İŞ HUKUKU · ONAMA
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi: İşçilik Alacaklarında Zamanaşımı Savunması
2026/1387 E., 2026/4122 K. · 30 Nisan 2026
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 22 Ekim 2026
Kararın Özeti
İşçinin uzun çalışma dönemine ilişkin alacakları, tanıklar ve bilirkişi hesabıyla değerlendirildi. İşveren cevap dilekçesi vermemiş, zamanaşımı savunması da ileri sürmemişti. Bölge Adliye Mahkemesi, bu dosyada bütün çalışma döneminin hesapta dikkate alınmasını ve tanık anlatımlarına dayanan bazı alacaklardan indirim yapılmasını uygun buldu. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işverenin fesih ve hesap itirazlarını bozma nedeni saymayarak kararı onadı. Tanıkla kanıtlanan çalışma alacakları, ödeme savunması ve bilirkişi raporu aynı incelemede birlikte ele alındı.
Hukuki İlke
Bu dosyada zamanaşımı defi ileri sürülmemiş olması ve çalışma delilleri gözetilerek yapılan bütün dönem hesabı onandı; sonuç savunmanın somut usul durumuna bağlıdır.
Sonuç
İşverenin temyiz itirazları bozma nedeni görülmedi; Bölge Adliye Mahkemesi kararı oy birliğiyle onandı.
İlgili Mevzuat
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 370/1, 371
Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1129 E., 2025/1720 K.
DAVA TARİHİ : 08.07.2022
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tarsus 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/326 E., 2023/190 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait yol asfaltlama işinde 27.04.2004 tarihinde topoğraf olarak çalışmaya başladığını, bu çalışmanın iş sözleşmesinin haksız ve bildirimsiz feshedildiği 22.02.2022 tarihine kadar kesintisiz sürdüğünü, ücretinin net 7.500,00 TL olduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı işyerinde 27.04.2004-25.02.2022 tarihleri arasında toplam 17... ay 7 gün çalıştığı, dosya kapsamında dinlenen tanık anlatımlarıyla fazla çalışma yaptığını, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını ispatladığı, davalının bu çalışmalarının karşılığının tamamen ödendiğini ispatlayamadığı, tanık beyanları ile ispatlanan fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarından %30 indirim yapılmasının yerinde olduğu, davalı tarafından dava dilekçesine karşı cevap dilekçesi sunulmadığı ve dava dilekçesine karşı zamanaşımı def'inde bulunulmadığı dikkate alındığında hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu alacaklar yönünden davacının tüm çalışma dönemi dikkate alınarak yapılan hesaplamanın yerinde olduğu belirtilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaların hatalı olduğunu,
2. Davacının iş sözleşmesinin müvekkili Şirket tarafından haklı nedenle feshedildiğini, kıdem tazminatına hak kazanamayacağını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanamayacağı ile alacakların hesabına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İlgili Hukuk Alanı
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1387
Karar No
2026/4122
Karar Tarihi
30 Nisan 2026
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI
HESAPLAMA ARAÇLARI