top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

CEZA HUKUKU  ·  BOZMA

Yargıtay 5. Ceza Dairesi
Geri Bırakmada Kabul Şartının Kaldırılması

 

2025/7853 E., 2026/5885 K. · 13 Nisan 2026

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 20 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Sanık istemediği için hükmün açıklanmasının geri bırakılması reddedilebilir mi? Yargıtay 5. Ceza Dairesi, hükmün 01.06.2024 tarihinden sonra kurulduğu bu dosyada sanığın kabulünün aranmayacağını belirterek ilk derece mahkemesinin bu gerekçeyle geri bırakmayı reddetmesini hukuka aykırı buldu. Daire, 7499 sayılı Kanunla kabul şartının kaldırıldığını, geçiş hükmüne göre şartın bu tarihten önce verilen geri bırakma kararlarında aranmaya devam ettiğini açıkladı. Giderilecek zararın manevi zararı kapsamadığını ve geri bırakmanın seçenek yaptırım ile ertelemeden önce değerlendirilmesi gerektiğini de vurgulayan Daire, ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünü oy birliğiyle bozdu.

 

Hukuki İlke

 

Daire, hükmün 01.06.2024 tarihinden sonra kurulduğu bu dosyada 7499 sayılı Kanunla Ceza Muhakemesi Kanununun 231/6. maddesinden çıkarılan kabul şartının aranmayacağını, bu nedenle geri bırakma hakkında sanığın istememesine dayanılmadan maddedeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilerek karar verilmesi gerektiğini kabul etti.

 

Sonuç

 

Mahkûmiyet hükmü, sanık müdafiinin temyizi üzerine Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle bozuldu ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iletilmesine karar verildi.

 

Kararın Dosyaya Etkisi

 

İlk derece mahkemesi, sanığın kabulünü aramadan Ceza Muhakemesi Kanununun 231/6. maddesindeki koşulları değerlendirecek, sanığın yeniden suç işleyip işlemeyeceği konusunda bir kanaate ulaşarak geri bırakma hakkında yeniden karar verecek. Daire, diğer temyiz itirazlarını yerinde görmedi.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 7499 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun — m. 22
    Dairenin, kabul şartının hangi geri bırakma kararlarında aranmaya devam edeceğini belirlerken dayandığı geçiş hükmünü Ceza Muhakemesi Kanununa ekleyen madde.

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m. 231/5, 231/6, geçici 6/2-d
    Dairenin geri bırakmanın koşullarını, kaldırılan kabul şartını ve geçiş hükmünü değerlendirirken dayandığı hükümler.

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — m. 257/2, 50/1-a
    İlk derece mahkemesinin mahkûmiyet hükmünde uyguladığı suç tanımı ile hapis cezasını seçenek yaptırıma çevirdiği hüküm.

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m. 302/2, 307/5, 304/4
    Dairenin bozma kararının ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesinin dayanağı olarak gösterdiği usul hükümleri.

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kaynak Metin Notu

 

Bu karar, 5 Aralık 2024’te kurulan hükmü, 7499 sayılı Kanunla değişen düzenleme çerçevesinde incelemektedir. Karardan sonra 7589 sayılı Kanun’un 15. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinin beşinci ila on dördüncü fıkraları yeniden düzenlenmiştir. Karardaki değerlendirme, sonraki değişiklikler de dikkate alınarak kendi tarih ve olay bağlamında okunmalıdır.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

İNCELENEN KARARIN

 

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

 

SAYISI : 2024/302 Esas, 2024/475 Karar

 

SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma

 

HÜKÜM : Mahkumiyet

 

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

 

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 307/3. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

 

I. HUKUKİ SÜREÇ

 

A. Bozma

 

Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.11.2019 tarihli mahkumiyet hükmünün istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi tarafından verilen istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın sanık müdafi tarafından temyizi sonrasında Dairemizin 25.03.2024 tarihli ilamı ile hükmün bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

 

B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci

 

Bozma üzerine Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.12.2024 tarihli ve 2024/302 Esas, 2024/475 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri gereği 2 ay 15 gün hapis cezası karşılığı 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince hak yoksunluğuna karar verilmiştir.

 

II. TEMYİZ

 

A. Temyiz Sebepleri

 

Sanık Müdafinin Temyiz İstemi

 

Sanığa isnat olunan suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, sanığın kastının bulunmadığına, mevzuatta müdafiilerin bütün kararlara karşı yasa yoluna başvurmalarının zorunlu olduğuna dair bir düzenleme bulunmadığına, gerekçeli kararın şikayetçiye de tebliğ edildiğine ancak şikayetçinin duruşmada karardan haberinin olmadığını söylediğine, doğru beyanda bulunmadığı ortaya çıkan şikayetçinin beyanlarına mahkemece itibar edildiğine, mahkemenin de gerekçeli kararın şikayetçiye tebliğ edildiği tarihi esas alarak hükmü kesinleştirdiğine, herhangi bir zararın doğmadığına, İlk Derece Mahkemesinin karar gerekçesinin oluşa ve dosyadaki delillere aykırı olduğuna, kabule göre ise lehe hükümlerin uygulanması talebine rağmen 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hak mahrumiyetine hükmolunmasının isabetsiz olduğuna ve sair hususlara ilişkindir

 

B. Değerlendirme ve Gerekçe

 

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.

 

Ancak;

 

12.03.2024 tarihinde 32487 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7499 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'la yapılan değişiklikle 5271 sayılı Kanun'un 231/6. maddesinde yer alan, sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanmasını kabul şartı kaldırılarak aynı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici madde 6/2-d hükmü uyarınca 01.06.2024 tarihinden önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarında sanığın kabulü şartının aranmaya devam edileceğinin belirtilmesi ve İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine anılan tarihten sonra 05.12.2024 tarihli celsede hüküm kurulmuş olması dikkate alındığında hükmün açıklanmasının geri bırakılması için sanığın kabulünün gerekli olmadığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.06.2008 tarihli ve 2008/149 Esas, 2008/163 sayılı Kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin 5271 sayılı Kanun'un 231/5-6 maddesindeki şartlar gözetilmek suretiyle seçenek yaptırımlara çevirme ve erteleme gibi diğer kişiselleştirme nedenlerinden önce hâkim tarafından değerlendirilmesinin zorunluluk bulunduğu diğer yandan 5271 sayılı Kanun'un 231/6. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması için suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmekte ise de Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı Kararında yer alan ''Kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddî zararların esas alınması, manevî zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği'' nazara alınarak; sanığın sübut bulan eylemi nedeniyle bir zarar oluşmayıp şikayetçinin mağduriyetine neden olunduğuna dair kabul karşısında, sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları da irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, 5271 sayılı Kanun'un 231/6. maddesindeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin, sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını istemediğinden bahisle hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

 

III. KARAR

 

Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin Kararına yönelik sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

 

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,13.04.2026 tarihinde karar verildi.

 

 

Benzer Kararlar

 

Yargıtay 1. Ceza Dairesi — Geri Bırakmada Sanığın Kabul Beyanı

Tüm Ceza Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

İçtihatlar

Ceza Hukuku

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 5. Ceza Dairesi

 

Esas No

2025/7853

 

Karar No

2026/5885

 

Karar Tarihi

13 Nisan 2026

 

Oy Durumu

Oy birliği

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

Ceza Hukuku

Tüm Çalışma Alanları ›

 

HESAPLAMA ARAÇLARI

İnfaz ve Yatar Hesaplama

Tüm Hesaplama Araçları ›

bottom of page