top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

İŞ HUKUKU  ·  BOZMA

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi: Bordrodaki Saatin İki Kez Hesaplanması

 

2026/1570 E., 2026/3974 K. · 29 Nisan 2026

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 22 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Fazla çalışma hesabında bordroda aylık gösterilen saatler bir kez daha dörtle çarpılmıştı. Ayrıca bazı günlerin çalışma bitiş saati, tanık anlatımlarının desteklediğinden daha geç kabul edilmişti. Daire, raporu çelişkili ve denetlenemez buldu. Gerçek ücret bordrodakinden farklıysa imzalı ve imzasız bordroların ayrı ele alınmasını, çalışma süresiyle ödeme mahsubunun karıştırılmamasını açıkladı. Bu dosyadaki iki hesap hatası nedeniyle istinaf kararı bozuldu; kayıtlı saatlerin otomatik olarak haftalık sayılması kabul edilmedi.

 

Hukuki İlke

 

Aylık bordro tahakkukundaki fazla çalışma saati yeniden haftalıkmış gibi çoğaltılamaz; imza, gerçek ücret, çalışma süresi ve ödenen tutar ayrı değerlendirilmelidir.

 

Sonuç

 

Bölge Adliye Mahkemesi kararı fazla çalışma hesabının yeniden değerlendirilmesi için oy birliğiyle bozuldu.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 61. Hukuk Dairesi

 

SAYISI : 2024/560 E., 2025/1389 K.

 

DAVA TARİHİ : 13.04.2020

 

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 4. İş Mahkemesi

 

SAYISI : 2020/235 E., 2021/876 K.

 

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

 

I. DAVA

 

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işveren nezdinde 19.05.2014-20.02.2020 tarihleri arasında acil tıp teknisyeni-ameliyathane hemşiresi olarak çalıştığını, fesih tarihindeki net ücretinin 4.785,00 TL olduğunu, işveren tarafından hak ve alacaklarının ödenmemesi sebebiyle iş sözleşmesini haklı nedene dayalı olarak sonlandırdığını, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile ücret, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, yıllık ücretli izin ve prim alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

 

II. CEVAP

 

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının istifa ederek işten ayrıldığını, alacaklarının bordroya yansıtılarak kendisine eksiksiz ödendiğini, hiçbir alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

 

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

 

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 19.05.2014-20.02.2020 tarihleri arasında en son aylık net 4.564,27 TL ücretle çalıştığı, fazla çalışma yaptığı, genel tatillerde çalıştığı ancak ücretlerinin ödenmediğinin sabit olduğu bu nedenle kıdem tazminatına hak kazandığı, 11 günlük ücretinin ödenmediği, prim ödemesi yapıldığına ilişkin dosyaya somut delil sunulmadığı, tüm izinlerin kullanıldığı, bakiye izin alacağı olmadığı, bordroda tahakkuk olan aylar bakımından fazla çalışma saati doğru kabul edilerek hesaplama yapıldığı ve bordrolardaki ödemelerin mahsup edildiği, bordro olmayan aylar bakımından tanık beyanları ile hesaplama yapıldığı, fazla çalışma ücreti alacağından %40, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağından ise %30 oranında indirim yapıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

 

IV. İSTİNAF

 

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafından süresinde cevap dilekçesi verilmediği gibi tanık deliline de dayanılmadığı, Mahkemece davalının tanık dinletme talebini reddedilmesinin hukuki dinlenilme hakkının ihlali olarak değerlendirilemeyeceği, bordroların bir kısmının imzalı bir kısmının imzasız olduğu, dosyada işçinin ücretinin kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesaplanmadığı anlaşılmakla tanık beyanlarına göre fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hesaplanmasının dosya kapsamına uygun olduğu, ücrete itibar edilmemesi nedeniyle yapılan ödemelerin mahsup edilmesinin yerinde olduğu, davacının prim ve yıllık ücretli izin alacaklarının reddine karar verilmesinin isabetli olduğu, ancak fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına dava ve ıslah tarihinden faiz işletilmesinin hatalı olduğu, diğer yandan fazla çalışma alacağına %40 oranında indirim yapılmasının hakkın özünü zedeler nitelikte olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

 

V. TEMYİZ

 

A. Temyiz Sebepleri

 

Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

 

1. Davacının kıdem tazminatı hakkı bulunmadığını,

 

2. Hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini,

 

3. Bordroların davacı tarafından ihtirazı kayıt konulmaksızın imzalandığını, bordrolarda yer alan ücretin gerçek ücreti olduğunu, bu nedenle bu tutarların mahsubunun hatalı olduğunu,

 

4. Davacının ödenmeyen hak ve alacağı bulunmamasına rağmen Mahkemece indirim oranı değiştirilerek hüküm kurulduğunu ileri sürmüştür.

 

B. Değerlendirme ve Gerekçe

 

Uyuşmazlık; hukuki dinlenilme hakkının ihlal edilip edilmediği, iş sözleşmesinin feshi ile davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, ücretin miktarı, ücret ve fazla çalışma ücreti alacaklarının ispatı ve hesaplanması ile karşılığının ödenip ödenmediğine ilişkindir.

 

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

 

2. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.

 

Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş ve işyerinden çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.

 

Ücret bordrosundaki ücretin, davacının gerçek ücret miktarını yansıtmadığının anlaşılması hâlinde, bordroların imzalı ve imzasız oluşuna göre bir ayrım yapılması gerekmektedir. Bu hâlde imzalı bordroda yer alan fazla çalışma saati davacıyı bağlayacağından, davacı bordrodaki süreden daha fazla süre ile çalıştığını ancak yazılı bir delil ile ispat edebilir. Davacının imzalı bordrodaki süreden daha fazla çalıştığını yazılı delil ile ispat etmesi hâlinde, bordroda ödendiği belirtilen fazla çalışma ücreti davacının gerçek ücreti üzerinden hesaplanan alacaklardan mahsup edilir. İmzalı bordrodaki fazla çalışma süresinden daha fazla çalışma yapıldığının yazılı kayıtlar ile ispat edilememesi durumunda, bordrodaki fazla çalışma saati ile bağlı kalınarak değerlendirme yapılır. Yani bordrodaki fazla çalışma süresinin işçinin gerçek fazla çalışma süresini yansıttığı, ancak karşılığı olan ücretin gerçek fazla çalışma ücretini yansıtmadığı kabul edilir. Davacının bordrodaki fazla çalışma süresinin karşılığı olan fazla çalışma ücreti gerçek ücret miktarı üzerinden yeniden hesaplanır. Bu hâlde de bordrodaki tahakkuk miktarı hesaplanan alacaktan mahsup edilir.

 

Ücret bordrosunun imzasız olması hâlinde ise davacının bordroda görünen fazla çalışma süresinden daha fazla çalıştığını tanık delili dâhil olmak üzere her türlü delil ile kanıtlaması mümkündür. Bu durumda ispat edilen fazla çalışma ücretinin davacının gerçek ücreti üzerinden hesaplanması gerektiğinde tereddüt olmamalıdır. Ayrıca hesaplanan bu alacaklardan bordroda tahakkuk eden ve ödendiği banka kayıtları ile sabit olan miktarın mahsubu gerektiği de göz ardı edilmemelidir.

 

Belirtilen açıklamalar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunda fazla çalışma ücreti tahakkuklarının saat ücretinin 1,5 katı fazlası olarak ödenmediği ve bordro rakamları ile örtüşmediği tespit edilerek hesaplama, fazla çalışma saatiyle sınırlı biçimde tahakkukların mahsubu yoluyla yapılmıştır. Ne var ki "Belgeli Dönem Fazla Mesai Ücret Hesap Tablosu" başlıklı tabloda, bordroda aylık olarak tahakkuk ettirilen fazla çalışma saati bir kez daha 4 ile çarpılmıştır. Bu durum, bilirkişi raporunun hem kendi içinde çelişkili hem de denetime elverişsiz olduğunu göstermektedir.

 

Öte yandan, bilirkişi raporunda tanık beyanları esas alınarak davacının haftanın 3 günü 08.00-18.00, diğer 3 günü ise 08.00-22.00 saatleri arasında çalıştığı kabul edilmiştir. Ancak tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının haftanın 3 günü 08.00-18.00, diğer 3 günü ise 08.00-20.00 saatleri arasında çalıştığının kabulü dosya kapsamına uygun düşecektir.

 

Davacının fazla çalışma ücreti talebi bakımından, açıklanan maddi ve hukuki olgulara göre değerlendirme yapılması için hükmün bozulması gerekmiştir.

 

VI. KARAR

 

Açıklanan sebeple;

 

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

 

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

 

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

 

29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

 

 

İlgili Hukuk Alanı

 

Tüm İş Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

İş Hukuku Çalışma Alanı

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi

 

Esas No

2026/1570

 

Karar No

2026/3974

 

Karar Tarihi

29 Nisan 2026

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

İş Hukuku Davaları

Tüm Çalışma Alanları ›

 

HESAPLAMA ARAÇLARI

İşçilik Alacakları Hesaplama

Tüm Hesaplama Araçları ›

bottom of page