top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

İŞ HUKUKU  ·  BOZMA

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi: Primli Ücrette Fazla Çalışma Hesabı

 

2026/1942 E., 2026/4154 K. · 30 Nisan 2026

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 22 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Sabit ücret yanında satış primi alan işçinin fazla çalışma hesabında, primin de tamamına aynı zam katsayısı uygulanmıştı. Daire, sabit ücret ile prime ilişkin hesabın ayrılmasını ve günlük çalışma süresine uygun ara dinlenmesinin düşülmesini istedi. İstinaf kararı bozuldu. Bununla birlikte kaynakta genel tatil talebinin istinafta reddedildiği yazılırken sonraki gerekçede kabul edilmiş gibi değerlendirilmesi arasında uyumsuzluk var. Bu çelişki giderilmeden kayıt yayıma hazır sayılmadı.

 

Hukuki İlke

 

Bu dosyada satış priminin fazla çalışmanın zamsız kısmını karşıladığı kabul edilerek sabit ücret için 1,5; prim için yalnız 0,5 katsayısıyla ayrı hesap öngörüldü.

 

Sonuç

 

Bölge Adliye Mahkemesi kararı oy birliğiyle bozuldu. Ara dinlenmesi ve prim hesabına ilişkin gerekçeler ayrı; genel tatil bölümündeki kaynak çelişkisi açık tutuldu.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 4857 sayılı İş Kanunu — m. 63, 68

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

 

SAYISI : 2023/2996 E., 2025/2478 K.

 

DAVA TARİHİ : 07.09.2022

 

İLK DERECE MAHKEMESİ : Akçakoca 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

 

SAYISI : 2022/416 E., 2023/469 K.

 

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

 

I. DAVA

 

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin iş sözleşmesini ödenmeyen işçilik alacakları nedeniyle haklı nedenle feshettiğini, bu nedenle kıdem tazminatına hak kazandığını, kullanılmayan yıllık izin ücretinin ödenmediğini, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının karşılığının eksik ödendiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

 

II. CEVAP

 

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iş sözleşmesini haklı neden olmaksızın kendi isteğiyle feshettiğini, bu nedenle kıdem tazminatına hak kazanamayacağını, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarına ilişkin ücretlerin bordrolar ve banka kayıtlarıyla ödendiğini, fazla çalışma bulunmadığını, kullanılmayan yıllık izin alacağı olmadığını, ayrıca zamanaşımı def'inde bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.

 

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

 

lk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı işverenin iş sözleşmesinin kıdem tazminatına hak kazandırmayacak şekilde sona erdiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, kullanılmayan yıllık izinlerin kullandırıldığı veya ücretinin ödendiğinin yazılı belgeyle ispatlanamadığı, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının tanık beyanları ile ispatlandığı, bilirkişi raporunda zamanaşımı def'i dikkate alınarak hesaplama yapıldığı ve fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarından %30 oranında indirim uygulanmasının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

 

IV. İSTİNAF

 

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının ödenmeyen işçilik alacakları nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğinden kıdem tazminatına hak kazandığı, İlk Derece Mahkemesince fesih gerekçesinin hatalı açıklanmış olmasının sonucu değiştirmediği, kullanılmayan yıllık izinlerin kullandırıldığı veya ücretinin ödendiğinin ispatlanamadığı, fazla çalışma alacağının puantaj kayıtları, tanık beyanları ve zamanaşımı dikkate alınarak hesaplanmasında isabetsizlik bulunmadığı, ancak ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının puantaj kayıtları ve ücret bordrolarına göre karşılığının ödendiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak ulusal bayram ve genel tatil ücreti talebinin reddi suretiyle yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

 

V. TEMYİZ

 

A. Temyiz Sebepleri

 

Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

 

1. Davacının iş sözleşmesini haklı neden olmaksızın feshettiğini, bu nedenle kıdem tazminatına hak kazanamayacağını,

 

2. Fazla çalışma yapılmadığını, tüm fazla çalışma ücretlerinin bordrolar ve banka kayıtlarıyla ödendiğini, tanık beyanlarına itibar edilemeyeceğini,

 

3. Kullanılmayan yıllık izin alacağı bulunmadığını, İlk Derece Mahkemesi kararının eksik inceleme ve hatalı bilirkişi raporuna dayandığını ileri sürmüştür.

 

B. Değerlendirme ve Gerekçe

 

Uyuşmazlık, fesih, fazla çalışma ve yıllık ücretli izin hususlarına ilişkindir.

 

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

 

2. Ara dinlenme 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 68. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükümde ara dinlenme süresi, günlük çalışma süresine göre kademeli bir şekilde belirlenmiştir. Buna göre dört saat veya daha kısa süreli günlük çalışmalarda en az on beş dakika, dört saatten fazla ve yedi buçuk saatten az çalışmalar için en az yarım saat ve günlük yedi buçuk saati aşan çalışmalar bakımından ise en az bir saat ara dinlenmesi verilmelidir. Uygulamada yedi buçuk saatlik çalışma süresinin çok fazla aşıldığı günlük çalışma sürelerine de rastlanmaktadır. 4857 sayılı Kanun'un 63. maddesi hükmüne göre, günlük çalışma süresi on bir saati aşamayacağından, 68. maddenin belirlediği yedi buçuk saati aşan çalışmalar yönünden en az bir saatlik ara dinlenmesi süresinin, günlük en çok on bir saate kadar olan çalışmalarla ilgili olduğu kabul edilmelidir. Başka bir anlatımla günde on bir saate kadar olan (on bir saat dâhil) çalışmalar için ara dinlenmesi en az bir saat, on bir saatten fazla çalışmalarda ise en az bir buçuk saat olarak verilmelidir.

 

Yukarıdaki açıklamalar dikkate alındığında; somut uyuşmazlıkta, Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin davacının tüm dönemler itibarıyla yarım saat ara dinlenme yaptığının kabulüne göre hüküm kurulması hatalıdır.

 

3. Ücret, sabit ücret ile satışa, sefer sayısına vs. bağlı primden oluşuyorsa; satışa, ürün miktarına, sefer sayısına veya gidilen kilometreye göre prim ödemelerinde, sabit ücret üzerinden %150 zamlı saat ücretine göre hesaplama yapılarak sabit ücrete göre hak kazanılan fazla çalışma ücreti belirlenir. Ödenen prim miktarının %50 zam kısmına göre de hesaplama yapılır ve her iki hesap yöntemi toplanarak fazla çalışma ücreti belirlenir. Örneğin işçinin 3.000,00 TL sabit ücret ve 1.000,00 TL ortalama prim aldığı durumda 3.000,00 TL/225 saat x 1,5 x fazla çalışma saat sayısı = A şeklinde sabit ücrete göre hak kazanılan fazla çalışma ücreti belirlenir. Aynı dönem için ödenen primlerin fazla çalışmanın zamsız kısmını karşıladığı kabul edilerek, prim tutarı için 1.000,00 TL/225 saat x 0,5 x fazla çalışma saat sayısı = B hesabıyla prime düşen fazla çalışma ücreti belirlenir. A+B toplamı o dönem için hak kazanılan fazla çalışma ücretini belirler.

 

Somut uyuşmazlıkta davacının davalı işyerinde sabit ücretin yanında satış primi ile çalıştığı belirlenmesine rağmen fazla çalışma ücretinin yukarıda belirtilen esaslar yerine satış primi de dâhil olacak şekilde 1,5 kat üzerinden hesaplanması hatalıdır.

 

4. Mahkemece ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının tüm çalışma dönemi yönünden davacı tanık beyanlarına itibar edilerek hüküm kurulmuş ise de, davacı tanıklarının davacı ile çalışmalarının sınırlı olduğu bu hâlde davacı tanıklarının beyanlarına davacı ile çalıştıkları dönemle sınırlı olarak itibar edilmesi diğer dönemler yönünden ise davalı tanık beyanlarına göre karar verilmesi gerekirken bu husuz gözetilmeksizin hüküm kurulması da hatalıdır.

 

VI. KARAR

 

Açıklanan sebeple;

 

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

 

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

 

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

 

30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

 

 

İlgili Hukuk Alanı

 

Tüm İş Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

İş Hukuku Çalışma Alanı

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi

 

Esas No

2026/1942

 

Karar No

2026/4154

 

Karar Tarihi

30 Nisan 2026

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

İş Hukuku Davaları

Tüm Çalışma Alanları ›

 

HESAPLAMA ARAÇLARI

İşçilik Alacakları Hesaplama

Tüm Hesaplama Araçları ›

bottom of page