top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

CEZA HUKUKU  ·  ONAMA  ·  BOZMA

Yargıtay 7. Ceza Dairesi
Ertelemede Denetim Süresinin Alt Sınırı

 

2023/5385 E., 2026/7814 K. · 30 Haziran 2026

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 29 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Ertelenen hapis cezasında denetim süresi, verilen cezadan kısa belirlenebilir mi? Yargıtay 7. Ceza Dairesi, Türk Ceza Kanununun 51/3. maddesine göre denetim süresinin alt sınırının mahkûm olunan ceza süresinden az olamayacağını belirterek bir yılı aşan cezaya karşın bir yıllık denetim süresi belirlenmesini hukuka aykırı buldu. Kaçakçılık davasında bir sanık yönünden bu süreyi kendisi düzelterek hükmü onadı. Diğer sanık yönünden ise aynı hatanın yanında başka dosyadaki eylemle zincirleme suç ilişkisinin araştırılmaması ve eşyanın tamamının müsadere edilmemesi nedeniyle hükmü bozdu.

 

Hukuki İlke

 

Daire, Türk Ceza Kanununun 51/3. maddesi uyarınca cezası ertelenen hükümlü için belirlenecek denetim süresinin mahkûm olunan ceza süresinden kısa olamayacağını esas alarak bir yılı aşan hapis cezasında denetim süresinin bir yıl belirlenmesini hukuka aykırı saydı.

 

Sonuç

 

Bir sanık hakkındaki hüküm, katılan idare vekilinin temyizi üzerine bozularak denetim süresine ilişkin bent ceza süresine uygun biçimde değiştirildi ve tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle düzeltilerek onandı; diğer sanık hakkındaki hüküm tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle bozuldu.

 

Kararın Dosyaya Etkisi

 

Düzeltilerek onanan hükümde zincirleme suç artırımı yerinde bulundu; ödeme gücü olmadığını bildiren ve ödeme iradesi göstermeyen sanığın etkin pişmanlık ihtarında yanıltılmış sayılamayacağı kabul edildi. Diğer sanık yönünden zincirleme suç ve mahsup araştırması, eşyanın tamamının müsaderesi ve denetim süresi yeniden ele alınacak.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — m. 51/3
    Dairenin dayanağı: ertelenen cezada denetim süresi, hükmedilen hapis cezasının süresinden kısa tutulamaz.

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — m. 43
    Dairenin, diğer sanık yönünden başka dosyadaki benzer eylemle zincirleme suç ilişkisinin tartışılmasını istediği hüküm.

  • 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu — m. 321, 322
    Bozmanın ve yeniden yargılama gerektirmeyen düzeltmenin usul dayanağı.

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

 

SAYISI : 2021/278 E., 2022/260 K

 

SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet

 

SUÇ TARİHLERİ : 18.11.2014, 04.12.2014, 08.12.2014

 

HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak sigaraların müsaderesi

 

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

 

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

 

I. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde;

 

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.01.2024 tarihli ve 2023/7-302 Esas, 2024/7 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; etkin pişmanlık ihtarı yapılan sanığın, bu parayı ödeyecek gücünün bulunmadığını beyan etmesi ve ödeme iradesinde bulunmaması karşısında, sanığın yanıltılmış sayılamayacağı cihetle, Tebliğname'de belirtilen bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

 

Sanığın zincirleme suç kapsamında eylemleri nedeniyle Mahkemece hükmedilen cezada takdiren yasal oranlar dahilinde artırım yapılmasında isabetsizlik görülmemiştir

 

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların, toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

 

Sanık hakkında 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasına hükmolunduğu halde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 51/3. maddesinde yer alan "cezası ertelenen hükümlü hakkında, 1 yıldan az, 3 yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı mahkum olunan ceza süresinden az olamaz" şeklindeki hüküm dikkate alınmaksızın mahkum olunan ceza süresinin 1 yıl 1 ay 10 gün olmasına karşılık, denetim süresinin 1 yıl olarak belirlenmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

 

Açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hükümde denetim süresinin belirlenmesine ilişkin bentte yer alan " 1 YIL " ifadesinin "1 yıl 1 ay 10 gün" olarak değiştirilmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

 

II. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde

 

Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

 

Ancak;

 

1.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarih, 2015/398 Esas ve 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;

 

Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 04.12.20 14... .12.2014, iddianame düzenleme tarihinin 27.02.2015 olduğu,

 

Sanık hakkında temyiz edilmeden kesinleşen Menderes 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/115 Esas, 2015/265 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 23.01.2015, iddianame düzenleme tarihinin ise 16.02.2015 olduğu,

 

Anılan dosyalarda sanığın eylemlerinin benzer mahiyette olduğu dikkate alınıp, kesinleşen dosyanın da aslının veya onaylı bir örneğinin bu dosya arasına alınarak, sanığın bu eylemi bir suç işleme kararı icrası kapsamında işleyip işlemediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı hususu tartışılarak, eylemin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında değerlendirilmesi halinde uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı da araştırılmak suretiyle sonucuna göre kesinleşen cezanın mahsubunun düşünülmesi ve sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,

 

2.Suça konu kaçak sigaraların tamamı hakkında müsadere kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yalnızca numune olarak alınanlar hakkında müsadere kararı verilmesi,

 

3.Sanık hakkında 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasına hükmolunduğu halde 5237 sayılı Kanun'un 51/3. maddesinde yer alan "cezası ertelenen hükümlü hakkında, 1 yıldan az, 3 yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı mahkum olunan ceza süresinden az olamaz" şeklindeki hüküm dikkate alınmaksızın mahkum olunan ceza süresinin 1 yıl 1 ay 10 gün olmasına karşılık, denetim süresinin 1 yıl olarak belirlenmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

 

Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321.maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 30.06.2026 tarihinde karar verildi.

 

 

Benzer Kararlar

 

Etkin Pişmanlık İhtarında Ödenecek Miktar

Tüm Ceza Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

İçtihatlar

Ceza Hukuku

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 7. Ceza Dairesi

 

Esas No

2023/5385

 

Karar No

2026/7814

 

Karar Tarihi

30 Haziran 2026

 

Oy Durumu

Oy birliği

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

Ceza Hukuku

Tüm Çalışma Alanları ›

 

HESAPLAMA ARAÇLARI

İnfaz ve Yatar Hesaplama

Tüm Hesaplama Araçları ›

bottom of page