top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

CEZA HUKUKU  ·  BOZMA

Yargıtay 7. Ceza Dairesi: Kaçakçılıkta Duruşmaya Katılma ve Etkin Pişmanlık İhtarı

 

2023/7404 E., 2026/7739 K. · 30 Haziran 2026

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 22 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Kaçakçılık dosyasında, başka suçtan cezaevinde bulunan sanık duruşmalardan bağışık tutulmak istemediğini bildirmişti. Buna rağmen son oturuma katılımı sağlanmadan mahkûmiyet kuruldu. Yargıtay 7. Ceza Dairesi savunma hakkının kısıtlandığını belirtti. Benzer eylemlere ilişkin dosyaların zincirleme suç yönünden incelenmesini ve etkin pişmanlık için ödeme tutarı ile indirim oranının usulünce bildirilmesini de gerekli gördü. Hak yoksunluklarına ilişkin değişikliğin gözetilmemesiyle birlikte bu eksiklikler bozma nedeni sayıldı.

 

Hukuki İlke

 

Duruşmaya katılmak isteyen tutuklu veya hükümlü sanığın somut dosyada son oturuma katılımının sağlanması; bağlantılı eylemler ve etkin pişmanlık ihtarının koşulları birlikte değerlendirilmelidir.

 

Sonuç

 

Sanığın temyiz istemi kabul edildi; mahkûmiyet ve kaçak eşyanın müsaderesine ilişkin hüküm, belirtilen usul ve değerlendirme eksiklikleri nedeniyle oy birliğiyle bozuldu. Doğrudan beraat kararı verilmedi.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m. 193, 196

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — m. 43, 53

  • 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu — m. 3, 5/2

  • 7242 sayılı Kanun — m. 10, 62
    Kaynakta hak yoksunlukları ve etkin pişmanlık bakımından anılan değişiklik hükümleri.

  • 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu — m. 321

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

 

SAYISI : 2020/2251 E., 2022/412 K.

 

SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet

 

SUÇ TARİHLERİ : 29.12.2013, 19.01.2014

 

HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi

 

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

 

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

 

Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

 

Ancak;

 

Hüküm tarihinde başka bir suçtan ceza infaz kurumunda hükümlü olduğu anlaşılan sanığın, birleştirme öncesi 25.12.2020 tarihli celsede alınan savunmasında, duruşmadan vareste tutulmak istemediğini beyan etmesi karşısında; sanığın hükmün verildiği 22.02.2022 tarihli son oturumda SEGBİS yoluyla veya bizzat duruşmada hazır bulundurulması sağlanıp, yüzüne karşı karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yokluğunda mahkûmiyetine hükmedilmesi suretiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 193. ve 196. maddelerine aykırılık oluşturacak biçimde savunma hakkının kısıtlanması,

 

Kabule göre de;

 

1.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarih, 2015/398 Esas ve 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;

 

Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin ilk suç tarihinin 29.12.2013, iddianame düzenleme tarihinin 29.01.2014 olduğu, ikinci suç tarihinin 19.01.2014, iddianame düzenleme tarihinin 07.02.2014 olduğu,

 

Yapılan UYAP sorgulamasına göre halen derdest olan İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/3471 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 02.10.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 22.01.2014 olduğu,

 

Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,

 

2.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3. maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinde yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında usulüne uygun etkin pişmanlık ihtaratı yapılmamış bulunan sanığa, 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamındaki suçlar yönünden suça konu eşyaların toplam gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezasında 1/2 oranında indirim yapılacağı belirtilerek sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, sanığa etkin pişmanlık hükmünün mahiyeti anlatılarak usulüne uygun ihtarat yapılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,

 

3.Sanık hakkında hak yoksunluklarına hükmedilirken, 15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde yapılan değişikliğin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

 

Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 30.06.2026 tarihinde karar verildi.

 

 

Karşılaştırmalı Okuma

 

Yargıtay 7. Ceza Dairesi: Kaçakçılıkta Yapılan Ödemenin Etkin Pişmanlık Hesabına Etkisi

Tüm Ceza Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

Ceza Hukuku Çalışma Alanı

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 7. Ceza Dairesi

 

Esas No

2023/7404

 

Karar No

2026/7739

 

Karar Tarihi

30 Haziran 2026

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

Ceza Hukuku

Tüm Çalışma Alanları ›

 

HESAPLAMA ARAÇLARI

İnfaz ve Yatar Hesaplama

Tüm Hesaplama Araçları ›

bottom of page