KİRA HUKUKU · KARAR DÜZELTME İSTEMİNİN REDDİ
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi: Makul Süre ve Karar Düzeltme
2026/210 E., 2026/2201 K. · 15 Nisan 2026
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 22 Ekim 2026
Kararın Özeti
Kiracının teminat iadesi davası ile kiraya verenin kira alacağına ilişkin davası birlikte görülmüştü. Önceki bozmalarda tahliye sonrası makul süre bedeli, teminatın mahsubu ve asıl davada yeniden hüküm kurulmaması gerektiği açıklanmıştı. Bu karar ise söz konusu bozmanın düzeltilmesi talebine ilişkindir. Daire, önceki bozmanın gereklerinin yerine getirilmediğini belirterek karar düzeltme istemini reddetti. Yeni bir tahliye kararı veya ilk kez verilmiş bozma olarak sunulmadı.
Hukuki İlke
Bozmaya uyulmasına rağmen makul süre alacağı hakkında hüküm kurulmaması ve bozma dışında kalan davada yeniden hüküm kurulması önceki bozmanın gerekçeleridir.
Sonuç
Davalı birleşen davacının karar düzeltme istemi oy birliğiyle reddedildi; önceki bozma kararı korunmuş oldu.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/62 E., 2023/601 K.
Mahkeme bozmaya uyularak verilen kararın, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece verilen 12.03.2025 tarihli ilamla Mahkeme kararının bozulmasına dair verilen kararın davacı karşı davalı vekili tarafından düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı kiracılar vekili; yapılan ihale sonucunda 01.01.2014 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi ile beş katlı taşınmazın müvekkillerine kiralandığını, yaptırılan tespit sonucunda taşınmazın kullanılabilir hale getirilmesi için 1.043.000,00 TL tadilat masrafı belirlendiğini, kiraya verene yapılan ihtara rağmen tadilatlar yapılmadığından 26.08.2014 keşide tarihli ihtarname ile sözleşmenin başlangıç tarihinden itibaren feshedildiğini ileri sürerek; teminat bedeli olarak verilen 112.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsili ile borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Birleşen davada davacı kiraya veren vekili; aylık peşin olarak ödenmesi gerekirken ödenmeyen kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalılar tarafından haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamına ve lehlerine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Asıl davada davalı vekili; davacıların öncesinde taşınmazı inceleyerek ihaleye katıldığını, kira sözleşmesinde taşınmazın kullanıma hazır olduğunun belirtildiğini, davalının kısıtlı olması nedeniyle vesayet makamı tarafından davacının talepleri incelenerek, taşınmazda yapılacak 215.450,00 TL tadilat giderinin kira bedelinden mahsup edilebileceğine karar vermesine rağmen davacıların kötüniyetle hareket ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
2. Birleşen davada davalılar vekili; davanın reddini istemiştir.
III. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Bozmaya uyan Mahkemece verilen 09.01.2020 tarihli kararla; asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, 158.400,00 TL icra inkar tazminatının birleşen dosya davalılarından müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; karar, asıl davada davacılar vekili tarafından asıl ve birleşen davaya ilişkin olarak temyiz edilmiştir.
2. Dairece verilen 25.11.2020 tarihli ilamla; asıl davaya ilişkin tüm, birleşen davaya ilişkin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra," Mahkemece, kiralananın tahliye tarihinin belirlenerek teminatın takibe konu borçtan mahsubunun gerekip gerekmeyeceği yönünde bir hüküm kurulması gerekir." gerekçesiyle, karar bozulmuş; söz konusu karara karşı, asıl davada davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
3. Dairece verilen 08.06.2021 tarihli ilamla; asıl davada davacılar vekilinin sair düzeltme istemlerinin reddine karar verildikten sonra, "... Her ne kadar dosya kapsamında kiracının anahtar teslimini ispata ilişkin yazılı bir belge bulunmamakta ise de, kiraya verenin vasisinin vesayet makamına 10.09.2014 tarihinde yapmış olduğu başvuru nazara alındığında, kiralanan taşınmazın bu tarihte kiraya verenin hakimiyet alanına geçtiği anlaşılmakta olup, tahliye tarihinin 10.09.2014 olarak kabulü gerekir. Bu itibarla; davalıların tahliye tarihi olan 10.09.2014'e kadar ödenmeyen kira borçlarından sorumlu olduğu, bu tarihten sonra da, ancak kira dönemi sonu ile sınırlı olmak kaydıyla, Mahkemece bilirkişi marifetiyle belirlenecek, taşınmazın yeniden aynı koşullarla kiraya verilebileceği makul süreye ilişkin kira bedelinden sorumlu olabileceği, makul süre kira bedeli alacağı, tazminat niteliğinde bulunup likit olmadığından, bu bedel yönünden davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği ve yine sözleşmenin (7.) maddesinde '' teminatın kira bedeline mahsup edilemeyeceği, tahliye anında varsa kiracının ödemekle yükümlü olduğu giderler ile kira borçları ve kiralanana verilen zararların bedeli mahsup edildikten sonra iade olunacağı '' düzenlendiğinden, teminatın borçtan mahsubu gerektiği değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekir. " gerekçesiyle, birleşen davaya ilişkin hükmün belirtilen gerekçeyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozmaya uyan Mahkemece verilen ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla; 03.11.2021 tarihli bilirkişi raporunda 10.09.2014 tahliye tarihine kadar birikmiş kira bedeli ve işlemiş faiz 600.563,34 TL olup 10.11.2014 tarihine kadar kiraya verilebileceği kanaatiyle 10.09.20 14... .11.2014 arasında 60 günlük dönem için 133.201,20 TL kira alacağının tespit edildiği, toplamda ise 733.764,54 TL birikmiş faizli kira bakiyesi hesaplandığı gerekçesiyle; Yargıtay bozma ilamı ve alınan tüm bilirkişi raporları uyarınca asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile taraflar arasındaki kira sözleşmesi hükmü uyarınca 10.09.2014 tarihine kadar işlemiş olan kira borcundan (550.000,00 TL) teminat bedeli olan 112.500,00 TL'nin mahsubu ile takip tarihi itibariyle asıl alacak 437.500,00 TL ve 51.764,54 TL işlemiş faizi bakımından takibin devamına, asıl alacak tutarı olan 437.500,00 TL üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatının birleşen dosya davalılarından müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
Dairece verilen 12.03.2025 tarihli ilamla; taraf vekillerinin sair temyiz itirazları reddedilikten sonra Mahkemece; bozma kararına uyulduğu halde bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği, davalıların tahliye tarihi olan 10.09.2014'e kadar ödenmeyen kira borçlarından sorumlu olduğu, bu tarihten sonra da kira dönemi sonuyla sınırlı olmak kaydıyla kiralananın yeniden aynı koşullarla kiraya verilebileceği makul süreye ilişkin kira bedelinden sorumlu olacağı gözetilerek bir karar verilmesi gerektiği belirtildiği halde, makul süre kira bedeline ilişkin olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmadığı birbirinden bağımsız nitelikte müstakil davalar olan asıl ve birleşen dava bakımından Mahkemece asıl davanın reddine dair verilen 09.01.2020 tarihli kararın bozmanın kapsamı dışında kalması nedeniyle yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde esası hakkında yeniden hüküm kurularak davalı lehine karar tarihindeki avukatlık ücret tarifesine göre vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğundan bahisle kararın bozulmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı birleşen davacı vekili kararın düzeltilmesi isteminde bulunmuştur.
VI. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Sebepleri
Davalı birleşen davacı vekili; sözleşme sırasında verilen teminatın kira borcundan mahsubu nedeniyle alacağın hatalı hesaplandığını ileri sürerek kararın düzeltilmesini istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sözleşmeden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
Karar düzeltme yoluyla incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle Dairenin bozma ilamında da belirtildiği üzere bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmediğinin anlaşılmasına göre, davalı birleşen davacının karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiştir.
VII.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı birleşen davacı vekilinin karar düzeltme isteminin reddine,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar düzeltme harcının ve para cezasının talep edene yükletilmesine,
15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İlgili Hukuk Alanı
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/210
Karar No
2026/2201
Karar Tarihi
15 Nisan 2026
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI
HESAPLAMA ARAÇLARI