USUL HUKUKU · BOZMA
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Usule Aykırı Ara Karar ve Bilirkişi Ücreti
2024/10639 E., 2026/860 K. · 20 Ocak 2026
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 1 Kasım 2026
Kararın Özeti
Hakem heyeti, muayenesiz rapor öngören bir ara karar için verdiği kesin sürede bilirkişi ücreti yatırılmadı diye tazminat başvurusunu usulden reddedebilir mi? Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, davacı muayene edilmeden yalnız tedavi belgeleri üzerinden rapor alınmasını öngören ara kararın usulüne uygun olmadığını ve böyle bir raporun kaza tarihindeki yönetmeliğe uymayacağını belirterek usulden ret kararını yerinde bulmadı. Davacının sunduğu raporu da yönetmeliğe uygun saymayan Daire, usulüne uygun rapor sunması için davacıya süre verilmesi gerektiğini kabul etti. Uyuşmazlık hakem heyetinin usulden ret kararına yapılan itirazı reddeden itiraz hakem heyeti kararı oy birliğiyle bozuldu.
Hukuki İlke
Daire, davacı muayene edilmeden bilirkişi heyetince yalnız tedavi belgeleri üzerinden rapor hazırlanmasını öngören ara kararın usulüne uygun olmadığını ve bu yolla alınacak raporun kaza tarihindeki yönetmeliğe uymayacağını esas alarak, bu ara karar için verilen kesin sürede bilirkişi ücretinin yatırılmamasına dayanan usulden ret kararını doğru bulmadı ve davacıya usulüne uygun rapor sunması için süre verilmesi gerektiğini kabul etti.
Sonuç
Daire, davacı vekilinin temyiz itirazlarını kabul ederek itiraz hakem heyeti kararını oy birliğiyle bozdu. Dosya mahkemeye gönderildi.
Kararın Dosyaya Etkisi
İtiraz hakem heyeti davacıya, raporunu aldığı üniversite dışındaki bir üniversite hastanesinin adli tıp bölümünden, yaralanmanın gerektirdiği dallardan hekimlerin yer aldığı heyetçe muayenesi yapılarak kaza tarihindeki yönetmeliğe göre düzenlenecek ve kazayla illiyet bağını kuracak bir rapor sunması için süre verecek; sonucuna göre yeniden karar verecek.
İlgili Mevzuat
Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik
Daire, davacının sunduğu raporun bu yönetmeliğe uygun olmadığını, ara kararla alınması öngörülen muayenesiz raporun da uygun olmayacağını belirtti.
Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2024/759 D.İş-2024/742 K.
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SAYISI : 2024/İHK-40076
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI : K-2024/207682
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının ZMSS poliçesi ile sigortaladığı aracın, davacının sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması ile 03.11.2022 tarihinde yaralamalı iki taraflı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, davalı tarafa başvuru yapıldığını beyanla belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 240.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 750,00 TL rapor ücreti olmak üzere toplam 240.750,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça dava öncesinde müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davacının sunmuş olduğu maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet oranının belirlenmesi için rapor alınması gerektiğini, ceza dosyasında uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacıya kaza nedeniyle SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilinin poliçe limitleri dahilinde ve sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, müvekkili tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün %50 oranında kusurlu olduğunu, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müvekkilinin rapor ücretinden sorumlu olmadığını, dava tarihinden itibaren yasal faize karar verilebileceğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini beyanla başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafça kendisine verilen kesin süre içerisinde bilirkişi ücretinin yatırılmamış olması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının usul ve yasaya uygun olması nedeniyle itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; sundukları maluliyet raporunun usulüne uygun olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacının sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması suretiyle meydana gelen iki taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp malul kalması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 16.08.2023 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, raporun düzenlendiği yönetmelikte isabetsizlik olmadığı, ancak anılan raporda davacıda kaza nedeniyle meydana gelen hipertrofik skar ve keloid nedeniyle %5 oranında maluliyetin tespit edildiği, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ekindeki Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Engel Oranları Alan Kılavuzunda yer alan “Deri-hipertrofik skar ve keloid" bölümünde bu husus nedeniyle maluliyet oranı belirlenirken skar izinin vücut yüzeyinin %1-9’unu kaplaması şartı bulunduğu, anılan raporda ise bu yönde bir değerlendirme yapılmaksızın maluliyetin tespit edildiği, raporun bu nedenle yönetmelik hükümlerine uygun hazırlanmadığı anlaşılmıştır.
Bununla birlikte, Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 28.02.2024 tarihli ara kararı ile davacının kazadan kaynaklanan maluliyet oranının tespiti için adli tıp bilirkişisinden bilirkişi raporu alınmasına karar verildiği, ara kararda bilirkişi ücretinin yatırılması için davacı tarafa kesin süre verildiği, bilirkişi ücretinin yatırılmaması halinde davacı tarafın bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı yönünde ihtarat yapıldığı, davacı vekilince verilen kesin sürede bilirkişi ücretinin yatırılmadığı, kesin süre içerisinde bilirkişi ücretinin ödenmemesi nedeniyle bilirkişi raporu alınamadığı, davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin mevcut deliller çerçevesinde sübut bulmamış olması sebebiyle başvurunun usulden reddine karar verildiği, karara davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının reddine karar verildiği, kararın davacı vekilince temyiz edildiği görülmüştür.
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 28.02.2024 tarihli ara kararının incelenmesinde; davacının muayenesi yapılmaksızın, adli tıp uzmanlarından oluşan bilirkişi heyeti tarafından tedavi evrakları üzerinden hazırlanacak bir rapor alınmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Bu haliyle ara kararın usulüne uygun hazırlanmadığı ve ara karar ile alınmasına karar verilen bilirkişi raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olmayacağı açıktır.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının maluliyet oranının tespiti için davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına dikkat edilerek davacının dava konusu olay nedeniyle tüm tedavi evraklarının getirtilip değerlendirmek ve davacının da muayene edilmesi suretiyle davacı tarafın maluliyet raporu aldığı üniversite haricindeki başka bir Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden içerisinde davacının yaralanmasına uygun belirlenen uzman doktorların bulunduğu heyetten olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli, kaza ile illiyet bağı kuran rapor alınıp sunulması için davacıya süre verilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Benzer Kararlar
Kesin Sürede Sunulamayan Maluliyet Raporu
Aktüer Raporundaki Hata ve Ek Rapor Ücreti
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/10639
Karar No
2026/860
Karar Tarihi
20 Ocak 2026
Oy Durumu
Oy birliği
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI