İŞ HUKUKU · BOZMA
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi: Yurt Dışı Çalışmada Tatil Ücreti ve Döviz Faizi
2026/1796 E., 2026/4323 K. · 11 Mayıs 2026
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 22 Ekim 2026
Kararın Özeti
Yurt dışında çalışan işçi, ücret alacaklarını dolar olarak talep etti. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, bu uyuşmazlıkta Türk hukukunun uygulanmasını uygun buldu. Ancak çalışılan ülkenin tatil günlerinde çalışmadan ödenen ücretlerin, Türk hukukuna göre hesaplanan tatil alacağından düşülmesini istedi. Ayrıca genel bir mevduat faizi ibaresini yeterli görmedi. Yabancı para borcuna özgü faiz açıkça belirtilmediğinden ve mahsup yapılmadığından istinaf kararını bozdu; bütün alacakları reddetmedi.
Hukuki İlke
Bu yurt dışı çalışma dosyasında mükerrer tatil ücreti önlenmeli ve dolar alacağına uygulanacak devlet bankalarının bir yıllık dolar mevduatı faizi açıkça gösterilmelidir.
Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, yabancı ülke tatil ücretlerinin mahsubu ve yabancı para faizinin belirlenmesi yönlerinden oy birliğiyle bozuldu.
İlgili Mevzuat
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun — m. 24/1
3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun — m. 4/a
Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/3715 E., 2025/2569 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 32. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/1024 E., 2021/293 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 08.07.2007-12.02.2012 tarihleri arasında ve 2012 Aralık ayından 17.08.2018 tarihine kadar çalıştığını, 2014 sonuna kadar 3.000,00 USD ve sonrasında 3.500,00 USD ücret ile çalıştığını, alacaklarının ödenmemesi nedeniyle iş sözleşmesinin haklı nedenle feshettiğini, haftanın 5 günü 08.00-18.00 saatleri arasında ve 1 gün ise 08.00-15.30 saatleri arasında çalıştığını, dinî bayramlar haricinde çalışmasına devam ettiğini belirterek kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının 2005-30.06.2007 tarihleri arasında çalıştığını ve işten ayrıldığını, Mısır’daki fabrikaya davalı işçisi olarak gönderilmediğini, başka bir Şirket nezdinde çalıştığını, 2012 yılının Aralık ayında Türkiye’ye geldiğinde davalı Şirketten sigortasının yapılması için ricacı olduğunu, davalı çalışanı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı bünyesinde 5 yıl 8 ay 5 gün süreyle 3.000,00 USD ücret ile çalıştığı, davacının iş sözleşmesinin davalı tarafından haklı nedenle feshedildiğinin ispatlanamadığı, davacının fazla çalışma yaptığı, ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek, davacının ücretlerinin ödenmediği, iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği, Mahkemece davacı lehine verilen vekâlet ücretinin hatalı tespit edildiği gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi hükmü ortadan kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının davalı müvekkili yanında çalışmasının olmadığını, husumet itirazında bulunduklarını,
2. Zamanaşımı def'inde bulunduğunu,
3. Görgüye dayalı beyanı bulunmayan tanık beyanlarının esas alınmasının hatalı olduğunu,
4. Davacının fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının iş sözleşmesi feshedildiği zaman ödendiğini,
5. Bilirkişi raporunun hatalı olduğunu,
6. Karar tarihindeki kur üzerinden vekâlet ücretinin belirlenmesinin hatalı olduğunu,
7. Davacının Mısır'da çalıştığı dönemdeki Mısır'da uygulanan ulusal bayram ve genel tatil günlerinin mahsubu gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, iş sözleşmesinin sona ermesi nedeniyle davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, ulusal bayram ve genel tatil ile fazla çalışma ücreti alacaklarının ispat ve hesaplanmasına ilişkindir.
1.5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un 24/1 hükmüne göre hukuk seçimi, taraflarca açıkça yapılabileceği gibi zımni olarak da yapılabilir. Yabancılık unsuru taşıyan bir iş sözleşmesinin varlığı karşısında, Türk hukukuna göre açılmış bir davada davalı tarafça en geç cevap dilekçesi ile yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde itirazda bulunulmaması yahut en geç ön inceleme duruşmasında tarafların hukuk seçimi konusunda anlaşmamış olmaları durumunda uyuşmazlığa uygulanacak olan hukukun Türk hukuku olarak zımnen seçilmiş olduğunun kabulü gerekir. Buna göre somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Yurt dışında Türk firmasına ait işyerinde çalışan Türk işçisi ile işvereni arasındaki uyuşmazlıklarda Türk hukukunun uygulanması söz konusu olduğunda, yabancı ülke mevzuatına göre millî ve dinî tatil günleri için çalışma karşılığı olmaksızın ücret ödenen işçiye ayrıca Türk mevzuatı uyarınca ulusal bayram ve genel tatil ücretinin ödenmesi mükerrer yararlanmaya yol açar. Bu nedenle, yabancı ülke mevzuatı uyarınca işçiye ödenmiş olan tatil ücretleri, Türk mevzuatının öngördüğü ulusal bayram ve genel tatil günlerindeki çalışma karşılığı olarak hesaplanan ücretten mahsup edilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta davacının Mısır’da bulunan işyerinde çalıştığı ve bu çalışmaların karşılığı olan alacaklarını talep ettiği uyuşmazlık konusu değildir. Davacı, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını ileri sürerek bu çalışmaların karşılığı olan ücretleri talep etmiş; Mahkemece davacının bu iddiasını tanık anlatımları ile ispat ettiği kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Yargılama sırasında dinlenen tanıklar Mısır mevzuatına göre tatil olan günlerde çalışma yapılmadığını ifade etmiştir. Tanıkların anlatımı ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, davacının çalıştığı ülke mevzuatına göre ulusal bayram ve genel tatil olarak kabul edilen günlerde çalışmadığı anlaşılmaktadır. Bu hâlde, davacıya bulunduğu ülke kanunlarına göre çalışma karşılığı olmaksızın ödenen ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin, Türk mevzuatının öngördüğü ulusal bayram ve genel tatil günlerindeki çalışma karşılığı olarak hesaplanan ücretten mahsubu gerekir. Mahkemece bu yön dikkate alınmadan hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
4. Öte yandan, yabancı para borcuna hangi faizin uygulanacağı 3095 sayılı Kanunî Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un (3095 sayılı Kanun) "Yabancı para borcunda faiz" kenar başlıklı 4/a maddesinde düzenlenmiş olup ilgili düzenlemede;“Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hâllerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.” kuralına yer verilmiştir.
Somut olayda uyuşmazlık konusu alacakların yabancı parayla tahsili talep edildiğinden hüküm altına alınan alacaklara, 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca Devlet bankalarınca USD üzerinden açılmış bir yıllık vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanması gerekir. Bu husus gözetilmeden en yüksek mevduat faizine hükmedilmesi infazda tereddüt yaratır mahiyette olduğundan hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İlgili Hukuk Alanı
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1796
Karar No
2026/4323
Karar Tarihi
11 Mayıs 2026
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI
HESAPLAMA ARAÇLARI