AİLE HUKUKU · BOZMA
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Kusur Tespiti Davasında Sağ Kalan Eş
2026/3669 E., 2026/5928 K. · 2 Haziran 2026
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 31 Ekim 2026
Kararın Özeti
Boşanma davası sürerken ölen eşin mirasçıları kusur tespiti isterse, sağ kalan eşin kusuru nasıl belirlenir? Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bu dosyada, sağ kalan kadına yüklenen eşini ailesiyle görüştürmeme ve çocuklarıyla iletişimini istememe iddialarını inandırıcı tanık anlatımlarıyla kanıtlanmış saymadı; uzun evlilik boyunca sorun edilmeyen bu durumla sonradan dava açılmasını hakkın kötüye kullanılması olarak gördü. Daireye göre başka bir kusur da kanıtlanmadığından kadının kusursuz olduğu tespit edilmeliydi. İlk derece mahkemesi kadını tam kusurlu bulmuş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmişti; Daire istinaf kararını kaldırıp ilk derece kararını oy birliğiyle bozdu.
Hukuki İlke
Daire, Türk Medeni Kanununun 181. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca mirasçıların sürdürdüğü kusur tespiti davasında, sağ kalan kadının eşini ailesiyle görüştürmediği ve çocuklarıyla iletişimini istemediği yönündeki iddiaların uzun evlilik boyunca sorun edilmeden sonradan dava sebebi yapıldığını ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek bu davranışların kadına kusur olarak yüklenemeyeceğini, başka bir kusur da kanıtlanmadığından kadının kusursuz olduğunun tespit edilmesi gerektiğini kabul etti.
Sonuç
Daire, istinaf başvurusunu esastan reddeden bölge adliye mahkemesi kararını kaldırdı ve ilk derece mahkemesi kararını bozdu. Karar oy birliğiyle verildi. Dosya ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği bölge adliye mahkemesine gönderildi.
Kararın Dosyaya Etkisi
Kusur tespiti davası ilk derece mahkemesinde yeniden ele alınacak. Daireye göre sağ kalan kadına bu iddialar nedeniyle kusur yüklenemez ve başka bir kusuru da kanıtlanmadığından kadının kusursuz olduğu tespit edilmelidir.
İlgili Mevzuat
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — m. 181/2
Mirasçıların kusur tespiti için sürdürdüğü davada Dairenin, sağ kalan eşin kusurlu olup olmadığını incelerken dayandığı hüküm.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — m. 166/1, 166/2
Dairenin, tanık anlatımlarının evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını göstermeye elverişli olup olmadığını değerlendirirken dayandığı genel boşanma hükmü.
Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/437 E., 2026/161 K.
DAVA TÜRÜ : Kusur Tespiti
İLK DERECE MAHKEMESİ : Menemen 1. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2024/730 E., 2024/1099 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın vekili tarafından kusur tespiti, konusuz kalması nedeni ile boşanma davası hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Taraflar arasında görülen ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesine dayalı olarak açılan boşanma davasının yapılan yargılaması sonucunda İlk Derece Mahkemesince, yargılama aşamasında davacı erkeğin vefat ettiği, davacı eşin ölümü ile evliliğin kendiliğinden son bulduğu, boşanma yönünden davanın konusuz kaldığı, davacı mirasçılarının 4721 sayılı Kanun'un 181/2 maddesi uyarınca kusur tespitine yönelik olarak davaya devam ettikleri, davalı kadının (sağ kalan eş) davacı müteveffa erkek eşi ailesiyle görüştürmediği, çocukları ile iletişimlerini istemediği, böylece boşanmaya sebebiyet veren olaylarda sağ kalan davalı kadının tam kusurlu olduğunun tespitine karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı kadın vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince davalı kadının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı kadın vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası uyarınca boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede sarsıldığının sabit olması gerekir. TMK 181/2 maddesi uyarınca kusur tespitine yönelik davada sağ kalan eşin boşanmaya sebebiyet verecek derecede kusurlu olup olmadığının tespitine karar verilmesi gerekir. Somut olayda İlk Derece Mahkemesince, kadına (sağ kalan eşe) müteveffa erkek eşi ailesiyle görüştürmediği, çocukları ile iletişimlerini istemediği eylemleri kusur olarak yüklenmiş ise de, yapılan yargılama ve toplanan delillerden, dinlenen davacı tanıklarının sözlerinin bir kısmı 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak tarafları davada haklı çıkarmaya matuf beyan ve izahlardan ibarettir. Müteveffa erkeğin yaklaşık 38 yıllık evlilik boyunca çocuklarıyla görüşmemesini sorun yapmayıp, sonrasında bu sebeple dava açması hakkın kötüye kullanımı olduğu gibi müteveffa erkeğin önceki evliliğinden olan çocuklarının reşit olması da nazara alındığında davalı kadının ailesiyle görüştürmediği, çocukları ile iletişimlerini istemediği iddiası hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu durumda, sağ kalan eşe, eşini ailesiyle görüştürmediği, çocukları ile iletişimlerini istemediği eylemleri kusur olarak yüklenemez. 4721 sayılı Kanun'un 181 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca mirasçının takip ettiği dava hakkında kadına yüklenebilecek başka bir kusurun varlığı da dosya kapsamından ispatlanamamıştır. Gerçekleşen bu durum karşısında sağ kalan eşin kusursuz olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu kusurlu olduğunun tespitine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İlgili Hukuk Alanı
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3669
Karar No
2026/5928
Karar Tarihi
2 Haziran 2026
Oy Durumu
Oy birliği
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI