top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

KİRA HUKUKU  ·  BOZMA

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi: Haksız Fesihte Kira ve Kâr Kaybı

 

2025/6117 E., 2026/3470 K. · 3 Haziran 2026

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 21 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Kiraya verenin kira ilişkisini haksız biçimde sona erdirmesinden doğan kâr kaybı, benzer işletmenin elde edebileceği kâr da araştırılarak hesaplanmalıdır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, bu dosyada başka bir yer kiralamak için belirlenen bir yıllık makul süreyi uygun buldu; ancak hükmedilen tazminatın yeterli incelemeye dayanmadığını belirledi. Emsal işletmenin kârı gözetilerek zararın hesaplanması gerektiği için karar bozuldu. Bir yıllık süre bütün kira uyuşmazlıkları için belirlenmiş genel bir süre değildir; incelenen talep yalnız kâr kaybına ilişkindir.

 

Hukuki İlke

 

Kiraya verenin haksız feshi nedeniyle istenen kâr kaybı, somut makul süre ve benzer işletmenin kazanç imkânı araştırılarak belirlenmelidir.

 

Sonuç

 

Bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu reddeden kararı kaldırıldı; ilk derece kararı kâr kaybına ilişkin eksik inceleme nedeniyle davacı yararına oy birliğiyle bozuldu.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 371, 373/1
    Bozma ve istinaf kararının kaldırılması.

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

 

SAYISI : 2024/871 E., 2025/1410 K.

 

İLK DERECE MAHKEMESİ : Kaş Sulh Hukuk Mahkemesi

 

SAYISI : 2019/64 E., 2022/408 K.

 

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

 

I. DAVA

 

Davacı vekili; taraflar arasında imzalanan15.04.2009 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesi ile davalıya ait villanın işletilmek üzere davacı tarafından kiralandığını, ancak kira sözleşmesine rağmen davalının kiralananın işletilmesine izin vermediğini, villanın bahçe kapısını kilitlediğini ve davacının villaya girmesini engellediğini, yasal olarak işletmesi devralınan villanın davalı tarafından dava dışı kişiye satıldığını, kira sözleşmesine güvenerek ve davalıya inanarak resmi kurumlara başvuruda bulunup masraf yapan davacının sezon sonuna kadar para kazanamadığını ileri sürerek, kira sözleşmesi süresi boyunca mahrum kaldığını kârın tazminini talep etmiştir.

 

II. CEVAP

 

Davalı vekili; davacının kira sözleşmesine konu olan kira bedellerini ödemediğini, davacı ile eşinin müvekkili ile müvekkilinin kardeşine ait olan 2 adet arabayı götürerek geri vermediklerini, söz konusu araçlar hakkında açılan dava kabul edilerek her araç için 10.000,00 TL olmak üzere 20.000,00 TL'nin davacının eşinden tahsiline hükmedildiğini, davacı ve eşinin kötüniyetli olarak hareket ettiklerini, taşınmazını satılmadığını, iddia edilen zararın ne olduğunun açıklanmadığını ve belgelenmediğini, ispat yükünün davacı taraf üzerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

 

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

 

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kiralananın tatil amaçlı kiraya verilen villa işletmesi vasfında olduğu, benzer bir işletme kiralaması için geçecek sürenin bir yıl olduğu, haksız fesih nedeniyle davacının aynı şartlarla başka bir yeri kiralaması için gereken makul süre olan bir yıllık kâr kaybını isteyebileceği, bilirkişilerce 2012 yılı için 287,34 TL kâr mahrumiyeti hesaplandığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile 287,34 TL'nin tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

 

IV. İSTİNAF

 

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kiralanandan eylemli olarak tahliye edilen davacının aynı vasıfta bir yeri bulması için gereken sürenin bir yıl olduğu, bir yıllık gelir kaybı yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olmasının yerinde olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

 

V. TEMYİZ

 

A. Temyiz Sebepleri

 

Davacı vekili; taşınmaza masraf yapılarak eşyalar satın alındığını, bunların Mahkeme aracılığıyla tespit edildiğini, davalının engellemesi nedeniyle sezon sonuna kadar kâr elde edilemediği gibi sözleşme sonrasında da elde edilecek gelirdende mahrum kalındığını, munzam zararın doğduğunu, sadece kâr mahrumiyetine karar verilmesinin hatalı olduğunu, hükmedilen tutarın hakkaniyete aykırı bulunduğunu, diğer taleplerin gerekçesiz reddinin hatalı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

 

B. Gerekçe ve Değerlendirme

 

Uyuşmazlık, kira sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.

 

1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeye, dava dilekçesi ile kâr kaybı zararının tazmininin talep edilmesi ve başkaca bir zarar kalemine yer verilmemesi nedeniyle Mahkemece taleple bağlı kalınarak kar kaybına hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

 

2. Somut olayda taraflar arasında 15.04.2009 başlangıç tarihli, 5 yıl süreli ve aylık 400,00 TL bedelli kira sözleşmesi bulunduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesi davalı tarafından eylemli olarak sona erdirilmekle haksız feshedilmiş, benzer mahiyette bir yerin kiralanması hususunda gereken makul sürenin bir yıl olduğu usulünce tespit edilmiştir.

 

Her ne kadar, Mahkemece; bir yıllık kâr kaybı olarak 287.34 TL'ye hükmedilmiş ise de zararın belirlenmesi kapsamında, kiralananla benzer şekilde faaliyete devam eden emsal iş yerinin elde edebileceği kar da gözetilerek kiracının zararının hesaplanması ve hakkaniyete uygun bir tazminata hükmedilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

 

VI. KARAR

 

Açıklanan sebeplerle;

 

1.Davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,

 

2.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge

 

Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,

 

3.İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA,

 

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,

 

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

 

03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

 

 

Karşılaştırmalı Okuma

 

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi: Riskli Yapıda Kiracının Kâr Kaybı

Tüm Kira Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

Kira ve Tahliye Davaları

Kira Artış Oranı Hesaplama

Kira Tespit Davası Tarihleri

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

 

Esas No

2025/6117

 

Karar No

2026/3470

 

Karar Tarihi

3 Haziran 2026

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

Kira ve Tahliye Davaları

Tüm Çalışma Alanları ›

 

HESAPLAMA ARAÇLARI

Kira Artış Oranı Hesaplama

Kira Tespit Davası Tarihleri

Tüm Hesaplama Araçları ›

bottom of page