KİRA HUKUKU · BOZMA
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Kira Ödemesinin İspatında Mutabakat
2025/300 E., 2025/3732 K. · 1 Temmuz 2025
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 29 Ekim 2026
Kararın Özeti
Kira borcunun ödendiğini kanıtlamada tacirler arasında imzalanan mutabakat mektubu dikkate alınır mı? Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, ödemeyi kanıtlama yükü kiracıda olsa da, tacir tarafların kira ilişkisi bittikten sonra imzaladığı mutabakatın gözetilmesi gerektiğini ve kiraya verenin, bu belgenin kira alacağını kapsamadığı yönündeki iddiasının basiretli davranma yükümlülüğü nedeniyle dinlenemeyeceğini belirtti. İlk derece mahkemesi, mutabakata karşın kiracının yazılı sözleşmeler karşısında ödemeyi kanıtlaması gerektiği gerekçesiyle davayı kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi de istinaf başvurusunu esastan reddetmişti. Daire bu nedenle bölge adliye kararını kaldırdı ve ilk derece kararını kiracı yararına oy birliğiyle bozdu.
Hukuki İlke
Daire, kabul edilen kira bedelinin ödendiğini kanıtlama yükünü kiracıya verirken, tacir tarafların kira ilişkisi bittikten sonra imzaladığı mutabakat mektubunun alacağın belirlenmesinde gözetilmesi gerektiğini ve taraflar arasında kira dışında bir ilişkinin ileri sürülüp kanıtlanmadığı bu dosyada kiraya verenin mutabakatın kira alacağını kapsamadığı iddiasının basiretli davranma yükümlülüğü nedeniyle dinlenemeyeceğini kabul etti.
Sonuç
Davalının öteki temyiz itirazları reddedildi; bölge adliye mahkemesi kararı kaldırıldı ve ilk derece mahkemesi kararı davalı yararına oy birliğiyle bozuldu. Dosya ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği bölge adliye mahkemesine gönderildi.
Kararın Dosyaya Etkisi
Görev, kira ilişkisinin varlığı, imza ve ayıp yönündeki itirazlar reddedildiği için bu konular bozma dışında kaldı. İlk derece mahkemesi, kira ilişkisi bittikten sonra imzalanan mutabakat mektubunu gözeterek alacak hakkında yeniden karar verecek.
İlgili Mevzuat
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu — m. 18/2
Dairenin tacir tarafların basiretli davranma yükümlülüğüne ve mutabakat mektubunun gözetilmesine ilişkin dayanağı.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 373/1, 371
Bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılması ve ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına ilişkin hükmün usul dayanağı.
Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/15 E., 2024/1971 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/284 E., 2022/3640 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında 2018 model Sandvik DD320 Jumbo delici ile Atlas Copco Rocket Boomer 282 Jumbo tünel delicinin kiralanmasına ilişkin 06.02.2019 ve 05.03.2019 tarihli iki ayrı sözleşme imzalandığını, her iki sözleşmede de 6 aylık garanti kiralama süresi kararlaştırılmış olup, aylık kira bedellerinin 42.000,00 TL + KDV olarak belirlendiğini, iş makinelerinin tüm bakımları yapılmış, tüm fonksiyonları çalışır, eksiksiz ve hasarsız olarak davalı şirkete kiralandığını, bununla beraber sözleşmenin (7.) maddesinde belirtildiği üzere, makinenin çalıştığı süre içerisinde sigorta bedelinin kiracıya ait olduğunu, davalı şirketin 6 aylık garanti kiralama süresine ait kira bedeli, KDV ve sigorta bedeli karşılığı ilk sözleşme için 56.168,00 TL, ikinci sözleşme için ise 50.000,00 TL'ye yakın hasar bedeli ve 4.500,00 TL nakliye ücreti dahil toplam 90.063,24 TL ödeme yaptığını, geriye kalan kısım için ise herhangi bir ödemede bulunmadığını, her iki kira sözleşmesi hükümlerine göre müvekkilinin en az 510.000,00 TL alacağının bulunduğunu ileri sürerek; şimdilik 100.000,00 TL'nin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 29.09.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 566.467,70 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili; 2018 model Sandvik Jumbo delici makinenin kiralandığını, ancak gelen makinenin ayıplı ve arızalı olması nedeniyle şantiye alanında geri çekildiğini, yerine Atlas Copco tünel delici gönderildiğini, her ne kadar ilk makinenin müvekkili şirketin kullanımından ötürü arızalandığı iddia edilse de, buna ilişkin mahallinde yaptırılan hiçbir delil tespiti bulunmadığını, ayıplı mal tesliminin söz konusu olduğunu, makinenin kusursuz ve eksiksiz teslim edildiğine ilişkin herhangi bir teslim tesellüm tutanağı bulunmadığını, makinelerin iadesine ilişkin nakliye masraflarının müvekkili şirketin sorumluluğunda olduğuna dair bir anlaşma yapılmadığını, cari ilişkiye yansıtılan herhangi bir nakliye faturası da bulunmadığını, davacı her ne kadar sözleşme gereği 6 ayı dolduracak şekilde bakiye kira bedellerini talep etmişse de bu talebin hukuka aykırı olduğunu, makinenin ayıplı olması nedeniyle çalışamadığı her gün için zarara uğradığını, 05.03.2019 tarihli sözleşmenin ise müvekkili şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında 06.02.2019 ve 05.03.2019 tarihli makina kira sözleşmeleri imzalandığı, davalının sözleşmesel ilişkiyi kabul ettiği, kiralanan iş makinesinin kullanıldığını ikrar ettiği ve imzaya açıkça itiraz etmediği, bu nedenle davalı tarafın sözleşmeler ile bağlı olduğu, nitekim her iki sözleşme içinde imzalı teslim tesellüm tutanaklarının dosyaya sunulduğu, aksi ispat edilemediğinden davalı tarafça iki farklı iş makinesinin kiralandığının kabulü gerektiği, kiralanan iş makinelerinin kira bedellerinin ödendiğinin ispatının kiracının yükümlülüğünde olduğu, davalı tarafından söz konusu iş makinelerinin dava konusu edilen kısmı için kira bedellerinin ödendiğini gösterir herhangi bir ödeme belgesi sunulmadığı, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinden yapılan inceleme sonucunda bir kısım ödemeler yapıldığı tespit edilmiş ve sonrasında taraflar arasında mutabakatname düzenlenmiş ise de, tarafların kira sözleşmesi nedeniyle alacaklarını cari hesap ilişkisine yansıtmasının zorunlu olmadığı, her halde yazılı kira sözleşmeleri karşısında davalı tarafın kira bedellerinin ödendiğini ispat etmek zorunda olduğu, kira sözleşmelerine göre 6 ay olarak yapılan kiralamada, aylık kira bedelinin 42.000,00 TL + KDV üzerinden 49.560,00 TL olduğu, her bir sözleşme ve delici açısından 6 aylık kira bedelinin 297.360,00 TL olmak üzere toplamda 594.720,00 TL olduğu, taraflar arasındaki kira sözleşme hükümlerine göre Atlas Copco Rocket Boomer 282 Jumbo tünel delicinin nakliye giderlerinin kiracıya ait olduğu, söz konusu kiralanan için teslim tesellüm tutanağında kiralananın nerede teslim edildiğinin yazılı olmadığı, ancak davalı tarafın cevap dilekçesinde söz konusu iş makinesinin davacı tarafça şantiyeye gönderildiğinin kabul edildiği, dosya kapsamında bulunan fatura ile davalı tarafın beyanı, kira sözleşmesi hükümleri dikkate alındığında söz konusu nakliye bedelinden davalı tarafın sorumlu olduğu, davacının fatura edilmiş hasar ve zarar yönünden ise, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinden yapılan inceleme sonucunda fatura edilmiş olan hasar ve zarar alacağının taraflar arasında düzenlenen mutabakat mektubuna göre bedelin davalı tarafından kabul edildiği, bu nedenle bu zarar kaleminden de davalının sorumlu olduğu, sonuç itibariyle davacının söz konusu kira sözleşmeleri nedeniyle 594.720,00 TL kira alacağı, 4.500,00 TL fatura edilmiş nakliye alacağı ve 57.247,70 TL fatura edilmiş hasar ve zarar alacağının bulunduğu, söz konusu bedelden davalının yapmış olduğu 90.000,00 TL'nin mahsubu sonucunda davacının 566.467,70 TL bakiye alacağının kaldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğunu, 06.02.2019 tarihli sözleşme ile davalı taraftan iş makinesi kiralandığını, ancak gelen makinenin ayıplı ve arızalı olması nedeniyle kiralananın davacı tarafça şantiye alanından geri alındığını ve yerine yeni iş makinesi gönderildiğini, bu nedenle zarara uğradığını, davacı tarafça makinenin kullanım nedeniyle arızalandığı iddiasının ispat edilemediğini, 05.03.2019 tarihli sözleşmenin müvekkil şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, kira sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve tazminat talebine ilişkindir.
1. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, taraflar arasındaki temel uyuşmazlığın kira ilişkisinden kaynaklanması nedeniyle mahkemenin görevli olmasına, davalı tarafça kira ilişkisi kabul edilerek, dava konusu iş makinelerinin kiralandığının ifade edilmesine ve imzaya açıkça itiraz edilmemiş olmasına, ayrıca kiralananın ayıplı olduğunun davalı tarafça ispat edilemediğinin anlaşılmasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2. Kira sözleşmesi her iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerden olup, kiracı, kira bedelini ödemekle; kiraya veren ise kiralananı kullanıma uygun bulundurmakla yükümlüdür. Kural olarak, kira ilişkisinin varlığını ve aylık kira bedelinin ne kadar olduğunu ispat külfeti kiraya verene, kabul edilen kira bedelinin ödendiğinin ispat külfeti ise kiracıya düşer.
Davaya dayanak yapılan ve hükme esas alınan 06.02.2019 tarihli kira sözleşmesi ile 2008 Model Sandvik DD320 Jumbo delicinin, 05.03.2019 tarihli kira sözleşmesi ile ise Atlas Copco Rocket Boomer 282 Jumbo tünel delicinin davalıya kiralandığı, her iki sözleşmede kira süresinin teslimden itibaren 6 ay ve aylık kira bedelinin 42.000,00 TL+KDV olarak belirlendiği, ilk sözleşmeye konu makinenin 09.02.2019 tarihinde, ikinci sözleşmeye konu makinenin ise 05.03.2019 tarihinde davalıya teslim edildiği hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Her ne kadar Mahkemece; dava konusu kira bedelinden sorumlu olan davalının ödeme olgusunu ispat edemediği gibi, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinden yapılan inceleme sonucunda bir kısım ödemeler yapıldığı tespit edilmiş ve sonrasında taraflar arasında mutabakatname düzenlenmiş ise de, tarafların kira sözleşmesi nedeniyle alacaklarını cari hesap ilişkisine yansıtmasının zorunlu olmadığı, her durumda yazılı kira sözleşmeleri karşısında davalı tarafın kira bedellerinin ödendiğini ispat etmek zorunda olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; tarafların tacir olduğu durumlarda, sorumluluklarının takdir ve tayininde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 18/2 maddesi gereği tarafların basiretli davranma yükümlülüğünün dikkate alınması gerektiği, her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesinin zorunluluk olduğu, tüzel kişi tacirin tüm işlerinin ticari iş niteliğinde olduğu, tacirlerin tacir olmayan kişilerin ileri sürebileceği savunmalardan yararlanamayacağı ve gelişi güzel bir şekilde, haklarını kullanırken ve borçlarını ifa ederken, bazı hususları bilmediğini iddia edemeyeceği ya da gerekli tüm özeni gösterseydi bile, farkına varamayacağını ileri süremeyeceğinin kabulü gerektiği tartışmasız olup, davacı tarafça ifade edildiği üzere taraflar arasındaki 06.02.2019 tarihli taşınır kira sözleşmesinin 09.08.2019 tarihinde, 05.03.2019 tarihli sözleşmenin ise 07.05.2019 tarihinde kiralananların davacıya iade edilmesiyle sona erdiği, dosya kapsamında bulunan 'Mutabakat Mektubu' başlıklı belge ile de, 31.12.2019 tarihi itibariyle taraflar arasındaki borç bakiyesinin 57.898,12 TL olduğu hususunda mutabık kalındığının taraflarca ayrı ayrı imzalanmak suretiyle kabul edildiği, davacının ilgili mutabakatnamenin kira alacaklarını kapsamadığı iddiasının, basiretli davranma yükümlülüğü karşısında dinlenemeyeceği, kaldı ki dava konusu kira ilişkisi haricinde taraflar arasında başkaca bir ilişkisinin bulunduğu hususunun da iddia ve ispat edilmediği anlaşılmakla, taraflar arasındaki kira ilişkisinin sona ermesinden yaklaşık beş ay sonra düzenlenen ilgili mutabakat mektubu dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Benzer Kararlar
Kira Sözleşmesinde Kefaletin Geçerliliği
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/300
Karar No
2025/3732
Karar Tarihi
1 Temmuz 2025
Oy Durumu
Oy birliği
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI
HESAPLAMA ARAÇLARI