AİLE HUKUKU · KISMEN BOZMA / ONAMA
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Boşanmada Tabletten Elde Edilen Delil
2026/295 E., 2026/6198 K. · 8 Haziran 2026
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 30 Ekim 2026
Kararın Özeti
Eşin e-posta hesabının açık olduğu bir tabletten elde edilen bilgiler boşanma davasında delil olarak kullanılabilir mi? Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, erkeğin arkadaşlık sitelerine üye olduğuna ilişkin delillerin bu yolla elde edilmesini hukuka aykırı bulmadı ve bu güven sarsıcı davranışı erkeğe kusur olarak yükledi. İlk derece mahkemesi eşleri eşit kusurlu bulmuş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurularını esastan reddetmişti. Daire, erkeği ağır kusurlu sayıp kadın yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek istinaf kararını bu yönlerden kaldırdı ve ilk derece kararını da aynı yönlerden oy birliğiyle bozdu.
Hukuki İlke
Daire, erkeğin e-posta hesabının açık olduğu tabletten elde edilen ve arkadaşlık sitelerine üyeliğini gösteren delilleri hukuka aykırı saymadı; bu güven sarsıcı davranışı da erkeğe kusur olarak yükleyerek onu kadına göre ağır kusurlu kabul etti.
Sonuç
Daire, bölge adliye mahkemesi kararını kusur belirlemesi ve kadının reddedilen maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden kaldırdı, ilk derece mahkemesi kararını da aynı yönlerden bozdu. Kadının diğer temyiz itirazları reddedilerek bozma dışındaki temyize konu bölümler onandı; karar oy birliğiyle verildi. Dosya ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği bölge adliye mahkemesine gönderildi.
Kararın Dosyaya Etkisi
Daireye göre ilk derece mahkemesi, arkadaşlık sitesi üyeliğini de erkeğin kusurları arasında sayarak erkeği ağır kusurlu kabul etmeli ve kadın lehine uygun bir maddi ve manevi tazminat belirlemelidir; erkeğin davasının kabulüne ve nafaka miktarlarına ilişkin bölümler onandığından korunuyor.
İlgili Mevzuat
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — m. 166/1, 174/1, 174/2, 4
İlk derece mahkemesinin iki davayı kabul ederken uyguladığı genel boşanma sebebi ile Dairenin kadın yararına tazminat koşullarını değerlendirirken dayandığı boşanma tazminatı ve hakkaniyet hükümleri.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu — m. 50, 51
Dairenin tazminatın belirlenmesinde gözetilmesini istediği hakkaniyet kuralları.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 370/1
Dairenin bozma dışındaki temyize konu bölümleri onamasının usul dayanağı.
Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/170 E., 2025/2771 K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Silifke Aile Mahkemesi
SAYISI : 2022/267 E., 2023/548 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, asıl davanın kabulü, kadının reddedilen tazminat istemleri ve nafakaların miktarı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-karşı davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Taraflar arasında karşılıklı olarak 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrasına dayalı açılan boşanma davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince her iki davanın 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrasına dayalı olarak kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer'îlerine karar verilmiştir.
Kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince yukarıda belirtilen yönlerden temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; tarafların boşanmaya sebep olan olaylarda eşit kusurlu olduğu kanaatine varılmış ise de yapılan yargılama ve toplanan delillerden erkeğin kendisine yüklenen kusurlar dışında arkadaşlık sitelerine üye olup güven sarsıcı davranışta bulunduğu, buna ilişkin delillerin erkeğin mail hesabının açık olduğu tabletten elde edilmesi karşısında hukuka aykırı delil olarak değerlendirilemeyeceği, bu vakıanın da erkeğe kusur olarak yüklenmesi gerektiği anlaşılmıştır. Mahkemece belirlenen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlar ile birlikte değerlendirildiğinde boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin kadına nazaran ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle iken yanılgılı değerlendirme sonucu boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
3.Boşanmada maddî ve manevî tazminata ilişkin 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci fıkrasında mevcut ve beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz yada daha az kusurlu olan tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebileceği, aynı maddenin ikinci fıkrasında boşanmaya sebebiyet vermiş olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevî tazminat isteyebileceği öngörülmüştür. Yukarıda (2) numaralı paragrafta açıklandığı üzere evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen kadın eşin ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, erkeğin kusurlu eylemlerinin kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği ve boşanma sonucu bu eşin, en azından diğerinin maddî desteğini yitirdiği anlaşılmıştır. O halde, Mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddelerinde düzenlenen "hakkaniyet kuralları" da dikkate alınarak kadın eş yararına uygun miktarda maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, kadının maddî ve manevî tazminat talebinin reddi yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, kadının maddî ve manevî tazminat talebinin reddi yönünden BOZULMASINA,
3.Yukarıda (1) paragrafta belirtildiği üzere kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Benzer Kararlar
Eski Tarihli Güven Sarsıcı Davranış ve Af
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/295
Karar No
2026/6198
Karar Tarihi
8 Haziran 2026
Oy Durumu
Oy birliği
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI