top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

AİLE HUKUKU  ·  BOZMA

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Soybağının Reddi ve Nüfus Kaydı Düzeltme

 

2026/3630 E., 2026/6201 K. · 8 Haziran 2026

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 29 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Baba, kendisinden olmadığını bildiği bir çocuğu nüfusuna kaydettirmişse bu kaydın düzeltilmesi davası soybağının reddindeki hak düşürücü süreye bağlı mıdır? Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, çocuk babalık karinesiyle ya da babanın onu kendi çocuğu sanmasıyla kaydedilmediğinden davanın soybağı davası değil, süreye bağlı olmayan nüfus kaydının düzeltilmesi davası olduğunu ve asliye hukuk mahkemesinin görevine girdiğini belirtti. İlk derece mahkemesi davayı süre geçtiği gerekçesiyle reddetmiş, bölge adliye mahkemesi de istinaf başvurusunu esastan reddetmişti. Daire, görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinden bölge adliye kararını kaldırıp ilk derece kararını oy birliğiyle bozdu.

 

Hukuki İlke

 

Daire, babanın çocuğu kendisinden sanarak kaydettirmediği ve çocuğun evlilik içinde babalık karinesiyle kaydedilmediği bu dosyada, gerçeğe aykırı beyanla oluşan kaydın düzeltilmesine ilişkin davayı soybağının reddi ya da sonradan evlenmeyle kurulan soybağına itiraz olarak değil, hak düşürücü süre öngörülmeyen ve asliye hukuk mahkemesinin görevine giren nüfus kaydının düzeltilmesi davası olarak nitelendirdi.

 

Sonuç

 

Daire, bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu esastan reddeden kararını kaldırdı ve ilk derece mahkemesinin kararını oy birliğiyle bozdu. Dosya ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği bölge adliye mahkemesine gönderildi.

 

Kararın Dosyaya Etkisi

 

Daireye göre ilk derece mahkemesi esasa girmeden, asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunu gözeterek görevsizlik kararı vermelidir. Bozma yalnız bu nedene dayanıyor; Daire davanın esasını incelemedi.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 33
    Dairenin davanın hukuki niteliğini kendisi belirlerken dayandığı, hâkimin Türk hukukunu resen uygulaması kuralı.

  • Türk Medeni Kanunu — m. 282
    Dairenin soybağının kurulma yollarını sayıp davanın bunlardan birine dayanmadığını belirlerken dayandığı hüküm.

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

 

SAYISI : 2023/1319 E., 2026/95 K.

 

DAVA TÜRÜ : Nüfus Kaydının Düzeltilmesi

 

İLK DERECE MAHKEMESİ : Beykoz 1. Aile Mahkemesi

 

SAYISI : 2021/434 E., 2022/1028 K.

 

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacılar vekili tarafından davanın reddi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

 

1.04.06.1958 tarihli ve 15/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı gereğince, maddî olayları açıklamak taraflara; ileri sürülen olayları hukuken nitelemek, uygulanacak Kanun hükümlerini tespit etmek ve uygulamak görevi hakime aittir. Nitekim 6100 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesinde hâkimin, Türk Hukukunu resen uygulayacağı belirtilmiştir. Bu ilke gereği açılan davayı nitelemek ve açılmış bir dava hakkında doğru hukuk kurallarını bulup uygulamak hâkime düşen bir görevdir.

 

2.Davacılar, 06.10.1978 doğumlu davalı ...'in gerçekte davalı ... ve davalı ... çocuğu olmasına karşın babaları ... ile davalı ... 'nin 16.10.1978 tarihinde evlenmesi üzerine gerçeğe aykırı olarak babaları ...'nın nüfusuna kaydedildiğini, ...'in soybağının düzeltilmesine, nüfus kaydında davalılar arasında bağ kurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince karar usul ve kanuna uygun bulunarak davacı tarafın istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

 

3. Öncelikle çözümlenmesi gereken husus; somut uyuşmazlığın soybağının reddi veya nüfus kayıtlarının düzeltilmesi davası olup olmadığıdır. Bilindiği üzere, soybağı birbirinin soyundan gelen kişiler arasındaki ilişkiyi ifade ettiğinden bu kavram içerisinde kan bağının yanında hukuki münasebetin de bulunması, diğer bir ifadeyle kan bağının hukuk düzeninin aradığı koşullar içerisinde oluşması zorunludur. Türk Medeni Kanunu'nun 282 nci maddesi uyarınca, çocuk ile ana arasında soybağı doğumla, baba ile arasında soybağı ise ana ile evlilik, tanıma veya hakim hükmüyle kurulur. Soybağı ayrıca evlat edinme yoluyla da kurulur. Yine kısaca af kanunları olarak nitelendirilen bir evlenme aktine dayanmayan birleşmelerden doğan çocukların neseplerinin düzeltilmesine ilişkin kanunlara göre de soybağı düzeltilebilir (Hukuk Genel Kurulu'nun 30.01.2008 tarihli ve 2008/2 Esas, 36-47 Karar sayılı kararı).

 

4. Kayıt düzeltilmesi, aile kütüğüne işlenmiş kaydın bir kısmının düzeltilmesi veya değiştirilmesidir. Nüfus kütüklerindeki doğru olmayan kayıtların düzeltilmesi için mahkemeden karar alınması zorunludur. İşte bu noktada, nüfus kütüğünde yer alan doğru olmayan kayıtlar, ilgilileri veya Cumhuriyet Savcısı tarafından açılacak olan kayıt düzeltme davası ile gerçek durumuna uygun hale getirilebilir ki, bu dava uygulamada nüfus kaydının düzeltilmesi davası olarak adlandırılmakta olup zamanaşımı ve hak düşürücü süreye bağlı olmayan nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkin davalarda, her türlü kanıta başvurulabilir. Soybağının reddi ve tanımanın iptali davaları ile kayıt düzeltme davası, sonuçları (hane dışına çıkarmak) bakımından benzerlik göstermekte ise de, içerik ve yargılama kuralları açısından kendi özel hükümlerine bağlıdır. Soy bağının reddinde, kişisel duruma ilişkin nüfus kaydında yer alan bilgi doğru olarak meydana gelmiş ve kütüğe tescil edilmiştir. Ancak bu doğru daha sonra soybağının reddi davası ile teknik anlamda bir yanlışlığa dönüştürülmüştür. Nüfus kaydının düzeltilmesi davasında ise, gerçeği yansıtmayan nüfus kaydının, baştan yanlış olarak kütüğe geçirilmesi söz konusudur.

 

5. Somut olayda davacılar, babaları ...'nın kendisinden olmadığını bildiği halde davalı ...'nin davalı ...'tan olma ... isimli çocuğu kendi nüfusuna kaydettirdiğini beyan etmektedir. Bu durumda davanın Aile Hukuku kitabında düzenlenen davalarla ilgisi bulunmamaktadır. Davacıların babaları ... kendi çocuğu zannederek ...'i nüfusuna kaydettirmediğinden davanın sonradan evlenme yoluyla kurulan soybağına itiraz davası olmadığı, evlilik devam ederken babalık karinesine dayalı olarak da ...'nın nüfusuna kaydedilmediğinden soybağının reddi davası da olmadığı, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre, ...'in nüfusa gerçeğe aykırı beyanla kaydedildiği anlaşılmakla dava nüfus kaydının düzeltilmesi davası olup Asliye Hukuk Mahkemesi görev alanında kalmaktadır. Nüfus kaydının düzletilmesi davalarında hak düşürücü süreninin de olmadığı gözetilerek Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenerek karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın münhasıran bu nedenle bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.

 

KARAR

 

Açıklanan sebeple;

 

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

 

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

 

Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine,

 

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

 

08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

 

 

Benzer Kararlar

 

Tanımanın İptalinde Süre ve Haklı Sebep

Tüm Aile Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

İçtihatlar

Boşanma ve Aile Hukuku

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

 

Esas No

2026/3630

 

Karar No

2026/6201

 

Karar Tarihi

8 Haziran 2026

 

Oy Durumu

Oy birliği

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

Boşanma ve Aile Hukuku

Tüm Çalışma Alanları ›

bottom of page