KİRA HUKUKU · ONAMA
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi: Sözleşmeye Aykırılıkta Otuz Günlük Süre
2025/3640 E., 2026/1142 K. · 3 Mart 2026
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 22 Ekim 2026
Kararın Özeti
Fabrikanın kiralanan bölümlerinde sözleşmedeki yük sınırına aykırı kullanım bulunduğu ileri sürülerek tahliye istendi. Aykırılığın giderilmesi bildirilmiş olsa da kiracıya kanunda öngörülen en az otuz günlük süre verilmemişti. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, dosyadaki kullanımın ağır zarar veya kiraya veren açısından çekilmezlik istisnasına da girmediğini kabul etti. Bu nedenle tahliye talebinin reddi onandı. Kiraya verenin ileri sürdüğü teknik riskler, olağan giderim süresini kaldıran şartlar bakımından yeterli görülmedi.
Hukuki İlke
Bu olayda giderim süresi tanınmadığı ve süresiz feshi haklı kılan istisnai koşullar bulunmadığı için sözleşmeye aykırılığa dayanan tahliye talebi kabul edilmedi.
Sonuç
Kiraya verenin temyiz itirazları reddedildi; tahliye talebinin reddini koruyan Bölge Adliye Mahkemesi kararı oy birliğiyle onandı.
İlgili Mevzuat
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu — m. 316
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 370/1
Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1796 E., 2025/1822 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/1861 E., 2024/... K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından duruşma talepli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma talebinin kararın niteliği itibariyle reddine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili şirkete ait dava konusu fabrikanın belirli bölümlerinin 01.02.2022 tarihli kira sözleşmesiyle davalıya kiraya verildiğini, sözleşmede üst katlar için m² başına 750 kg yük sınırı öngörülmesine rağmen davalının forklift ve yüklerle bu sınırı sürekli aştığını, yapılan sözlü uyarılar, tutanaklar, noter ihtarnameleri ve tespitlere rağmen aykırılıkların giderilmediğini, aksine devam ederek yapısal risk, can ve mal güvenliği tehlikesi ile yangın gibi olumsuzluklara neden olunduğunu, ayrıca bakım, temizlik ve kullanım yükümlülüklerinin de ihlal edildiğini, her ne kadar kira bedelleri ödenmiş olsa da sözleşmeye aykırılıkların sürdüğünü ileri sürerek; sözleşmeye aykırılık nedeniyle kira sözleşmesinin feshi ile davalının taşınmazdan tahliyesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; tarafların tacir olması nedeniyle zorunlu arabuluculuk şartının yerine getirilmediğini, kiralananın sözleşmeye uygun şekilde kullanıldığını, davacı tarafından tek taraflı düzenlenen tutanakların ve tarafların katılımı olmadan alınan tespit raporlarının bağlayıcı ve yeterli delil niteliği taşımadığını, teknik inceleme gerektiren hususların uzman bilirkişilerce değerlendirilmesi gerektiğini, kendi mühendislerince yapılan ölçümlerde yük sınırının aşılmadığını, ihtara rağmen devam eden bir aykırılık bulunmadığını, aksi kabul edilse dahi aykırılığın giderilmesi için kendilerine uygun süre verilmeden fesih talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; her ne kadar taraflar tacir ise de davanın akde aykırılık sebebiyle açıldığı, davanın açıldığı tarih itibariyle kira sözleşmesinden kaynaklanan tahliye davalarının zorunlu arabuluculuk kapsamında olmadığı, taraflar arasındaki 01.02.2022 tarihli kira sözleşmesinde kararlaştırılan m² başına 750 kg yük sınırının davalı tarafça forklift kullanımıyla aşıldığı ve bu suretle sözleşmeye aykırı kullanımın bulunduğu hususu mevcut tutanaklar ve bilirkişi raporuyla sabit olmakla birlikte, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (6098 sayılı Kanun) 316. maddesi uyarınca kiracıya aykırılığın giderilmesi için zorunlu olarak tanınması gereken otuz günlük sürenin ihtarname ile tanınmadığı gibi somut aykırılığın kiralananı çekilmez hale getiren ya da açıktan fena kullanım oluşturacak nitelikte bulunmadığı, bu nedenle fesih ve tahliye koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davanın usulden mi yoksa esastan mı reddedildiğinin açıkça belirtilmemesinin hükmün belirlilik ve çelişkisizlik ilkelerine aykırılık teşkil ettiğini, ön inceleme aşamasında bilirkişi incelemesi yapılmaksızın verilen ret kararına rağmen, nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin usulden ret kararı ile bağdaşmadığı gibi, esastan ret olarak kabulü halinde ise kiralananın sözleşmeye aykırı kullanımının taşınmazın statik yapısına, taşıma kapasitesine ve ekonomik ömrüne etkisinin teknik olarak araştırılmamasının eksik inceleme niteliğinde bulunduğunu, ayrıca davalının kira sözleşmesinde açıkça düzenlenen yük sınırını aşarak forkliftle ağır yük taşıması suretiyle kiralanana kasten zarar vermekte olduğunu, bu aykırılığın süreklilik arz ettiği gibi iş sağlığı ile güvenliğini tehlikeye sokacak boyuta ulaştığını, 6098 sayılı Kanunun 316/3 maddesi kapsamında “pek fena kullanım” halinin mevcut olduğunu, bu nedenle ihtar ve süre verilmesine gerek olmaksızın sözleşmenin feshi ve tahliye kararı verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sözleşmeye aykırılık nedeniyle tahliye istemine ilişkindir.
Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, davacı tarafından davalı kiracıya gönderilen ihtarnamede akde aykırılıkların giderilmesi bildirilmiş ise de, akde aykırılığın giderilmesi için 6098 sayılı Kanunun 316. maddesinde en az otuz gün olarak belirtilen sürenin verilmediği, keza bahsi geçen aykırılığın kiralanana ağır zarar verme veya kiraya veren bakımından çekilmez hal bulunma şartını kapsamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Karşılaştırmalı Okuma
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi: Üç Yıllık Kirada On Yıllık Uzama Hesabı
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi: Dövizli Kira Takibinde Karşıoy
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3640
Karar No
2026/1142
Karar Tarihi
3 Mart 2026
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI
HESAPLAMA ARAÇLARI