top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

CEZA HUKUKU  ·  BOZMA  ·  TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİ

Yargıtay 4. Ceza Dairesi
Kimlik Soran Bekçiye Hakarette Görev Bağı

 

2024/10621 E., 2026/11892 K. · 23 Haziran 2026

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 30 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Kimlik isteyen bekçilere edilen hakaret her durumda kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret sayılır mı? Yargıtay 4. Ceza Dairesi, bu suçta hakaretin yürütülen kamu göreviyle nedensellik bağı taşıması gerektiğini belirtti; kimlik sorma yetkisinin bekçilere 7245 sayılı Kanunla tanındığını, olay tarihinde ise bu yetki bulunmadığından eylemin Türk Ceza Kanununun 125/1. maddesindeki hakareti oluşturduğunu kabul etti. Daire ayrıca, sanığın istinafta sunduğu kayıtların bilirkişiye incelettirilmesini ve eylemlerin sırası gözetilerek haksız tahrik oranının yeniden belirlenmesini istedi. Hakaret hükmü oy birliğiyle bozuldu; kesin nitelikteki kasten yaralama hükümlerine yönelik temyiz istemi reddedildi.

 

Hukuki İlke

 

Daire, kamu görevlisine görevinden dolayı hakarette hakaretin yürütülen kamu görevi nedeniyle yapılması ve görevle eylem arasında nedensellik bağı bulunması gerektiğini esas alarak, bekçilere kimlik sorma yetkisinin 7245 sayılı Kanunla tanındığını ve olay tarihinde bu yetkinin bulunmadığını belirtti; kimlik istemeleri üzerine bekçilere edilen hakaretin Türk Ceza Kanununun 125/1. maddesindeki suçu oluşturduğunu kabul etti.

 

Sonuç

 

Kesin nitelikteki kasten yaralama hükümlerine yönelik temyiz istemi oy birliğiyle reddedildi; hakaret hükmüne ilişkin bölge adliye mahkemesi kararı, sanığın temyizi yerinde görülerek oy birliğiyle bozuldu. Dava dosyası ilk derece mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneği ise bölge adliye mahkemesi ceza dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edildi.

 

Kararın Dosyaya Etkisi

 

İlk derece mahkemesi, eylemi Türk Ceza Kanununun 125/1. maddesine göre yeniden değerlendirecek; sanığın sunduğu kayıtları bilirkişiye inceletip olayın gelişimine göre haksız tahrik oranını yeniden belirleyecek. Kasten yaralama hükümleri, temyiz incelemesine tabi olmadığından bu bozmanın dışında kaldı.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — m. 125/3-a, 6/1-c, 125/1, 129
    Dairenin görevden dolayı hakaretin unsurlarını, kamu görevlisi tanımını, eylemin uyduğu hakaret hükmünü ve yeniden değerlendirilecek haksız tahriki belirlerken dayandığı hükümler.

  • 7245 sayılı Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu
    Dairenin bekçilere kimlik sorma yetkisinin bu Kanunla tanındığını ve olay tarihinde bu yetkinin bulunmadığını belirlerken dayandığı düzenleme.

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m. 286, 298/1, 302/2, 304
    Dairenin kasten yaralama hükümlerine yönelik temyiz istemini kesinlik nedeniyle reddetmesinin, hakaret hükmünü bozmasının ve dosyayı göndermesinin usul dayanakları.

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

 

SAYISI : 2024/966 E., 2024/1176 K.

 

SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama

 

HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi

 

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

 

Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında;

 

Kasten yaralama suçundan kurulan hükümlerin kesin nitelikte olduğu,

 

Hakaret suçundan verilen hükmün ise temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

 

I. HUKUKÎ SÜREÇ

 

Sanık hakkında hakaret ve kasten yaralama suçlarından İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet kararlarına yönelik olarak Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

 

II.TEMYİZ SEBEPLERİ

 

Sanığın temyiz istemi özetle; cezalandırılmasına yeterli somut delil bulunmadığına, yalnızca bekçilerin anlatımı ile hüküm kurulduğuna, beraatine karar verilmesine bu nedenlerle hükümlerin bozulmasına ilişkindir.

 

III. GEREKÇE

 

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

 

Ancak;

 

1. 5237 sayılı Kanun'un 125/3-a maddesinde düzenlenen hakaret suçunda mağdur kamu görevlisi olup kamu görevlisinin, anılan Kanun'un altıncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde “kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi” olarak tanımlanması, dolayısıyla her olayda, mağdurun kamu görevlisi olup olmadığının anılan maddedeki tanım çerçevesinde belirlenmesi, ayrıca hakaretin yerine getirilen kamu görevi nedeniyle yapılması, kamu görevi ile hakaret eylemi arasında nedensellik bağının bulunması gerekir. Bu kapsamda, katılanların ve şikayetçinin sanıktan kimlik istemeleri üzerine sanığın, bekçilere hakaret ettiği anlaşılmakla; 11.06.2020 tarihinde kabul edilen, 18.06.2020 tarihli ve 31159 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğü giren 7245 sayılı Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanun'u uyarınca çarşı ve mahalle bekçilerine durdurma, kimlik sorma ve benzer yetkilerin tanınması karşısında; suç tarihinde çarşı ve mahalle bekçilerinin kimlik sorma yetkilerinin bulunmadığı, bu haliyle sanığın hakaret eyleminin kamu görevlisine karşı görevinden dolayı olmaması sebebiyle 5237 sayılı Kanun'un 125/1. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğunun gözetilmemesi,

 

2. Kabule göre; sanığın 21.12.2020 tarihli istinaf başvuru dilekçesi ekinde sunduğu ve olay anına ait görüntülerin olduğunu beyan ettiği USB bellekteki kayıtların bilirkişi vasıtasıyla çözümlenip, incelemesi yaptırılarak olayın çıkış nedeni ile gelişmesi değerlendirilip, eylemlerin öncelik sonralık ilişkisi de dikkate alınarak, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 129. maddesinde düzenlenen haksız tahrik oranının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

 

Bozmayı gerektirmiştir.

 

IV. KARAR

 

A. Kasten Yaralama Suçu Yönünden

 

Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince verilen kararların 5271 sayılı Kanun'un 286. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu ve temyiz incelemesine tabi bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın temyiz isteminin, aynı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, oy birliğiyle REDDİNE,

 

B. Hakaret Suçu Yönünden

 

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

 

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Bakırköy 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

 

23.06.2026 tarihinde karar verildi.

 

 

Benzer Kararlar

 

Karşılıklı Hakarette Haksız Tahrik

Tüm Ceza Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

İçtihatlar

Ceza Hukuku

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 4. Ceza Dairesi

 

Esas No

2024/10621

 

Karar No

2026/11892

 

Karar Tarihi

23 Haziran 2026

 

Oy Durumu

Oy birliği

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

Ceza Hukuku

Tüm Çalışma Alanları ›

 

HESAPLAMA ARAÇLARI

İnfaz ve Yatar Hesaplama

Tüm Hesaplama Araçları ›

bottom of page