İŞ HUKUKU · BOZMA
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Kıdem Süresinde Sigortasız Dönem
2026/1120 E., 2026/3100 K. · 13 Nisan 2026
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 29 Ekim 2026
Kararın Özeti
Kıdeme esas hizmet süresi, sigorta kaydı olmayan bir dönem varken ve tanıklar bilgi vermemişken kesintisiz kabul edilebilir mi? Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, tanıkların hizmet süresine ilişkin anlatımı bulunmayan bu dosyada kesintisiz çalışmanın yeterli araştırma yapılmadan kabul edildiğini belirtti. İlk derece mahkemesi işe giriş kaydını esas alarak kesintisiz çalışmayı kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi de istinaf başvurusunu esastan reddetmişti. Daire, tanıkların sigorta hizmet dökümlerinin getirtilmesini, kaydın bulunmadığı dönemde çalışılıp çalışılmadığının netleştirilmesini ve tanıkların yeniden dinlenmesini istedi; bölge adliye mahkemesi kararı kaldırıldı, ilk derece mahkemesi kararı bozuldu.
Hukuki İlke
Daire, sigorta kayıtlarında ayrı dönemler görünen ve tanıkların hizmet süresine ilişkin anlatımı bulunmayan bu dosyada, kesintisiz çalışmanın ancak tanıkların hizmet dökümleri getirtilip tanıklar yeniden dinlenerek kayıt bulunmayan dönemdeki çalışma netleştirildikten sonra değerlendirilebileceğini kabul etti.
Sonuç
Bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu esastan reddeden kararı kaldırıldı ve ilk derece mahkemesi kararı oy birliğiyle bozuldu. Dosya ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği bölge adliye mahkemesine gönderildi.
Kararın Dosyaya Etkisi
Davalının öteki temyiz itirazları yerinde görülmedi; ilk derece mahkemesi hizmet süresini tanıkların hizmet dökümleri ve yeniden alınacak anlatımlarıyla belirleyecek, ardından bu süreye bağlı alacakların yeniden hesaplanıp hesaplanmayacağına karar verecek.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 62. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/934 E., 2025/850 K.
DAVA TARİHİ : 28.05.2019
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 23. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/20 E., 2021/644 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde modelist olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız ve bildirimsiz olarak sona erdirildiğini, net ücretinin 3.400,00 TL olduğunu, bir kısmının bankadan, bir kısmının elden ödendiğini, müvekkilinin dinî bayramların ilk günü hariç ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, yıllık izinlerin kullandırılmadığını, 2016 yılı Haziran-Aralık ayları arası 7 aylık ücretinin ödenmediğini, 2017 yılında ise ücretinin yarısının ödendiğini, 2018 yılında ise ücretin elden ödenen kısmın ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, yıllık ücretli izin ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 14.01.20 16... .05.2019 tarihleri arasında iş yerinde asgari ücretle çalıştığını, ücretin bankaya yatırıldığını, elden ödeme yapılmadığını, iş sözleşmesinin davacının işe devamsızlığı nedeniyle feshedildiğini, işyerinde resmî ve dinî bayramlarda çalışma yapılmadığını, davacının ödenmeyen ücret alacağı bulunmadığını, yıllık izinlerini kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; aksi ispat edilemeyen ... Kurumu (SGK) işe giriş tarihi dikkate alınarak davacının davalı Şirkete ait işyerinde 21.10.2011-16.03.2019 tarihleri arasındaki dönemde belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalıştığı, toplam hizmet süresinin 7 yıl 4 ay 25 gün olduğu, davalı işveren davacının devamsızlığını, iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ispatlayamadığından davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, dinlenilen tanıkların beyanları ve emsal ücret araştırmaları değerlendirildiğinde davacının kıdemine göre ücret iddiasını ispatladığı, tespit edilen ücrete göre davalı işveren tarafından ücretin tam olarak ödendiğine dair yazılı delil sunmadığından banka kanalı ile yapılan ödemeler mahsup edildiğinde davacının bakiye ücret alacağı olduğunun anlaşıldığı, davacı tarafın tanık beyanları ve dosya kapsamında toplanan delillerle millî bayramlarda çalıştığını ispatladığı, ancak davalı işverenin bu çalışmaların karşılığı olan ücretleri tam ve eksiksiz olarak ödediğini ispatlayamadığı, davacının kıdemine göre 110 gün yıllık izin hakkına sahip olduğu, davalı işveren tarafından yıllık izin defteri ve eşdeğer yazılı bir belge sunulmadığı, davacının yıllık ücretli izin kullanmadığını beyan ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 21.10.2011-16.03.2019 tarihleri arasında davalı yanında tekstil teknikeri ünvanı ile çalıştığı, iş sözleşmesinin 24.05.2019 tarihinde Kod (29) ile feshedildiği, ücret tespitinin dosya kapsamına uygun olduğu, davacının iş sözleşmesinin fesih süreci ile ilgili olarak, davalının 18 Mart-8 Nisan 2019 tarihleri arasında toplam 23 günlük devamsızlık tutanağı sunduğu, 16.04.20 19... .05.2019 günlü ihtarnameler sonrası iş sözleşmesnin hakkı nedenle ve devamsızlık gerekçesi ile feshedildiğini savunduğu, davacının ise iş sözleşmesinin 16.03.2019 günü işveren feshi ile sona erdirildiğini iddia ettiği, SGK hizmet cetvelinde davacının 2019 yılı Mart ayında 30 gün çalıştığı, sonrasında ek bildirge ile bu sürenin 16 gün olarak düzeltildiği, Nisan ayında önce 30 gün çalışma bildirildiği, sonrasında yine ek bildirge ile bu sürenin 0 olarak düzeltildiğinin tespit edildiği, davalı işverenliğin davacı hakkında 18 Mart tarihinden itibaren devamsızlık tutanağı hazırladığı, sonrasında mart ve nisan aylarında 30 gün çalışma bildirdiği ardından ek bildirgelerle bu çalışmaları iptal ettiği, işverenin bu tutumunun çelişkili davranış olduğu, ayrıca tutanak imzacısı M.S'nin 21.09.2020 günlü beyanında davacının işten nasıl ayrıldığını bilmediğini beyan etmesi ve devamsızlık tutanaklarından hiç söz etmemesi karşısında bu tutanaklara itibar edilemeyeceği, yanı sıra 7 yıllık kıdemli çalışanın iş sözleşmesini hiçbir gerekçe göstermeksizin feshederek tüm tazminatlarından vazgeçmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu dikkate alındığında, iş sözleşmesinin işveren feshi ile sona erdirildiğinin kabulü ile kıdem ve ihbar tazminatının hüküm altına alınmasında isabetsizlik bulunmadığı, davacının bakiye ücret alacağına hak kazandığının kabulünün dosya kapsamına uygun olduğu, bu noktada istinaf dilekçe ekinde sunulan banka dekontlarının dosyada mevcut banka ödemeleri ile aynı döneme ait olduğu yeni ve farklı bir ödeme belgesi olmadığı, tanık beyanlarına göre davacının dinî bayramlar dışında kalan ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığının kabulünün dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının müvekkili Şirkette çalışmasının 14.01.2016-24.05.2019 tarihleri arasında olduğunu,
2. Bir işçinin tüm çalışma dönemi boyunca hiç izin kullanmamasının, 7 ay boyunca ücret almadan bir işyerinde çalışıp fesih yoluna bu süreçte başvurmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, yıllık izin konusunda davacıya tamamlayıcı yemin verdirilmeden sadece beyanlarının alınmasıyla yetinilmesinin hatalı olduğunu,
3. Davacının asgari ücretle çalıştığını, ücretinin banka kanalıyla ödendiğini, daha önce sunmadıkları bir kısmın ödeme belgelerini istinaf aşamasında sunduklarını ancak Bölge Adliye Mahkemesince bu belgelerin dikkate alınmadığını,
4. Müvekkili Şirkete karşı K.Ş. tarafından açılan İstanbul 29. İş Mahkemesi 2019/193 Esas sayılı dosyasının 04.03.2021 tarihli celsesinde davacı N.B'nin tanık olarak dinlendiğini ve beyanlarında "maaşların tamamının elden ödendiğini, haftalık olarak ödeme yapıldığını" belirttiğini, davacının bu beyanından da anlaşıldığı üzere ücret alacağı bulunmadığını,
5. Davacının kendi rızasıyla işten ayrıldığını,
6. Tanık K.Ş'nin menfaat birliği içinde olduğunu,
7. Davacının ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışması bulunmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının hizmet süresi, ücret miktarı, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, ücret, yıllık ücretli izin ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatı ve hesaplanmasına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut olayda davacı, davalı işyerinde 15.07.2011-16.03.2019 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığını iddia etmiş, davalı ise davacının 14.01.2016-24.05.2019 tarihleri arasında çalıştığını savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince SGK işe giriş tarihinin dikkate alındığı belirtilerek, davacının davalı Şirkete ait işyerinde 21.10.2011-16.03.2019 tarihleri arasındaki dönemde belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalıştığı, toplam hizmet süresinin 7 yıl 4 ay 25 gün olduğu kabul edilmiştir. Davacıya ait SGK hizmet döküm cetveli incelendiğinde, 21.10.2011-30.09.20 15... .01.2016-24.05.2019 tarihleri arasında davalı Şirket nezdinde çalıştığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında dinlenen tanıkların davacının hizmet süresine ilişkin beyanı bulunmamaktadır. Bu hâliyle Mahkemece, yeterli araştırma yapılmadan davacının hizmet süresinin 21.10.2011-16.03.2019 tarihleri arasında kesintisiz olduğunun kabul edildiği görülmektedir. Bu durumda; öncelikle dosya kapsamında dinlenen tanıklara ait SGK hizmet döküm cetvelleri dosyaya kazandırılmalı, davacının sigorta kaydının olmadığı dönemde işyerinde çalışması bulunup bulunmadığı netleştirilmeli, tanıklar yeniden dinlenilmek suretiyle davacının hizmet süresi belirlenmeli ve sonucuna göre hizmet süresine bağlı alacakların yeniden hesaplanması gerekip gerekmediği değerlendirilmelidir. Eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İlgili Hukuk Alanı
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1120
Karar No
2026/3100
Karar Tarihi
13 Nisan 2026
Oy Durumu
Oy birliği
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI
HESAPLAMA ARAÇLARI