top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

İŞ HUKUKU  ·  BOZMA

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Emekliliğe Bağlı Fesihte İhbar Tazminatı

 

2026/1705 E., 2026/4863 K. · 21 Mayıs 2026

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 29 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Kanun Hükmünde Kararname ile sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçinin sözleşmesi, emekliliğe hak kazandığı için sona erdirilirse ihbar tazminatı istenebilir mi? Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, emekliliğe hak kazanmama koşulu fesih tarihinde yürürlükte olduğundan sözleşmenin kanundan doğan zorunlu bir nedenle sona erdiğini ve ihbar tazminatı doğmadığını açıkladı. İlk derece mahkemesi ihbar istemini reddetmiş, bölge adliye mahkemesi ise işçinin istinaf başvurusunu kabul ederek ihbar tazminatına da hükmetmişti. Daire, kıdem tazminatının, işçinin en erken 01.07.2020 tarihinde yararlanabileceği toplu iş sözleşmesine göre hesaplanmasını da hatalı bularak kararı oy birliğiyle bozdu.

 

Hukuki İlke

 

Daire, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 24. maddesindeki emekliliğe hak kazanmama koşulunun fesih tarihinde yürürlükte olduğu bu dosyada, emekliliğe hak kazandığı için sözleşmesi sona erdirilen kadrolu işçinin iş ilişkisinin kanundan doğan zorunlu bir nedenle sona erdiğini ve işçinin ihbar tazminatına hak kazanamayacağını kabul etti.

 

Sonuç

 

Bölge adliye mahkemesi kararı oy birliğiyle bozuldu. Dosya kararı veren bölge adliye mahkemesine gönderildi.

 

Kararın Dosyaya Etkisi

 

Daireye göre ihbar tazminatı istemi reddedilmeli, kıdem tazminatı ise işçinin toplu iş sözleşmesinden en erken 01.07.2020 tarihinde yararlanabileceği gözetilerek yeniden hesaplanmalıdır. Asıl işverenin sorumluluğuna ve yıllık izne ilişkin öteki temyiz itirazları yerinde görülmedi.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname — m. geçici 24/1-(b), geçici 24/1 dördüncü cümle
    Dairenin dayanağı: kadroya geçirilme ve çalışmaya devam etme için emekliliğe hak kazanmama koşulu; Daire bu koşulun fesih tarihinde yürürlükte olması nedeniyle sözleşmenin zorunlu olarak sona erdiğini kabul etti.

  • 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname — m. 127
    Geçici 24. maddeyi 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekleyen hüküm; Daire kadroya geçiş koşulunu bu düzenleme üzerinden açıkladı.

  • 7438 sayılı Kanun — m. 2
    İstihdam süresinin emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığına hak kazanılan tarihi geçemeyeceğini öngören cümleyi yürürlükten kaldıran hüküm; Daire bu cümlenin fesih tarihinde hâlâ yürürlükte olduğunu belirtti.

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 51. Hukuk Dairesi

 

SAYISI : 2021/4922 E., 2025/1853 K.

 

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. İş Mahkemesi

 

SAYISI : 2020/197 E., 2021/506 K.

 

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

 

I. DAVA

 

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 25.06.2005 tarihinden itibaren davalı ... (Belediye) bünyesindeki alt işverenler nezdinde temizlik görevlisi olarak çalıştığını, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (696 sayılı KHK) 127. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye (375 sayılı KHK) eklenen geçici 24. madde kapsamında davalı Belediyeye bağlı olan diğer davalı ... Sağlık Turizm ... Çevre Temizliği Otopark Hizmetleri İnşaat Yayıncılık San. ve Tic. AŞ (... Şirketi) bünyesinde 01.04.2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, davalılar tarafından iş sözleşmesinin 11.12.2019 tarihinde feshedildiğini, emekliliği gerekçe gösterilerek yapılan feshin kendi isteği ve iradesi dışında gerçekleştiğini, yasal hakkı olan kıdem ve ihbar tazminatlarının kendisine ödenmediğini, Belediyenin de asıl işveren olarak işçilik alacaklarından sorumlu olduğunu ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

 

II. CEVAP

 

1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkili Belediye arasında fiilen ve hukuken bir illiyet bağı bulunmadığını, dolayısıyla iş hukuku açısından davacının alacaklarından dolayı Belediyenin sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığını, husumet itirazları bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.

 

2. Davalı Kasdaş Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacının 696 sayılı KHK kapsamında müvekkili Şirket nezdinde çalışmaya başladığı 01.04.2018 tarihinden iş sözleşmesinin emeklilik aylığına hak kazanması sebebiyle sona erdiği 11.12.2019 tarihine kadar çöp katı atık toplama görevlisi olarak görev yaptığını, davacının 25.06.2005-31.03.2018 tarihleri arasında alt işverenlikler nezdinde geçen çalışmalarından kaynaklı alacak taleplerinden işyeri devri nedeniyle devreden işverenlerin kendi dönemi ve devir tarihindeki ücreti ile sınırlı olmak üzere sorumluluklarının devam ettiğini, davacının iş sözleşmesi 375 sayılı KHK'nın geçici 24. maddesi gereğince emeklilik aylığına hak kazanması sebebiyle zorunlu olarak sona ermiş olduğundan ihbar tazminatına hak kazanmasının hukuken mümkün olmadığını, davacının bakiye yıllık ücretli izin alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

 

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

 

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamına göre asıl işveren olan Belediyenin temizlik işlerini ihale yolu ile alt işveren diğer davalı Şirkete verdiği ve davacının alt işveren işçisi olarak Belediyeye ait işyerinde çalıştığı sabit olduğundan davalıların dava konusu işçilik alacaklarından asıl işveren alt işveren sıfatıyla müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, davacının 28.06.2005-11.12.2019 tarihleri arasında çalıştığı, somut olayda davacı işçinin iş sözleşmesi emeklilik nedeniyle sona erdiğinden kıdem tazminatına hak kazandığı, ihbar tazminatının reddi gerektiği, kullandırılmayan yıllık izin ücreti alacaklarının bulunduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

 

IV. İSTİNAF

 

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıların asıl işveren alt işveren sıfatıyla işçilik alacaklarından müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalarının isabetli olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki mübrez bordro ve toplu iş sözleşmelerine dayalı olarak yapılan hesaplamaların dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olduğu, davacının iş sözleşmesinin 696 sayılı KHK'nın 127. maddesi ile 375 sayılı KHK'ye eklenen geçici 24. madde uyarınca emeklilik aylığına hak kazanmış olması nedeniyle davalı Şirket tarafından feshedildiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatına, ayrıca yıllık izin ücretine hak kazandığı, davalıların bu yönlere ilişkin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, ancak ihbar tazminatının kabulü bakımından davacının istinaf başvurusunun kabulü gerektiği gerekçesiyle davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.

 

V. TEMYİZ

 

A. Temyiz Sebepleri

 

1. Davalı Kasdaş Şirketi vekili temyiz dilekçesinde;

 

a. Davacının iş sözleşmesi 696 sayılı KHK ile 375 sayılı KHK'ya eklenen geçici 24. madde kapsamında emeklilik aylığı almaya hak kazanmış olması sebebiyle zorunlu olarak sona erdiğinden davacının ihbar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini,

 

b. Hesaplamalarda esas alınan giydirilmiş ücretin hatalı tespit edildiğini,

 

c. Dosyada mübrez yıllık izin belgeleri dikkate alınmadan karar verildiğini,

 

d.Tüm çalışma süresine ilişkin alacaklardan müvekkili Şirketin sorumluluğuna hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

 

2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde;

 

a. Davacı tarafın işverenin diğer davalı Şirket olduğundan husumet itirazları bulunduğunu,

 

b. Davacının talep ettiği alacaklarının reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

 

B. Değerlendirme ve Gerekçe

 

Uyuşmazlık; dava konusu alacaklardan Belediyenin sorumlu olup olmadığı, iş sözleşmesinin feshi, davacının ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağına hak kazanıp kazanmadığı, kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti alacağının hesaplanmasına ilişkindir.

 

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

 

Somut uyuşmazlıkta davacı taraf, iş sözleşmesinin emekliliği gerekçe gösterilerek işverenlerce feshedildiğini iddia etmiş, davalı taraf ise davacının emeklilik aylığı almaya hak kazanması nedeniyle 375 sayılı KHK'nın geçici 24. maddesi gereğince iş sözleşmesinin zorunlu olarak sona erdiğini savunmuştur.

 

Bilindiği üzere 696 sayılı KHK'nın 127. maddesi ile 375 sayılı KHK'ya eklenen geçici 24/1-(b) hükmünde kadroya geçirilme şartlarından biri düzenlenmiş olup hükmün ilgili bölümü şöyledir:

 

"...

 

b) Herhangi bir ... kurumundan emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazanmamış olmak

 

..."

 

375 sayılı KHK'nın geçici 24. maddesinin 1. paragrafının 4. cümlesinde ise; kadroya geçerek çalışmaya devam eden işçilerin istihdam edilme koşullarından biri düzenlenmiştir. Ancak 4. cümle 03.03.2023 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7438 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile 375 sayılı KHK'da değişiklik yapılmasına dair Kanun'un 2. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olup kaldırılan cümle şöyledir:

 

"Bunların istihdam süreleri, hiçbir şekilde ... kurumlarından emeklilik, yaşlılık ve malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarihi geçemez."

 

Dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere göre 696 sayılı KHK ile kadroya geçirilen davacının iş sözleşmesi 11.12.2019 tarihinde işverenler tarafından emekliliğe hak kazanmış olması sebebiyle feshedilmiştir. Zira yukarıda yer verilen 375 sayılı KHK'nın geçici 24. maddesinde kadroya geçirilme ve çalışmaya devam etme şartlarından biri de emekliliğe hak kazanmama şartı olarak düzenlenmiş olup 03.03.2023 tarihinde yürürlükten kaldırılan geçici 24. maddesinin 1. paragrafının 4. cümlesi davacının iş sözleşmesinin feshedildiği tarihte hâlen yürürlüktedir. Bu nedenle, davacının iş sözleşmesi Kanun'dan kaynaklanan bir sebeple zorunlu nedenle feshedilmiş olup davacı ihbar tazminatına hak kazanamaz. Belirtilen sebeple ihbar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

 

375 sayılı KHK'nın geçici 24. maddesinin ve bu KHK gereğince 30.06.2020 tarihine kadar uygulanması öngörülen toplu iş sözleşmesinin amacı; gerek alt işverenin taraf olduğu ve 30.06.2020 tarihinden önce sona erecek olan toplu iş sözleşmesinden yararlanmakta olan, gerekse alt işverenin taraf olduğu herhangi bir toplu iş sözleşmesinden yararlanmayan işçileri belli bir süre için toplu iş sözleşmesi etkisinden mahrum bırakmamaktır. Bu nedenle 375 Sayılı KHK Geçici 24. Maddesi Uyarınca İşçi Statüsüne Geçirilen İşçilerin Ücret ile Diğer Mali ve Sosyal Haklarının Belirlenmesinde Esas Alınacak Toplu İş Sözleşmesi Hükümleri'nden yararlanmaya başlayan yahut alt işveren nezdindeki toplu iş sözleşmesinin bitimini müteakip kanun gereği kendiliğinden yararlanmaya başlayan işçilerin, aynı dönem içinde bir başka toplu iş sözleşmesinden yararlanmayı talep etmeleri, 375 sayılı KHK gereği mümkün değildir. Bir toplu iş sözleşmesinin geriye etkili olarak yürürlüğe konulabilmesi kural olarak mümkün olsa da sonraki toplu iş sözleşmesi hükümlerinin geriye etkili olabileceği en erken süre önceki toplu iş sözleşmesinin bitim tarihidir. Sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçiler yönünden yapılacak değerlendirmede de bu ilkeden ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır. Buna göre sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçilerin kadroya geçirildikleri işyerinde yürürlükte bulunan bir toplu iş sözleşmesinden yararlanabilmeleri için en erken tarih her hâlükârda 01.07.2020 tarihi olmalıdır.

 

Somut olayda sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacının üyesi olduğu ... Sendikası ile davalı Şirket arasında 26.05.2019 tarihinde imzalanan ve 01.01.2019-30.06.2020 yürürlük tarihli toplu iş sözleşmesinden yararlanması en erken 01.07.2020 tarihi itibarıyla mümkündür. Bu nedenle hükme esas alınan kıdem tazminatı alacağının toplu iş sözleşmesi hükümleri dikkate alınarak hesaplanması hatalı olmuştur.

 

VI. KARAR

 

Açıklanan sebeplerle;

 

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

 

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalılara iadesine,

 

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

 

21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

 

 

İlgili Hukuk Alanı

 

Tüm İş Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

İçtihatlar

İş Hukuku

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi

 

Esas No

2026/1705

 

Karar No

2026/4863

 

Karar Tarihi

21 Mayıs 2026

 

Oy Durumu

Oy birliği

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

İş Hukuku Davaları

Tüm Çalışma Alanları ›

 

HESAPLAMA ARAÇLARI

İşçilik Alacakları Hesaplama

Tüm Hesaplama Araçları ›

bottom of page