İŞ HUKUKU · ONAMA
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi — Mesul Müdürün Ücret Alacağı
2026/2218 E., 2026/4867 K. · 21 Mayıs 2026
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 21 Ekim 2026
Kararın Özeti
Mesul müdür olarak çalışan kişinin ücret alacağı, tarafların imzaladığı ardışık sözleşmelerdeki tutarlar esas alınarak hesaplandı. İşveren, ücretlerin elden ödendiğini ve uzun süre ödeme yapılmadan çalışılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savundu. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, bu itirazları bozma nedeni görmeyerek sözleşme ücretlerine dayanan kararı onadı. Ücretin belirlenmesinde taraflar arasındaki yazılı anlaşmalar esas alınırken, işverenin borcu bulunmadığı yönündeki savunması kabul görmedi.
Hukuki İlke
Bu ücret uyuşmazlığında yazılı sözleşmelerdeki ücret tutarlarına göre yapılan hesap uygun bulundu; elden ödeme savunması temyizde bozma sağlamadı.
Sonuç
Davalının temyiz itirazları reddedilerek bölge adliye mahkemesi kararı oy birliğiyle onandı.
İlgili Mevzuat
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 371, 370/1
Temyiz denetimi ve onama hükmünün usul çerçevesi.
Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir. Olay kişilerinin kısmi ad/baş harfleri, belirli özel tarih gün/ayları veya yan dosya/takip kimlikleri hedefli olarak ... ile gizlenmiştir. Yargı merci adları, emsal künyeleri ve hukuken anlamlı süreler korunmuştur.
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1984 E., 2025/2213 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Dereli Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2022/10 E., 2024/103 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde mesul müdür olarak çalıştığını, davalı ile iş sözleşmesi imzalandığını, ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek ücret alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunarak davanın görevli mahkemede açılmadığını, davacının müdür yani işveren vekili konumunda olduğunu, ücret almadan çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ödenmeyen alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ile davalı arasında .../.../2018 tarihli 2 yıl süreli istihdamı zorunlu personel sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeye göre davacının davalı nezdinde aylık 4.230,00 TL ücretle mesul müdür olarak çalıştığı, yine taraflar arasında .../.../2020 tarihli 2 yıl süreli ikinci bir sözleşme imzalandığı, bu sözleşmeye göre de davacının ücretinin aylık 5.500,00 TL olarak belirlendiği, davacının çalışma süresi boyunca ödenmeyen ücret alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı asıl ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut uyuşmazlıkta sözleşmelerde belirlenen ücretler dikkate alınarak davacının ücret alacağının belirlenmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının 3 yıla yakın sürede hiçbir ücret almadan çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,
2. Hizmet süresinin hatalı belirlendiğini, müvekkilinin davacıya borcu olmadığını,
3. Davacının tüm ücretlerinin tam olarak elden ödendiğini,
4. Davacı hakkını kötüye kullanarak haksız menfaat elde etmeye çalıştığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının ücret alacağının ispatı ve hesaplanmasına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İlgili Hukuk Alanı
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2218
Karar No
2026/4867
Karar Tarihi
21 Mayıs 2026
Oy Durumu
Oy birliği.
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI
HESAPLAMA ARAÇLARI