KİRA HUKUKU · KANUN YARARINA BOZMA
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi: Yeni Malikin Bildirim Süresi
2025/2624 E., 2025/3931 K. · 9 Eylül 2025
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 21 Ekim 2026
Kararın Özeti
Yeni malikin edinmeye dayalı tahliye yolunda, ihtiyaç bildiriminin bir ay içinde kiracıya ulaşması gerektiği belirtildi. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, ihtarnamenin bu süre içinde düzenlenmesini yeterli görmedi; somut olayda tebliğ süre geçtikten sonra yapılmıştı. Dava açıkça yeni edinmeye dayandırıldığı için sözleşme sonuna ilişkin diğer seçenekle değerlendirilmedi. Tahliye kararı kanun yararına bozuldu. Hukuk yargılamasındaki bu olağanüstü denetimin dosyanın mevcut sonucuna etkili olmadığı hükümde ayrıca gösterildi.
Hukuki İlke
Türk Borçlar Kanununun 351/1. maddesine dayanılan bu tahliye davasında, edinmeden itibaren bir aylık süre içinde bildirimin tebliği aranmış; yalnız ihtar düzenlenmesi yeterli bulunmamıştır.
Sonuç
Adalet Bakanlığının istemi kabul edilerek tahliye kararı, sonuca etkili olmamak üzere oy birliğiyle kanun yararına bozuldu.
İlgili Mevzuat
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu — m. 351, 351/1
Yeni malik için dava yolları ve bir aylık bildirim.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 363/1, 363/2
Kanun yararına temyiz ve sonuca etkili olmayan bozma.
Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir. Kişiyi belirleyebilecek bazı ad, yer veya tarih bilgileri mahremiyet amacıyla “...” ile gizlenmiştir. Gerekçe ve hüküm sonucu korunmuştur.
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/2183 E., 2024/2447 K.
İlk Derece Mahkemesince kesin olarak verilen kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalının kiracı olduğu taşınmazı kızının ihtiyacı nedeniyle satın aldığını, kiralanana ihtiyaç duyulması nedeniyle kiralananın tahliye edilmesini bildirdiklerini ancak davalının kiralananı tahliye etmediğini, dava konusu taşınmaza müvekkilinin ihtiyacı olduğunu ve davalıya usulünce verilen yasal sürenin dolduğunu ileri sürerek; kiralananın yeni iktisap ve ihtiyaç nedeniyle tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; davacının ihtiyacının samimi olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının eski mülk sahibinin kiracısı olduğu, davacının dava konusu taşınmazı 09.12.2022 tarihinde satın aldığı ve sözleşmenin tarafı haline geldiği, satın aldığı tarihten itibaren bir aylık süre içerisinde davalıya ihtarname göndererek taşınmaza konut ihtiyacının bulunduğunu ve sözleşmeyi yenilemeyeceğini bildirdiği, ihtarnamenin davalıya 13.01.2023 tarihinde tebliğ edildiği, davanın 19.07.2023 tarihinde yasal süresi içerisinde açıldığı, alınan tapu kayıtlarında davacı adına başkaca mesken nitelikli taşınmazların bulunmadığı, davacının kızının ... ... olarak çalıştığı, bu hususun SGK kayıtlarında sabit olduğu, ihtiyaçlının ... dedesinin evinde beraber yaşadıkları, evin küçük olduğu, ayrı odasının bulunmadığı ve bu şekilde yetişkin bir kişi olarak rahat edemediği, yapılan keşif ve dinlenen tanık beyanında bu hususun doğrulandığı, davacının kızının ev ihtiyacı talebinin gerçek, samimi ve zorunlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. KANUN YARARINA TEMYİZ
A. Kanun Yararına Temyiz Sebepleri
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik Adalet Bakanlığınca; davacının dava konusu taşınmazı 09.12.2022 tarihinde satın aldığı, 28.12.2022 tarihinde keşide ettiği ve 13.01.2023 tarihinde davalılara ayrı ayrı tebliğ edilen ihtarla taşınmaza ihtiyacı bulunduğunu davalılara bildirdiği, 19.07.2023 tarihinde açılan davada önceki malikle davalılar arasında imzalanan kira sözleşmesine dayanılmayıp açıkça 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 351/1 maddesine dayanıldığı, o halde Mahkemece, ihtarnamenin edinme tarihinden itibaren bir ay içinde davalılara tebliğ edilmediği, 6098 sayılı Kanun'un 351/1 maddesine dayanılarak açılan davanın süresinde olmadığı resen dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kiralananın tahliyesine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı bulunduğu ileri sürülerek, kanun yararına temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, yeni malikin iktisap ve ihtiyaç sebebiyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir.
6098 sayılı Kanun'un 351. maddesi uyarınca; konut ya da çatılı işyeri niteliğindeki bir taşınmazı iktisap eden kimse, dilerse önceki malik ile kiracı arasında yapılmış sözleşmeye dayanarak sözleşmenin sonunda bir ay içinde, dilerse edinme günü de dahil olmak üzere edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmek koşuluyla edinme tarihinden itibaren altı ay sonra ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açabilir. Davanın altı ayın sonunda hemen açılması şart olmayıp, sözleşme sonuna kadar açılması mümkündür. Ancak edinmeyi izleyen bir ay içerisinde bildirimin tebliği zorunlu olup bunun sonradan giderilmesi mümkün değildir. Yeni malikin bu seçeneklerden hangisi yararına ise onu tercih etme hakkı vardır. Dava açma süresi kamu düzenine ilişkin olup, davalı ileri sürmese bile mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir.
Somut olayda; davacının kiralananı 09.12.2022 tarihinde edindiği, kiralananı edinmeyi bildiren yazılı ihtarnamenin, 13.01.2023 tarihinde davalılara ayrı ayrı tebliğ edildiği, davanın ise 19.07.2023 tarihinde açıldığı dosya kapsamı ile sabittir. Davacı dava dilekçesinde önceki malikle davalılar arasında imzalanan kira sözleşmesine dayanmayıp açıkça davanın 6098 sayılı Kanun'un 351/1 maddesine dayalı olarak açıldığını belirtmiş olmakla, 6098 sayılı Kanun’un 351/1 maddesine dayalı olarak yeni malikin ihtiyaç nedeniyle tahliye davasını açabilmesi için öncelikle edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmesi gerektiği halde bildirimin en geç 09.01.2023 tarihine kadar yapılması gerekirken süresinde yapılmadığı, bu durumun resen dikkate alınarak, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kiralananın tahliyesine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan, Adalet Bakanlığının bu yöne ilişkin kanun yararına temyiz talebinin kabulüne karar verilmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Adalet Bakanlığının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 363/1 maddesine dayalı kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile kararın sonuca etkili olmamak üzere aynı Kanun'un 363/2 maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Kararın bir örneğinin ve dava dosyasının Adalet Bakanlığına gönderilmesine,
09.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Tamamlayıcı Kararlar
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi: Yeni Malikin Altı Aylık Süresi
Karşılaştırmalı Okuma
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi: Sözleşme Sonunda İhtiyaç Davası
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2624
Karar No
2025/3931
Karar Tarihi
9 Eylül 2025
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI
HESAPLAMA ARAÇLARI