İŞ HUKUKU · ONAMA
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi: Yeni İşyeri Hazırlığı ve Haklı Fesih
2026/1585 E., 2026/3980 K. · 29 Nisan 2026
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 22 Ekim 2026
Kararın Özeti
İşçi, gerçek ücretinin bildirilmediğini ve fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek sözleşmesini feshetti. İşveren ise işçinin kendi işyerini açmak istediğini ve müşteri paralarının elinde kaldığını savundu. Alt mahkemeler, kanıtlanan alacak eksiklerinin haklı feshi desteklediğini; yeni işyeri hazırlığının bunu tek başına ortadan kaldırmadığını değerlendirdi. Müşteri ödemeleriyle ilgili takas iddiası da yeterli delil bulunmadığı için kabul edilmedi. Daire, dosyadaki bu gerekçeleri uygun bularak kararı onadı.
Hukuki İlke
Kanıtlanmış haklı fesih sebepleri bulunan işçinin ekonomik geleceği için işyeri açmaya hazırlanması, bu dosyada fesih hakkının kötüye kullanılması sayılmadı.
Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi kararı oy birliğiyle onandı; işverenin temyiz sebepleri bozma nedeni kabul edilmedi.
İlgili Mevzuat
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 370/1, 371
Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1201 E., 2025/3045 K.
DAVA TARİHİ : 31.10.2023
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 66. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/595 E., 2025/130 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde ustabaşı, tamir servis sorumlusu ve müşteri danışmanı olarak çalıştığını, sigorta primlerinin gerçek ücret üzerinden yatırılmadığını, fazla çalışma yapmasına, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmasına rağmen ücretlerinin ödenmediğini, iş sözleşmesinin müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğini iddia ederek kıdem tazminatı, ücret, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının vasıfsız işçi olarak çalıştığını, primlerinin gerçek ücret üzerinden yatırıldığını, davacının herhangi bir alacağı olmadığını, bazı müşterilerin hizmet bedellerini davacının hesabına gönderdiğini ancak davacı tarafından bu bedellerin hâlen davalıya iade edilmediğini, takas mahsup def'inde bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 26.04.2017-04.09.2023 tarihleri arasında davalı nezdinde tamir servis sorumlusu olarak en son net 21.428,57 TL ücret ile çalıştığı, davacının ... Kurumu (SGK) primlerinin gerçek ücreti üzerinden yatırılmadığı, fazla çalışma ücretlerinin ödenmediği, davacının iş yeri açma hazırlıklarına başlamasının bu haklılığı ortadan kaldırmayacağı bu doğrultuda kıdem tazminatının kabulüne karar verildiği, bakiye 34 günlük yıllık izin alacağı olduğu, tanık beyanları doğrultusunda fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının hesaplandığı, bu alacaklara %30 oranında indirim yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının hizmet süresinin SGK kayıtlarına göre belirlendiği, davacının fazla çalışma yaptığı, 1 ocak ve dinî bayramlar hariç ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı, bordrolarda ilgili alacaklara yönelik ödeme bulunmadığından mahsubu gereken bir miktarın olmadığı, yapılan indiriminin yeterli olduğu, davacının ödenmeyen ücret nevinden alacakları bulunduğundan iş sözleşmesini feshetmesinin haklı nedene dayandığı, davacının kendine ait işyeri açmasının sonuca etkili olmadığı, haklı fesih nedeni bulunan işçinin kendi ekonomik geleceği açısından yeni bir iş bulması veya kendine ait işyeri açmasının fesih hakkını kötüye kullandığı anlamına gelmeyeceği, asgari ücretle çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, yaptığı iş ve tanık anlatımları uyarınca kabul edilen ücret tutarında hata bulunmadığı, davacının son haftalık ücretinin ödendiğinin kanıtlanmadığı, davacının hesabına müşteriler tarafından para gönderildiği, paraların davacının uhdesinde kaldığı bunların takas ve mahsubu talep edilmiş ise de davacının hesabına davalı nezdinde yaptığı iş nedeniyle paranın yatırıldığı konusunda somut ve inandırıcı delil bulunmadığı, davalının ücretin brütleştirilmesinde hata yapıldığı yönünde itirazının sonuca etkisinin olmadığı gibi hesaplamada hata bulunmadığı, işverenin davacıya 21 gün izin hakkının bulunduğunu belirtmesinin davacının 21 gün izin hakkı kaldığı anlamına gelmeyeceği, faiz türü ve başlangıç tarihinde hata bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. İş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayanmadığını,
2. Takas ve mahsup def'inin dikkate alınmamasının ve bununla ilgili değerlendirme yapılmamasının hatalı olduğunu,
3. Davacının hizmet süresi, ücreti ve görevinin hatalı belirlendiğini,
4. Davacıya sağlanan sosyal yardım olmadığını,
5. Ücretin brütleştirmesinin hatalı olduğunu,
6. Fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin hesaplanmasının hatalı olduğunu, bu alacaklara yapılan indirim oranının yeterli olmadığını,
7. Yıllık izin alacağı bulunmadığı,
8. Faiz tür ve başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; hizmet süresi, ücret, iş sözleşmesinin feshi ile buna bağlı olarak kıdem tazminatı, ücret, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları, faize ve takas mahsup def'ine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İlgili Hukuk Alanı
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1585
Karar No
2026/3980
Karar Tarihi
29 Nisan 2026
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI
HESAPLAMA ARAÇLARI