AİLE HUKUKU · BOZMA
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi: Nafakada Eğitim Giderlerinin Kapsamı
2026/2775 E., 2026/4877 K. · 29 Nisan 2026
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 22 Ekim 2026
Kararın Özeti
Anlaşmalı boşanmada baba, iştirak nafakasının yanında okul ücretinin yarısını ödemeyi üstlenmişti. Sonraki davada anne eğitim masraflarını da kapsayan artış istedi. Mahkeme nafakayı yükseltti; ancak gerekçede eğitim giderlerini hesaba katmadı. Daire, okul ücreti yükümlülüğünün kapsamının belirsiz ve taraflar arasında uyuşmazlık konusu olduğunu saptadı. Çocuğun bütün ihtiyaçları ve anne babanın ödeme gücü birlikte değerlendirilerek eğitim giderlerini de karşılayan uygun nafaka belirlenmesi için hüküm bozuldu.
Hukuki İlke
Belirsiz okul ücreti yükümlülüğünün yerine getirilmediği bu dosyada, açıkça istenen eğitim giderleri nafaka değerlendirmesinin dışında bırakılamaz.
Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırıldı; ilk derece hükmü oy birliğiyle bozuldu.
İlgili Mevzuat
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — m. 327/1, 328/1, 329/1, 330/1
Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/815 E., 2025/1345 K.
DAVA TÜRÜ : İştirak Nafakasının Artırımı
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 27. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2024/403 E., 2025/171 K.
Taraflar arasındaki iştirak nafakasının artırılması davasının yargılaması sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen ve yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1-Davacı, tarafların anlaşmalı olarak boşandıklarını, davalı babanın anlaşmalı boşanma protokolü ile ortak çocuk için aylık 1.500,00 TL iştirak nafakası yanında okul ücretinin yarısını ödemeyi kabul etmesine rağmen ödemekten imtina ettiğini, çocuğun ihtiyaçlarının arttığını, babanın özel bir hastanede genel cerrah olduğunu ve maddi durumunun iyi olduğunu iddia ederek iştirak nafakasının aylık 60.000,00 TL'ye yükseltilmesini ve nafakaya her yıl enflasyon oranında artış yapılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacı annenin emekli olurken yüksek miktarda ikramiye aldığını, emekli maaşının da fazla olduğunu, davalının evlendiğini ve buna bağlı olarak harcamalarının arttığını, maaşının iddia edildiği gibi fazla olmadığını, çocuğun ihtiyaçlarını karşıladığını ancak annenin aşırı masraflar ve gereksiz harcamalar yaptığını iddia ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi, ortak çocuğun yaşı, nafakanın bağlanmasından itibaren geçen süre, sosyal ihtiyaçları, barınma ve sağlık giderleri, tarafların hayat koşulları, ödeme güçleri ve hakkaniyet ilkesi gözetilerek Beykoz Aile Mahkemesinin 2014/1170 Esas ve 2014/1266 Karar sayılı ilâmında hükmedilen aylık 1.500,00 TL iştirak nafakasının -dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere- aylık 25.000,00 TL' ye yükseltilmesine ve nafakaya her yıl enflasyon oranında artırım uygulanmasına karar vermiştir.
Davacı, istinaf başvuru dilekçesinde anlaşmalı boşanmayı davalının okul ücretinin yarısını ödeyecek olması sebebiyle kabul ettiğini ancak davalının okul ücretlerini ödemediğini, davacının ekonomik durumunun iyi olduğunu, kendisinin ise emekli olduğunu belirterek nafaka artış miktarı yönünden istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi, kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar vermiş ve davacı istinaf dilekçesindeki itirazlarını yineleyerek temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
2-Uyuşmazlık, iştirak nafakasının arttırılmasına ilişkindir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 327 nci maddesinin birinci fıkrasında çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderlerin anne ve baba tarafından karşılanacağı düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 328 inci maddesinin birinci fıkrası hükmüne göre, ana ve babanın bakım borcu çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. Küçüğe fiilen bakan ana veya baba, diğerine karşı çocuk adına nafaka davası açabilir(TMK m. 329/1). Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Nafaka miktarının belirlenmesinde çocuğun gelirleri de gözönünde bulundurulur(TMK m. 330/1).
Tüm bu maddeler gereği iştirak nafakası miktarı belirlenirken tarafların sosyal ve ekonomik durumları, çocuğun yaşı, ihtiyaçları ve eğitimi gözönünde bulundurulmalıdır.
3-Somut olayda, anlaşmalı boşanma hükmüne göre babanın iştirak nafakası yanında çocuğun okul ücretinin yarısını ödemekle yükümlü olduğu ve davacının dava dilekçesinde babanın okul ücretlerinin yarısını ödemediğini beyanla, iştirak nafakasının eğitim giderlerini de kapsayacak şekilde artırılmasını talep ettiği anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararında iştirak nafakasının "ortak çocuğun yaşı, nafakanın bağlanmasından itibaren geçen süre, sosyal ihtiyaçları, barınma ve sağlık giderleri, tarafların hayat koşulları, ödeme güçleri ve hakkaniyet ilkesi" dikkate alınarak belirlendiği belirtilmiştir. Gerekçeli karardan belirlenen nafakanın eğitim giderlerini kapsamadığı anlaşılmaktadır.
Taraflar ile tanıkların beyanlarından davalı babanın son dönemlerde "okul ücretinin yarısı"nı ödemediği ve taraflar arasında bu konuda uyuşmazlık bulunduğu tespit edilmiştir. Anlaşmalı boşanma ilâmındaki "okul ücreti"nin kapsamı belirsiz olup infazı kabil nitelikte değildir. Nitekim, taraflar arasında bu konuda uyuşmazlık bulunduğu, babanın okul ücretine dair yükümlülüğünü yerine getirmediği ve davacının dilekçelerinde eğitim masraflarını da kapsayacak şekilde iştirak nafakası belirlenmesini talep ettiği anlaşılmış olup; Mahkemece ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri ile ortak çocuğun bakımı, eğitimi, barınması, sosyal ve kültürel ihtiyaçlarının tümü dikkate alınarak eğitim masraflarını da kapsayacak hakkaniyete uygun bir iştirak nafakası belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILARAK İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Karşılaştırmalı Okuma
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi: Okul Giderleri ve Tek Nafaka Yükümlülüğü
İlgili Sayfalar
Aile Hukuku ve Boşanma Süreçleri
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2775
Karar No
2026/4877
Karar Tarihi
29 Nisan 2026
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI