İŞ HUKUKU · BOZMA
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi: Çalışma Süresinde Tanık ve Kayıt
2025/8872 E., 2026/282 K. · 15 Ocak 2026
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 21 Ekim 2026
Kararın Özeti
Çalışma süresinin bir bölümü başka şirketin sigorta kaydında göründüğünde, bu dönemin davalı işverene yüklenmesi için ek araştırma istendi. Dayanılan tanığın kendi çalışmasının tartışmalı dönemden sonra başlaması, beyanın yeterliliğini etkiledi. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi; şirketlerin sicil, vergi ve sigorta kayıtlarıyla işyeri devri, sözleşme devri veya birlikte istihdam ilişkisinin açıklığa kavuşturulmasını istedi. Hizmet süresi bu araştırma yapılmadan belirlenmiş olduğu için hüküm bozuldu. Başka delil yoksa tanığın bilgisi birlikte çalışılan dönemle sınırlı değerlendirilmelidir.
Hukuki İlke
Başka işverende kayıtlı dönemin davalıya yüklenmesi, tanığın görgüsü ve şirketler arasındaki somut hukuki ilişki araştırılmadan kabul edilemez.
Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırıldı; ilk derece hükmü hizmet süresine ilişkin eksik araştırma nedeniyle oy birliğiyle bozuldu.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir. Kişisel çalışma ve işlem tarihlerinin gün/ay bilgileri ile özel takip bilgileri mahremiyet amacıyla gizlenmiştir. Yıllar, gerekçe ve hüküm sonucu korunmuştur.
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 41. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/3013 E., 2025/1154 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 11. İş Mahkemesi
SAYISI: 2018/547 E., 2021/28 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Tasfiye Hâlinde ... İnşaat San. ve .... Şti. (... Şirketi) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin .../.../2004-.../.../2018 tarihleri arasında aralıksız olarak yapı dekorasyon ustası olarak 3.300,00 TL ücret ile davalı Şirketlerde çalıştığını, davacıya .../.../2018 tarihi öncesi ücretsiz izin verildiği bildirilerek işe gelmemesinin söylendiğini, müvekkilinin verilen bu talimatı kabul etmeyerek .... Noterliğinin .../.../2018 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarı ile haklı nedenle iş sözleşmesini sona erdirdiğini ve nedenlerini davalı ... Şirketine bildirdiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, asgari geçim indirimi, yıllık ücretli izin ve ücret alacaklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili Şirket nezdinde .../.../2012 tarihinde çalışmaya başladığını, Şirket tarafından davacıya ücretsiz izin verildiği şeklinde bir beyanda bulunulmadığını, davacı tarafından keşide edilen ihtarnamenin müvekkili Şirkete .../.../2018 tarihinde tebliğ edildiğini ve davacının ücretlerinin yatırıldığı hesaba .../.../2018 tarihinde Ağustos, Eylül ve Ekim ayına ilişkin ücret ödemelerinin yapıldığını, müvekkili işyerinde çalışma saatlerinin 08.30-17.30 arası olduğunu, 1 saat ara dinlenme ve 15'er dakikalık 2 ara dinlenme süresi verildiğini, müvekkili işyerinde ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma yapılmadığını, zamanaşımı def'inde bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı .... Ltd. Şti. (... Şirketi) tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; toplanan kanıtlara göre ve bilirkişi raporu doğrultusunda karar verildiği belirtilerek ihbar tazminatı reddedilmek ve diğer talepler kabul edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamına göre, davacının ücretinin ödenmemesi nedeniyle haklı fesih nedeni bulunduğu, kıdem tazminatına hak kazandığı, ücretin tespitinde isabetsizlik bulunmadığı, izinlerin kullandırıldığının ya da ücretinin ödendiğinin davalı tarafından ispatlanamadığı, her ne kadar bankaya "maaş+ fazla çalışma+agi" açıklamasıyla ödemeler yapılmışsa da, yatırılanın ücretin altında olduğu, ne kadarının ücret ne kadarının fazla çalışma ne kadarının asgari geçim indirimi olduğunun belli olmadığı, davalının davacının alacaklarını ödediğini ispatlayamadığı, tanık beyanlarıyla davacının fazla çalışma yaptığını ispatladığı ancak karşılığının ödendiğini davalı tarafın ispatlayamadığı, ücret alacağının ödemeler mahsup edilerek hesaplandığı, yapılan hesaplamaların dosya kapsamına uygun bulunduğu gerekçeleriyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacı ile menfaat birliği içinde olan tanık beyanları esas alınarak işçinin feshinin haklı nedene dayandığının kabul edilmesinin hatalı olduğunu, işçinin ücretinin ödeme gününden itibaren 20 gün içinde ödenmiş ise haklı nedenle fesih hakkından söz edilemeyeceğini,
2. Hizmet süresinin hatalı belirlendiğini,
3. Davacının, müvekkili Şirket bünyesinde asgari ücret ile çalıştığını,
4. Davacının 2004-2018 yılları arasında 30 gün yıllık ücretli izin kullandığının kabul edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının hizmet süresi ve aylık ücret miktarı ile kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispat ve hesaplanmasına ilişkindir.
İş hukukunda çalışma olgusunu ve hizmet süresini ispat yükü, bunu iddia eden işçiye düşer. Çalışma olgusu her türlü delille kanıtlanabilir. Çalışmanın ispatı konusunda, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Özellikle iddia edilen çalışma döneminde SGK kayıtlarındaki işverenlerin araştırılması ve kayden görünen işverenlerle işçi arasında iş görme ediminin yerine getirilip getirilmediği, kaydın ne şekilde oluştuğu araştırılmalıdır.
İşçinin çalışma olgusunun tanık beyanı ile ispatı mümkün ise de salt davacı ile menfaat birliği içinde bulunan veya işverene karşı davası bulunan tanık beyanlarıyla sonuca gidilemez. Diğer yandan tanıklar belirli bir dönem çalışmışlarsa ve başkaca delil yok ise beyanlarının davacı ile birlikte çalıştıkları dönemle sınırlı olarak dikkate alınması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta Mahkemece tanık beyanları ve SGK kayıtlarına göre; davacının davalı Şirketler nezdinde .../.../2004-.../.../2018 tarihleri arasında çalıştığı kabul edilmiş ise de davacının SGK hizmet döküm cetvelinde söz konusu hizmet süresi içerisinde .../.../2004-.../.../2005 tarihleri arasında dava dışı “.... Ltd. Şti.” isimli Şirket tarafından çalışmasının bildirildiği, bu Şirketteki çalışmanın davacı tanığı ...'nın beyanına dayanılarak davalılar nezdinde geçtiğinin kabul edildiği, ancak bu tanığın İstanbul Anadolu 10. İş Mahkemesinin ... Esasına kaydedilen açmış olduğu davada, kendi çalıştığı süreyi .../.../2005-.../.../2018 olarak belirttiği anlaşılmıştır.
Mahkemece davacının çalışmasının bildirildiği dava dışı Şirket ile davalı Şirket arasında organik bağ, birlikte istihdam, işyeri devri veya iş sözleşmesinin devri gibi bir hukuki ilişkinin olup olmadığı aydınlatılmamıştır.
Şu hâlde Mahkemece; davalı Şirket ile dava dışı Şirketin ticaret sicil kayıtları, vergi dairesi ve SGK kayıtları, işe giriş ve işten ayrılış bildirgeleri birlikte değerlendirilerek Şirketlerin ortakları ve faaliyet alanları belirlenmeli, işverenler arasında belirtilen yönde bir ilişkinin bulunup bulunmadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmeli, sonucuna ve tüm dosya kapsamına göre çalışma süresi belirlenip dava konusu alacaklar hakkında karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Benzer Kararlar
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi: Önceki İşverenin Çalışma Süresi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi: Birlikte İstihdamda Sorumluluk
Tamamlayıcı Kararlar
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi: Organik Bağ ve İşyeri Devri
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/8872
Karar No
2026/282
Karar Tarihi
15 Ocak 2026
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI
HESAPLAMA ARAÇLARI