top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

İŞ HUKUKU  ·  BOZMA

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Giriş Çıkış Kayıtları Getirtilmeden Karar

 

2025/9983 E., 2026/1886 K. · 3 Mart 2026

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 31 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Fazla mesai davasında işçinin delil listesinde gösterdiği giriş çıkış kayıtları getirtilmeden talep reddedilebilir mi? Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, hukuki dinlenilme hakkının açıklama ve ispat hakkını da kapsadığını; süresinde verilen delil listesinde kayıtların nereden isteneceği bildirildiği hâlde bunlar toplanmadan karar verilmesini eksik inceleme saydı. İlk derece mahkemesi, kayıtların istenmesini sonradan delil gösterme ve iddianın genişletilmesi sayarak reddetmiş, fazla mesainin tanıklarla kanıtlanamadığını kabul etmişti. Daire, bölge adliye mahkemesi kararını oy birliğiyle bozdu.

 

Hukuki İlke

 

Daire, hukuki dinlenilme hakkı ile silahların eşitliği ilkesine dayanarak, işçinin süresinde verdiği delil listesinde nereden isteneceğini açıkladığı işyeri giriş çıkış kayıtları getirtilmeden fazla çalışma talebi hakkında karar verilmesini eksik inceleme olarak değerlendirdi.

 

Sonuç

 

Daire, bölge adliye mahkemesi kararını oy birliğiyle bozdu. Dosya kararı veren bölge adliye mahkemesine gönderildi.

 

Kararın Dosyaya Etkisi

 

Bölge adliye mahkemesi, işçinin gösterdiği giriş çıkış ve kart kayıtlarını ilgili yerlerden getirterek fazla çalışma talebini yeniden değerlendirecek.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 27
    Dairenin, delil toplanmadan verilen kararı hukuki dinlenilme hakkı yönünden değerlendirirken dayandığı hüküm.

  • 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası — m. 36
    Dairenin, hukuki dinlenilme hakkını adil yargılanma hakkının unsuru olarak açıklarken andığı hüküm.

  • Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi — m. 6
    Dairenin, adil yargılanma hakkının dayanakları arasında andığı hüküm.

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesi

 

SAYISI : 2021/4186 E., 2025/1380 K.

 

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 32. İş Mahkemesi

 

SAYISI : 2018/112 E., 2020/641 K.

 

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

 

I. DAVA

 

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirkette 29.04.2010-16.11.2017 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin emeklilik nedeniyle son bulduğunu, iş sözleşmesi hükmü gereği işverene kazandırdığı kazanç dolayısıyla ödenmesi gereken komisyon alacaklarının bir kısmının ödenmediğini, çalışma saatlerinin otomatik kayıt altına alındığını, fazla çalışma yapmasına rağmen karşılığı ücretlerin ödenmediğini ayrıca Şirket çalışmaları esnasında yapılan yol harcamalarının 2013-2014 döneminden sonra ödenmediğini ileri sürerek komisyon, fazla çalışma ücreti ve yol harcamalarının (masrafların) davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

 

II. CEVAP

 

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının komisyon alacağı talep edebilmesi için müşterileri Şirkete kendisinin getirdiğini ispat etmek zorunda olduğunu, Şirketten ayrıldıktan sonra gerçekleşen poliçelere dayanılarak komisyon talep edilemeyeceğini, satış görevlisi olan davacının kendi çalışma programını ve sistemini kendisinin ayarladığını ayrıca davacıya yaptığı satışlar karşılığı ödenen komisyon alacağının fazla çalışmayı da karşıladığını, davacının müvekkili Şirketten alacağı herhangi bir yol masrafı alacağı da bulunmadığını ve faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

 

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

 

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 05.08.2013 öncesine dair fazla çalışma ücreti talebinin zamanaşımına uğradığı, diğer dönemlere ilişkin ise ispat külfeti üzerinde olan davacının delil olarak gösterdiği tanıklarının, çalışma düzenine vakıf olmaması ve haftalık 45 saat çalışmayı doğrulamaması sebebiyle sübut bulmayan talebin reddine karar vermek gerektiği, masraf makbuzlarının hesaba elverişli şekilde ne kadarının iş ile ilgili olduğu somut olarak ortaya konmadığı için, sabit görülmeyen yol masrafı alacağı talebinin de reddine karar vermek gerektiği, işyeri kayıt ve belgeleri üzerinde yerinde inceleme yapılarak bilirkişi raporu alındığı, mevcut bilgi ve belgelere göre yapılan hesaplaması doğrultusunda davacının 28.174,92 TL komisyon alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

 

IV. İSTİNAF

 

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda davacının 29.04.2010-22.12.2017 tarihleri arasında davalı Şirkette çalıştığı, 22.12.2017 tarihinde emeklilik nedeniyle davalı Şirketten ayrıldığı, davacı iş sözleşmesinin feshinden önce Aralık 2017'de bazı müşterilerden doğan komisyon alacaklarının ödenmediğini iddia ederek komisyon alacağı talep etmiş ise de davacının komisyon talep ettiği, 3 müşteri Şirketin poliçelerinin 31.12.2017'de düzenlenmiş olduğu, davacının ise poliçenin düzenlenme tarihinden önce 22.12.2017 tarihinde işyerinden ayrıldığı, komisyon hakkının ancak poliçelerin imzalanması ile sonuç doğurabileceği gibi aradaki bu süre içerisinde vazgeçilmesi ihtimalinin de bulunduğu ayrıca davacının komisyon alacağı talep ettiği dava dışı şirketlerin poliçe imzalamasına dair geçen süreçte komisyon hakkı elde edecek şekilde katkıda bulunduğunu da somut olarak ispatlayamadığı, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacının komisyon alacağına hak kazanamadığının tespit edildiği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

 

V. TEMYİZ

 

A. Temyiz Sebepleri

 

Davacı vekili temyiz dilekçesinde;

 

1. İlk Derece Mahkemesi tarafından dosyaya sunulan delil listesinde yer alan e-posta yazışmaları, sözleşmeler, işyerine giriş çıkış kayıtlarının nereden sorulacağı hususları dosyaya sunulmuş olmasına rağmen işyeri giriş çıkış kayıtlarının celp edilmesi talebinin iddianın genişletilmesi yasağı nedeniyle haksız olarak reddedildiğini, delil listesinin özellikle 5. maddesi dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu,

 

2. Fazla çalışma ücret taleplerinin delilleri toplanman eksik inceleme ile reddedildiğini,

 

3. Müvekkiline ait portföy Şirketlerine müzekkere ile komisyon ödemesi konusu sorulması gerekirken, davalının ticari defter kayıtlarının incelenmesi ile yetinildiğini, komisyon alacağının zamanaşımına uğramadığını,

 

4. Müvekkilinin müşteri ziyaretlerini kendi aracı ile yaptığını, aracın tüm masraflarının (yol, yakıt, otopark) davacı tarafça karşılandığını, itirazları dikkate alınmadan hesaplama yapan bilirkişi raporunun dikkate alınmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

 

B. Değerlendirme ve Gerekçe

 

Uyuşmazlık, fazla çalışmanın ispatı, ödenmeyen komisyon ve yol masrafının bulunup bulunmadığına ilişkindir.

 

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukuki dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkı içinde teminat altına alınmıştır. Bu hakka, tarafın hâkime meramını anlatma hakkı ya da iddia ve savunma hakkı da denilmektedir. Ancak hukuki dinlenilme hakkı, bu ifadeleri de kapsayan daha geniş bir anlama sahiptir.

 

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Hukuki dinlenilme hakkı" kenar başlıklı 27. maddesi ile iddia ve savunma hakkı usul hukukumuza yansıtılmıştır. Anılan maddenin 1. fıkrasında davanın taraflarının kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip oldukları belirtildikten sonra maddenin 2. fıkrasında bu hakkın açıklama ve ispat hakkını da içerdiği vurgulanmıştır.

 

Taraflar, yargılamayla ilgili açıklamada bulunma, bu çerçevede iddia ve savunmalarını ileri sürme ve ispat etme hakkına sahiptirler. Her iki taraf da bu haktan eşit şekilde yararlanır. Bu durum silahların eşitliği ilkesi olarak da ifade edilmektedir.

 

Hukuki dinlenilme hakkı ve silahların eşitliği ilkesi gereğince her iki tarafın eşit şekilde bilgi ve belge sunma, beyanda bulunma, açıklama yapma imkânının bulunması, tarafların yargılama süresince Mahkeme nezdinde sahip oldukları hak ve yükümlülükler bakımından eşitliğin gözetilmesi, taraflar arasındaki mücadelenin eşit silahlarla yürütülmesi ve iki tarafın delillerinin değerlendirilerek tartışılması adaletin görünür kılınmasını da sağlayacaktır.

 

Somut uyuşmazlıkta, davacı vekili süresinde ve usulüne uygun olarak verdiği delil listesinde işyeri giriş çıkış kayıtlarının .. Yönetimine, davalı Şirketin önceki adresindeki Site Yönetimine ve davalı Şirkete yazılacak yazılar ile isteneceğini belirtmiş, bu kayıtların İlk Derece Mahkemesince istenmemesi üzerine yine bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde de fazla çalışma alacağı ile ilgili olarak, .. Plaza Yönetiminden (2010-2017 yılları arası) ve .. İş Merkezi Yönetiminden (2017 yılı) Plaza giriş ve çıkış kayıtları ve davacının bastığı kart kayıtları talep edilmeden düzenlenen raporun eksik ve hatalı olduğunu belirtmiştir. Mahkemece; davacının bilirkişi raporundan sonra başlangıçta dayanmadığı, delilleri arasında göstermediği işe giriş çıkış kayıtlarının celp edilmesine ilişkin talebinin, sonradan delil gösterme ve iddianın genişletilmesi kapsamında değerlendirilerek 15.10.2019 tarihli celsede reddedildiği ve yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.

 

Dava dilekçesinde çalışma saatlerinin ve Şirkette bulunma saatlerinin otomatik kayıt altında alındığı iddia edilmiş olup süresinde verilen delil listesinde de işe giriş çıkış kayıtlarının nerelerden isteneceği açıklanmış olmasına rağmen deliller tam olarak toplanmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

 

VI. KARAR

 

Açıklanan sebeplerle;

 

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

 

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

 

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

 

03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

 

 

Benzer Kararlar

 

İstinafta Sunulan Yıllık İzin Belgesi

Takograf Kaydıyla Fazla Mesai İspatı

Tüm İş Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

İçtihatlar

İş Hukuku

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi

 

Esas No

2025/9983

 

Karar No

2026/1886

 

Karar Tarihi

3 Mart 2026

 

Oy Durumu

Oy birliği

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

İş Hukuku Davaları

Tüm Çalışma Alanları ›

 

HESAPLAMA ARAÇLARI

İşçilik Alacakları Hesaplama

Tüm Hesaplama Araçları ›

bottom of page