKUKU  ·  BOZMA  ·  ONAMA

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi: İspatlanmayan Kusur ve Maddi Tazminat

 

2025/9796 E., 2026/6604 K. · 15 Haziran 2026

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 22 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Boşanma davasında kadına yüklenen evlilik görevlerini yerine getirmeme davranışı ispatlanmamıştı. Erkeğe yüklenen kusurlar ise itiraz edilmediğinden kesinleşmişti. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, bu durumda erkeğin tamamen kusurlu olduğunu ve kadının maddi tazminat talebinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Ekonomik durum, kusurun ağırlığı ve hakkaniyet gözetilerek uygun tutar belirlenmesini istedi. Diğer temyiz itirazları reddedildi; karar, bütün tazminat taleplerinin kabulü şeklinde genişletilmedi.

 

Hukuki İlke

 

İspatlanmayan davranış kadına kusur yüklenmesine dayanak yapılamaz; bu dosyada erkeğin kesinleşen kusurları ve destek kaybı maddi tazminat yönünden değerlendirildi.

 

Sonuç

 

Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı kusur ve maddi tazminat yönlerinden kadın yararına bozuldu; diğer bölümler oy birliğiyle onandı.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu — m. 166/1, 174/1, 4

  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu — m. 50, 51

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 370/1

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

 

SAYISI : 2024/1564 E., 2025/1810 K.

 

DAVA TÜRÜ : Boşanma - Ziynet Alacağı

 

İLK DERECE MAHKEMESİ : Eleşkirt Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi

 

SAYISI : 2020/29 E., 2024/187 K.

 

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, reddedilen maddî ve manevî tazminat talepleri, nafakaların miktarı, kişisel ilişki ile reddedilen ziynet alacağı davası yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

 

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

 

2.Davacı kadın tarafından evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı olarak açılan boşanma davasının yapılan yargılaması neticesinde İlk Derece Mahkemesince boşanmaya neden olan olaylarda tarafların karşılıklı olarak evlilik yükümlülüklerini yerine getirmedikleri gerekçesiyle davanın kabulüne, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tarafların boşanmalarına, ortak çocuğun velayetinin anneye verilmesine, baba ile kişisel ilişki kurulmasına, ortak çocuk yararına tedbir ve iştirak nafakasına, davacı kadın yararına tedbir nafakasına ve toptan yoksulluk nafakasına, kadının maddî ve manevî tazminat taleplerinin ise reddine karar verilmiştir. Kararın davacı kadın vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, verilen karar davacı kadın vekili tarafından yukarıda gösterilen şekilde temyiz edilmiştir.

 

Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince "(...) tarafların üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmediği(...)" gerekçesi ile boşanmaya neden olan olaylarda tarafların kusurlu olduğu değerlendirilmiş ise de dosyanın yapılan incelemesi ile toplanan delillerden; kadına yüklenilen "(...) üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmediği(...)" vakıasının ispatlanamadığı ve erkeğe yüklenilen kusurun ise istinaf edilmeyerek kesinleştiği anlaşılmıştır. O halde; davalı erkeğin "(...) üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmediği(...)" böylece evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda tam kusurlu olduğunun kabulü gerekir iken hatalı değerlendirme sonucu tarafların kusurlu olduğuna karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün kusur belirlemesi yönünden bozulması gerekmiştir.

 

3.4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci fıkrasında mevcut ve beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz yada daha az kusurlu olan tarafın, kusurlu taraftan uygun bir tazminat isteyebileceği öngörülmüştür. Yukarıdaki paragrafta açıklandığı üzere, evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davacı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, boşanma sonucu bu eşin, en azından diğerinin maddî desteğini yitirdiği anlaşılmıştır. O halde, Mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddelerinde düzenlenen "hakkaniyet kuralları" da dikkate alınarak kadın yararına uygun miktarda maddî tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

 

KARAR

 

Açıklanan sebeple;

 

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ve kadının reddedilen maddî tazminat talebi yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,

 

2.İlk Derece Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ve kadının reddedilen maddî tazminat talebi yönünden kadın yararına BOZULMASINA,

 

3.Davacı kadının diğer temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmanın kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

 

Peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine,

 

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

 

15.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

 

 

İlgili Hukuk Alanı

 

Tüm Aile Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

Aile Hukuku ve Boşanma Süreçleri

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

 

Esas No

2025/9796

 

Karar No

2026/6604

 

Karar Tarihi

15 Haziran 2026

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

Boşanma ve Aile Hukuku

Tüm Çalışma Alanları ›

bottom of page