top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

İŞ HUKUKU  ·  BOZMA

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Sendika Aidatında Temerrüt ve Mahsup

 

2025/9367 E., 2026/1351 K. · 16 Şubat 2026

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 1 Kasım 2026

 

Kararın Özeti

 

İşveren, işçilerin ücretinden kestiği sendika aidatını dava açıldıktan sonra kısmen öderse bu ödeme önce neye sayılır? Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, toplu iş sözleşmesinde öngörülen vadede temerrüde düşen işverenin kısmi ödemesinin Türk Borçlar Kanununun 100. maddesi uyarınca önce işlemiş faizden düşülmesi gerektiğini belirtti. Daire, aidatın aylık dönemsel bir edim olduğunu, her ayın tutarına ayrı tarihten faiz yürütülüp hükümde açıkça gösterilmesi gerektiğini de açıkladı. Ödeme anaparadan düşüldüğü için bölge adliye mahkemesi kararı kaldırıldı, ilk derece kararı oy birliğiyle bozuldu.

 

Hukuki İlke

 

Daire, toplu iş sözleşmesindeki vade tarihinde temerrüde düşen işverenin dava sırasında yaptığı ve borcun tamamını karşılamayan aidat ödemesinin Türk Borçlar Kanununun 100. maddesinin birinci fıkrası uyarınca anaparadan önce işlemiş faizden düşülmesi gerektiğini kabul etti.

 

Sonuç

 

İstinaf başvurusunu esastan reddeden bölge adliye mahkemesi kararı kaldırıldı ve ilk derece mahkemesi kararı oy birliğiyle bozuldu. Dosya ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği bölge adliye mahkemesine gönderildi.

 

Kararın Dosyaya Etkisi

 

Kısmi ödeme önce işlemiş faize mahsup edilerek kalan aidat alacağı yeniden hesaplanacak; hükümde her ayın aidat tutarı ve faizin başlangıç tarihi ayrı ayrı gösterilecek.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu — m. 18/2, 18/3
    Dairenin, aidatı kesip bir ay içinde sendikaya ödemeyen işverenin bildirim aranmaksızın faiziyle sorumlu olduğunu açıklarken dayandığı hükümlerdir.

  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu — m. 100/1
    Dairenin, temerrüde düşmüş borçlunun kısmi ödemesinin önce faiz ve giderlere sayılacağı sonucuna dayanağıdır.

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi

 

SAYISI : 2025/1558 E., 2025/1098 K.

 

İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 2. İş Mahkemesi

 

SAYISI : 2023/508 E., 2025/116 K.

 

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

 

I. DAVA

 

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ... ve Genel Hizmetler İşçileri Sendikasının (...) davalı ... işyerinde yıllardır örgütlü olduğunu, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun (6356 sayılı Kanun) 18. maddesine göre işveren, bünyesinde çalışan işçilerin ücretlerinden keseceği aidatları, adına kesinti yaptığı sendikaya göndermek zorunda olduğunu, yine aynı madde uyarınca, sendika adına kesilen aidatların kesildikleri tarihlerden itibaren bir ay içinde ilgili sendikaya gönderilmesi gerektiğini, müvekkili ile davalı ... arasında bağıtlanan toplu iş sözleşmesinde de aynı hususların hüküm altına alındığını, kesilen ve kesilmesi gereken aidatların müvekkili Sendikaya ödenmesi ve bu aidatlara ilişkin listelerin gönderilmesi için davalı Belediyeye ihtar ve bildirimlerde bulunulduğunu ancak davalı Belediyenin, müvekkili Sendika adına kestiği sendika aidatlarını müvekkiline ödemediğini ileri sürerek davalının ödenmeyen her ay için o ayı takip eden aydan itibaren temerrüde düştüğünü belirterek şimdilik 900.000,00 TL sendika aidat alacağının bankalarca işletme kredilerine uygulanan en yüksek faiz oranında faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

 

II. CEVAP

 

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinden sonra ve arabuluculuk görüşmeleri yapılmadan açıldığını, alacakların zamanaşımına uğradığını, davacı Sendikanın alacağının mevcut olduğunu ancak davacıyla yapılan tüm görüşmelere rağmen müvekkili Belediyenin ekonomik durumu nedeniyle yapılması istenen taksitlendirme taleplerinin kabul edilmediğini beyanla davanın reddini istemiştir.

 

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

 

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı işyerinde davacı Sendikanın yıllardır örgütlü olduğu, davalı nezdinde çalışan ve davacı Sendikaya üye olan işçilerin davacı ... Sendikasının Ana Tüzüğü'ne göre üyelik aidatlarını ödemeleri gerektiği, dava konusu döneme ait sendika üyelik aidatı kesintilerini gösteren liste, sendika üyelik fişleri, ücret bordroları ve işyerinde yürürlükte olan toplu iş sözleşmeleri birlikte incelendiğinde, davalının işçilerin ücretlerinden kestiği sendika aidatlarını davacı Sendikanın banka hesabına eksiksiz olarak yatırdığının davalı tarafından ispatlanamadığı, davalı tarafından davacı Sendikaya 08.01.2024 tarihinde 252.372,19 TL kısmi ödeme yapıldığı, söz konusu ödemenin mahsubu ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

 

IV. İSTİNAF

 

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

 

V. TEMYİZ

 

A. Temyiz Sebepleri

 

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 100. maddesi gereğince, dava açıldıktan sonra davalı tarafından yapılan ödemenin faiz ve masrafa mahsup edilmesi gerektiğini, dava açıldıktan sonra yapılan ödeme nedeniyle davacı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu ileri sürülmüştür.

 

B. Değerlendirme ve Gerekçe

 

Uyuşmazlık, sendika aidat alacaklarının tahsili istemine ilişkindir.

 

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

 

2. 6356 sayılı Kanun'un 18/2 hükmüne göre “Üyelik ve dayanışma aidatları, yetkili işçi sendikasının işverene yazılı başvurusu üzerine, işçinin ücretinden kesilmek suretiyle ilgili sendikaya ödenir.” Aynı maddenin 3. fıkrasına göre de “Yukarıdaki hükümlere göre ödenmesi gereken aidatı kesmeyen veya kesmesine rağmen bir ay içinde ilgili işçi sendikasına ödemeyen işveren, bildirim şartı aranmaksızın aidat miktarını bankalarca işletme kredilerine uygulanan en yüksek faiziyle birlikte ödemekle yükümlüdür.”

 

6098 sayılı Kanun'un "II. Mahsup" "1. Kısmen ödemede" başlıklı 100/1 hükmü şöyledir:

 

"Borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir. Aksine anlaşma yapılamaz.”

 

Resmî Gazete'nin 09.07.2013 tarihli ve 28702 sayılı nüshası ile yürürlüğe giren Sendika Üyeliğinin Kazanılması ve Sona Ermesi ile Üyelik Aidatının Tahsili Hakkında Yönetmelik'in 9. maddesi şöyledir:

 

"(1) Üyelik ve dayanışma aidatları, yetkili işçi sendikasının işverene yazılı başvurusu üzerine, işçinin ücretinden kesilerek ilgili sendikaya ödenir. Genel kurul kararı ile aidatlarda değişiklik yapıldığı takdirde, en geç bir ay içinde sendika tarafından aidat miktarı işverene bildirilir. (Ek cümle: RG-14/6/2015-29386) Yetkili işçi sendikası, üyelik değişikliklerini de en geç bir ay içerisinde işverene bildirmekle yükümlüdür.

 

(2) İşyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesinin tarafı olan işçi sendikası veya toplu iş sözleşmesi yapılmamışsa ya da sona ermişse yetki belgesi alan işçi sendikası, aidatların işçilerin ücretlerinden kesilmesi için işverene yazılı talepte bulunur.

 

(3) İşveren aidatları kesmeye, kestiği aidatın türünü belirterek tutarı ile kesinti listesini sendikaya göndermekle yükümlüdür.

 

(4) Yukarıdaki hükümlere göre ödenmesi gereken aidatı kesmeyen veya kesmesine rağmen bir ay içinde ilgili işçi sendikasına ödemeyen işveren, bildirim şartı aranmaksızın aidat miktarını bankalarca işletme kredilerine uygulanan en yüksek faiziyle birlikte ödemekle yükümlüdür.”

 

6356 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesi ile birlikte kanunda yer alan açık düzenleme gereğince aidatın işçi ücretinden kesilmesinden itibaren bir aylık sürenin bitimi tarihinde işveren temerrüde düşecektir. Bunun için ayrıca bildirime gerek bulunmamaktadır.

 

Bununla birlikte öncelikle toplu iş sözleşmesinde yer alan düzenlemelere bakılması gerekmektedir. Toplu iş sözleşmesinde belirli bir vade öngörülmüş ise işveren toplu iş sözleşmesinde öngörülen vade tarihinde temerrüde düşecektir. Toplu iş sözleşmesinde belirli bir vade öngörülmemesi durumunda, kanunda öngörülen tarih itibarıyla temerrüt olgusu gerçekleşmiş sayılacaktır.

 

Aidat alacakları her ay itibarıyla tahakkuk eden ve ödenmesi gereken dönemsel edim niteliğinde olduğundan her ay itibarıyla tahakkuk eden aidat alacağı miktarına her ay itibarıyla belirlenecek tarihlerden itibaren faiz işletilmesine karar verilmelidir. Bu anlamda hüküm fıkrasında her ayın aidat bedeli tutarı ve bu tutara hangi tarihten itibaren faiz işletileceği açık şekilde belirtilmelidir.

 

Ana borç, gecikmiş faiz ve giderleri olmak üzere toplam borç tutarının altında kalan her bir ödeme 6098 sayılı Kanun'un 100/1 hükmü anlamında kısmen yapılan ödemedir. Borçlu para borcunun faiz ve masraflarını ödemede temerrüde düşmemişse yaptığı kısmi ödemeyi anapara borcuna mahsup etme hakkına sahiptir. Borçlu, faiz ve masrafları ödemede temerrüde düşmüşse yaptığı kısmi ödeme öncelikle gecikmiş faiz ve masraf borçlarına mahsup edilecektir.

 

Somut uyuşmazlıkta dava 21.12.2023 tarihinde açılmıştır. Davalı işverence yargılamanın devamı esnasında 08.01.2024 tarihli ödeme ile dava konusu 252.372,19 TL aidat alacağı ödenmiş, Mahkemece taraflar arasında imzalanan toplu iş sözleşmelerinde öngörülen vade tarihinde davalının temerrüde düştüğü gözetilmeksizin yapılan kısmi ödeme hesaplanan anaparadan mahsup edilmiştir. Dava dilekçesinde, alacakların faiziyle birlikte tahsili istemi bulunmakta olup vade tarihinde temerrüde düşen davalının mahsup edilen miktarın ödeme tarihine kadar işlemiş geçmiş gün faizinden sorumlu olduğu değerlendirildiğinde davalı işverence yapılan 252.372,19 TL kısmi ödemenin öncelikle işlemiş faizden mahsup edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.

 

VI. HÜKÜM

 

Açıklanan sebeplerle;

 

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

 

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

 

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

 

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

 

16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

 

 

İlgili Hukuk Alanı

 

Tüm İş Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

İçtihatlar

İş Hukuku

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi

 

Esas No

2025/9367

 

Karar No

2026/1351

 

Karar Tarihi

16 Şubat 2026

 

Oy Durumu

Oy birliği

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

İş Hukuku Davaları

Tüm Çalışma Alanları ›

 

HESAPLAMA ARAÇLARI

İşçilik Alacakları Hesaplama

Tüm Hesaplama Araçları ›

bottom of page