top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

AİLE HUKUKU  ·  KISMEN BOZMA / ONAMA  ·  TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİ

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi: Boşanmada Manevi Tazminat

 

2026/1423 E., 2026/7461 K. · 30 Haziran 2026

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 21 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Boşanmaya yol açan davranışlar kişilik hakkına saldırı oluşturuyorsa, tazminat isteyen eşin kusur durumu da gözetilerek manevi tazminat değerlendirilmelidir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, bu dosyada erkeğin kabul edilen kusurlu davranışlarını kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde buldu ve talebin reddini bozdu. Bozma dışında kalan bölümler onandı; erkeğin ziynet alacağına ilişkin temyizi ise miktardan reddedildi. Karar belirli bir tazminat tutarı saptamıyor; uygun miktarın tarafların durumu ve olayın ağırlığıyla belirlenmesini istiyor.

 

Hukuki İlke

 

Boşanma nedeniyle manevi tazminatta kusursuz veya daha az kusurlu olma yanında kişilik hakkına saldırı koşulu aranır; uygun miktar somut olay ve hakkaniyetle belirlenir.

 

Sonuç

 

Kadının manevi tazminat talebinin reddi bozuldu; bozma dışındaki temyize konu bölümler onandı. Erkeğin ziynet alacağı yönünden temyiz dilekçesi miktardan reddedildi.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — m. 174/2, 4
    Manevi tazminat koşulları ve hakkaniyet.

  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu — m. 50, 51
    Tazminatın belirlenmesinde kaynakta anılan hükümler.

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 362, 366, 352/1-b, 370/1
    Miktardan ret ve onama.

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

 

SAYISI : 2024/2007 E., 2025/2177 K.

 

DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma - Ziynet Alacağı

 

İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 1. Aile Mahkemesi

 

SAYISI : 2021/597 E., 2024/291 K.

 

Taraflar arasındaki boşanma ve ziynet alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın ve karşı davanın kabulüne, ziynet alacağı talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

 

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen esastan reddi ve kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün ilgili bölümleri kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle karar verilmiştir.

 

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından; kusur belirlemesi, yoksulluk ve iştirak nafakası miktarı, kadının reddedilen manevi tazminat talebi yönünden, davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından ise; kusur belirlemesi, kadının davasının kabulü, kadın yararına hükmedilen yoksulluk nafakası ve maddi tazminat, velayet, iştirak nafakası kabulü, ziynet alacağı talebinin kabulü ve erkeğin reddedilen tazminat talebine ilişkin karar yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;

 

1.Erkek vekilinin ziynet alacağı davasına yönelik temyiz dilekçesinin incelenmesinde;

 

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

 

Dosya içeriğine göre kabul edilen temyize konu edilen ziynet alacağı bedeli toplamı Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesi uyarınca kesinlik sınırının altında kalmaktadır. Bu hale göre erkek vekilinin ziynet alacağı davasına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.

 

2.Kadın vekilinin tüm, erkek vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;

 

a.Tarafların karşılıklı iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-karşı davacı erkek vekilinin tüm, davacı-karşı davalı kadın vekilinin ise aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

 

b.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 174 üncü maddesinin ikinci fıkrasında boşanmaya sebebiyet vermiş olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevî tazminat isteyebileceği öngörülmüştür. Boşanma sebebiyle manevi tazminata hükmedilebilmesi için tazminat talep eden tarafın kusursuz veya az kusurlu olması yanında, boşanmaya sebep olan olayların kişilik haklarına saldırı teşkil eder nitelikte olması gerekir (TMK md. 174/2). Boşanmaya sebep olan olaylar bu nitelikte değilse manevi tazminata hükmedilemez. Mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen erkeğin boşanmaya neden olan kusurlu davranışları kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder niteliktedir. O halde, Mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddelerinde düzenlenen "hakkaniyet kuralları" da dikkate alınarak kadın yararına uygun miktarda manevî tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde isteğin reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

 

KARAR

 

Açıklanan sebeple;

 

1.Erkek vekilinin ziynet alacağı davasının kabul edilen kısmına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

 

2.Kadın vekilinin tüm, erkek vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden;

 

a.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kadının reddedilen manevi tazminat talebi yönünden kadın yararına BOZULMASINA,

 

b.Davalı-karşı davacı erkek vekilinin tüm, davacı-karşı davalı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

 

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı-karşı davacı ...'a yükletilmesine, yatırılan harcın mahsubuna,

 

Peşin alınan harcın istek halinde yatıran davacı-karşı davalı ...'ya iadesine,

 

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

 

30.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

 

 

Benzer Kararlar

 

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2026/470 E., 2026/7268 K. — Kusur ve Boşanma Tazminatı

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi — Hatalı Kusur Belirlemesi ve Erkeğin Tazminat Talebi

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu — Boşanmada Manevi Tazminat ve Kişilik Hakkı

Tüm Aile Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

Boşanma ve Aile Hukuku

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

 

Esas No

2026/1423

 

Karar No

2026/7461

 

Karar Tarihi

30 Haziran 2026

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

Boşanma ve Aile Hukuku

Tüm Çalışma Alanları ›

bottom of page