AİLE HUKUKU · BOZMA
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Aile Konutunda Malik Eşin Dava Hakkı
2026/3466 E., 2026/4586 K. · 22 Nisan 2026
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 19 Ekim 2026
Kararın Özeti
Aile konutuna diğer eşin rızası olmadan ipotek konulduğunu ileri süren malik eş, aile konutu korumasına dayanarak bankadan tazminat isteyebilir mi? Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, Türk Medeni Kanununun 194. maddesindeki korumadan doğan dava hakkının malik olmayan eşe ait olduğunu, tasarrufta bulunan malik eşin bu maddeye dayanarak dava açamayacağını belirtti. Malik eş adına açılan maddi ve manevi tazminat davasında ilk derece mahkemesi, önceki bozmadan sonra esasa girerek karar vermişti. Daire, aktif husumet bulunmadığından davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini belirterek kararı oy birliğiyle bozdu.
Hukuki İlke
Daire, bu dosyada Türk Medeni Kanununun 194. maddesindeki aile konutu korumasından doğan dava hakkının malik olmayan eşe ait olduğunu, tasarrufta bulunan malik eş adına açılan tazminat davasında aktif husumet bulunmadığından esasa girilmeden davanın reddi gerektiğini kabul etti.
Sonuç
İlk derece mahkemesi kararı oy birliğiyle bozuldu; bozma sebebine göre öteki itirazların incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan temyiz karar harcının istenmesi hâlinde temyiz eden taraflara geri verilmesine karar verildi, duruşmada vekille temsil edilen davalı yararına vekâlet ücretine hükmedildi ve dosya ilk derece mahkemesine gönderildi.
Kararın Dosyaya Etkisi
Tazminat istemleri hakkında esasa girilerek kurulan hüküm bozuldu; Daireye göre davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle dava şartı yokluğundan reddi gerekiyor. Tazminatın miktarına ve reddedilen bölüme ilişkin itirazlar bu aşamada incelenmedi.
İlgili Mevzuat
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — m. 194, 194/3
Dairenin önceki bozma kararına göre davanın dayanağı (194); aile konutu korumasından doğan dava hakkını malik olmayan eşe tanıyan ve Dairenin bu kararda dayandığı hüküm (194/3).
Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir. Kişisel verileri korumak için bazı bilgiler site tarafından ayrıca “...” ile gizlenmiştir.
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
SAYISI : 2023/991 E., 2024/546 K.
DAVA TÜRÜ : Tazminat
Taraflar arasında görülen ve istinaf incelemesinden geçen tazminat davasında bozma sonrasında yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince verilen yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı mirasçıları vekili tarafından duruşma istemli olarak 6 nolu taşınmaz yönünden davanın reddi, 9 nolu taşınmaz yönünden maddi ve manevi tazminatın miktarı yönünden; davalı banka vekili tarafından ise hükmün tamamı yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 03.02.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davacı ... mirasçıları ve vekilleri gelmedi. Karşı taraf temyiz eden davalı banka vekili Avukat ... geldi. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı ... (vasisi eşi ...); bankaya sunulan eş muvafakatnamesindeki imzaya itiraz ederek iptalini istemiş, daha sonra davasını tamamen ıslah ederek aile konutu olarak kullanılan taşınmaza diğer eşin rızası olmadan ipotek konulamayacağını, davalı bankanın davalı eşin rızasını almadığını, sahte belgeyi kullanarak işlemler yaptığını, neticesinde bu usulsüz işlemler sonucunda dava konusu edilen iki taşınmazın elden çıktığını, davalı bankanın ortaya çıkan zararları karşılaması gerektiğini iddia ederek maddî ve manevî tazminat isteminde bulunmuştur. Dairemizin 04.07.2023 tarihli bozma kararında da belirtildiği üzere davacı tarafın davasının dayanağı 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 194 üncü maddesi kapsamında aile konutu olduğu iddia edilen taşınmazlar üzerindeki hakların diğer eşin açık rızası olmadan sınırlandırılamayacağı düzenlemesinden kaynaklanmaktadır.
Bir hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakkın sahibinin (davacının) veya o hakka uymakla yükümlü olan borçlunun (davalının); bir başka deyişle o davada davacı ve davalı sıfatının kime ait olacağı tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. Sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Görüldüğü üzere, taraf sıfatı sadece usul hukuku sorunu olmayıp, dava konusu sübjektif hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunu olduğundan; taraf sıfatının yokluğu, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel teşkil etmekle def'i değil, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülmesi mümkün ve mahkemece de kendiliğinden nazara alınması zorunlu bir itiraz niteliğindedir.
O halde, dava konusu şey üzerinde kim veya kimler hak sahibi ise, dava da bu hakka sahip kişilerce açılabilir.
Aile konutu korumasından kaynaklanan davada malik eşin dava açma hakkı yoktur. Zira 4721 sayılı Kanun'un 194 üncü maddesinin 3 üncü fıkrası hükmü ile taşınmazın maliki olmayan eşe bu hak tanınmıştır.
Somut olaya gelince; eldeki dava, vasisi tarafından malik eş ... adına 4721 sayılı Kanun'un 194 üncü maddesinin 3 üncü fıkrasına dayalı olarak açılan tazminat davası olmakla tasarrufta bulunan malik eşin bahsi geçen maddeye dayalı korumadan yararlanarak dava açmakta aktif husumet ehliyeti bulunmadığı gözetilerek davanın dava şartı yokluğundan aktif husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
40.000,00 TL vekâlet ücretinin davacı ... mirasçılarından alınarak kendisini duruşmada vekil ile temsil ettiren davalı ...'na verilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden taraflara iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İlgili Hukuk Alanı
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3466
Karar No
2026/4586
Karar Tarihi
22 Nisan 2026
Oy Durumu
Oy birliği
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI