İŞ HUKUKU · BOZMA
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
İşverenin İşçiden Manevi Tazminat İstemi
2026/305 E., 2026/2225 K. · 10 Mart 2026
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 30 Ekim 2026
Kararın Özeti
İşçinin işverenin mal varlığına zarar veren eylemi, işverene manevi tazminat hakkı da verir mi? Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, bu eylemin işverenin kişilik haklarına nasıl ve hangi ölçüde saldırı oluşturduğu ortaya konulmadığı için manevi tazminat isteminin reddi gerektiğini kabul etti. İlk derece mahkemesi, işverenin güvendiği eski bir çalışanını kaybettiğini ve manevi dünyasının zarar gördüğünü belirterek istemi kısmen kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi istinafı reddetmişti. Daire, işçinin diğer temyiz itirazlarını yerinde görmedi; bölge adliye mahkemesi kararını kaldırıp ilk derece kararını manevi tazminat gerekçesiyle oy birliğiyle bozdu.
Hukuki İlke
Daire, işçinin işverenin mal varlığına yönelik eyleminin işverenin kişilik haklarına ne şekilde ve hangi ölçüde saldırı oluşturduğu ortaya konulmayan bu dosyada, işveren yararına manevi tazminata hükmedilemeyeceğini kabul etti.
Sonuç
Bölge adliye mahkemesi kararı kaldırıldı, ilk derece mahkemesi kararı oy birliğiyle bozuldu. Dosya ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği bölge adliye mahkemesine gönderildi.
Kararın Dosyaya Etkisi
Bozma gerekçesi manevi tazminata ilişkindir; işçinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmedi. İlk derece mahkemesi, manevi tazminat istemini Dairenin değerlendirmesi doğrultusunda yeniden ele alacak.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir. Kişisel verileri korumak için bazı bilgiler site tarafından ayrıca “...” ile gizlenmiştir.
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/253 E., 2025/468 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/654 E., 2025/167 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davacının eczacı olarak davalının çalışmış olduğu ... Eczanesinin sahibi ve Mesul Müdürü olduğunu, davalının 2005-2021 tarihleri arasında müvekkili bünyesinde çalıştığını, davalının müvekkilinin eczanesinde kasa görevlisi olarak çalıştığı süre içinde farklı tarihlerde uhdesine para geçirdiğinin anlaşıldığını, buna ilişkin yapılan suç duyurusu sonucunda davalı aleyhine Karşıyaka 5. Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda 08.09.2022 tarihinde davalı hakkında hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma suçunu işlemesi nedeniyle hapis cezası verildiğini ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğini, verilen kararın kesinleştiğini, müvekkili tarafından bu defa davalının geçmiş dönemde de uhdesine para geçirip geçirmediğine ilişkin araştırma yapıldığını, araştırma sonucunda davalının uhdesine geçirdiği tutarın daha fazla olduğunun anlaşıldığını, bu hususların müvekkilini maddi ve manevi olarak zarara uğrattığını belirterek maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacı bünyesinde kasiyer olarak çalışmasına karşın eczanenin her işini yaptığını, tüm personellerin kasaya erişiminin olduğunu, müvekkilinin eczanede internet ve elektrik alt yapısıyla çalışan Tria denen otomasyon sistemiyle çalışmasını sürdürdüğünü, eczanede sürekli internet ve elektrik kesintilerinin yaşanması nedeniyle kasa işleminin ve aktarımların olmadığı zamanların olduğunu, bu zamanlarda el yordamıyla işverenin bilgisi dâhilinde satışların yapıldığını, eczanenin yazar kasasının bir dönem arıza yaptığını, 1 hafta boyunca kasada tek bir fişin bile kesilmediğini, bu dönem boyunca fişsiz satışlar yapıldığını, kasa tamir edilip geldiğinde tahmini rakamlarla tahmini fişlerin kesildiğini, kartla yapılan alışverişlerin iadesinin nakit ile yapıldığını, şehir dışına ilaçların kargoyla gönderildiği takdirde davacı işverenin şahsi hesap numarasının verildiğini, bu paranın davacı işverenin şahsi hesabına girdiğini, bu tür satışların tria sisteminden çıkışının olduğunu ancak mevcut kasaya girişinin olmadığını, işverenin ve akrabalarının, eczanede çalışan personel ve akrabalarının reçete girişinin yapıldığını fakat bedelinin işverenin bilgisi dâhilinde alınmadığını, tüm bu durumların davacı işverinin bilgisi dâhilinde olmasına rağmen bilinmiyor gibi davranılmasının kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Karşıyaka 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.09.2022 tarihli ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile sanığın güveni kötüye kullanma eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 155/2 hükmü gereğince cezalandırılmasına, eylemi hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinin görüldüğü, davalının eyleminin olayda iddia edilen zarar miktarının tamamına ilişkin olmayıp, yalnızca kamera görüntüsünde tespiti yapılan ve davalının suç konusu güne ilişkin kasa defteri ile fiilî kasa durumu arasında yarattığı zarar miktarına yönelik olduğu anlaşıldığı, bu nedenle davalının oluşan zararda illiyet bağı ve zarar miktarı ile ilgili yargılamaya devam edildiği, dosya kapsamı, beyanlarına başvurulan tanık anlatımları, davalının mali durumunun tespiti adına incelenen banka kayıtlarına göre, davalının hesabına bazen gün içerisinde iki kez dahi olacak şekilde 100,00-200,00TL gibi miktarların hemen her ay en az 4-5 kere yatırıldığının anlaşıldığı, bu hususun hayatın olağan akışına aykırı görüldüğü, davalının maaşı haricindeki bu ek gelirin kaynağını somut veri ile ispat edememesi, dinlenen tüm tanık beyanları, davalı işten ayrıldıktan sonra herhangi bir kasa açığı oluşmadığına ilişkin beyanlar ile birlikte değerlendirildiğinde; davacının illiyet bağını da somut şekilde ispat ettiği görülerek davalı eylemi nedeniyle oluşan maddi zarara yönelik tazminat talebinin kabulün gerektiği, davacının yaşanan haksız eylem nedeniyle kişilik haklarının saldırıya uğradığı ve manevi dünyasının zarar gördüğü açık olup, davacı da güvendiği ve eski bir çalışanını kaybettiği, bu nedenle davacının manevi tazminat talebinin, işveren karşısında daha güçsüz durumda olacak işçiyi de değerlendirmek ve işverenin de gerçekleşen olaylarda denetim görevini yerine getirmede kusuru bulunduğuna dikkat edilerek kısmen kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Kusur, zarar ve illiyet bağının somut, kesin ve teknik delille ispatlanamadığını,
2. Bilirkişi heyetinin teknik açıdan yetersiz olduğunu, hazırlanan raporun geçersiz olduğunu,
3. Tanık beyanları, mesaj kayıtları ve savunma delillerinin tamamen yok sayıldığını,
4. Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğunu,
5. Tazminat miktarının ve hesap yönteminin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalının davacıyı maddi ve manevi zarara uğratıp uğratmadığına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince, davacı işverenin yaşanan haksız eylem nedeniyle kişilik haklarının saldırıya uğradığı ve manevi dünyasının zarar gördüğü, işverenin güvendiği ve eski bir çalışanını kaybettiği gerekçesiyle davacının manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiş ise de somut olayda davalı işçinin, davacı işverenin mal varlığına yönelik eyleminin davalının kişilik haklarına ne şekilde ve ne ölçüde saldırı teşkil ettiği ortaya konulmamış olup manevi tazminat talebinin reddi yerine kabulü hatalı olduğundan bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İlgili Hukuk Alanı
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/305
Karar No
2026/2225
Karar Tarihi
10 Mart 2026
Oy Durumu
Oy birliği
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI
HESAPLAMA ARAÇLARI