top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

İŞ HUKUKU  ·  BOZMA

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi: Genel Tatilde Nöbet ve İşçilik Alacağı

 

2026/3081 E., 2026/6514 K. · 2 Temmuz 2026

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 21 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

İşçinin yalnız nöbetçi olduğu genel tatillerde çalıştığını anlatan tanıklar, bütün tatil günlerinde çalışma yapıldığını kanıtlamaz. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, hastanede çalışan işçinin nöbet listeleri ve işe giriş kayıtları getirtilmeden tüm genel tatiller için alacak hesaplanmasını eksik inceleme saydı. Ayrıca kısmen kabul edilen davada arabuluculuk giderinin tamamının işverene yüklenmesini hatalı buldu. İstinaf kararı kaldırılarak ilk derece kararı bozuldu. Muvazaa yönündeki diğer itirazlar yerinde görülmedi; bu nedenle karar alt işverenlik değerlendirmesini bütünüyle reddetmiyor.

 

Hukuki İlke

 

Genel tatil çalışması yalnız nöbet günleriyle açıklanıyorsa nöbet ve giriş kayıtları araştırılmalı; kısmen kabul edilen davada arabuluculuk gideri tarafların haklılık oranına göre değerlendirilmelidir.

 

Sonuç

 

Genel tatil alacağının eksik incelemeyle belirlenmesi ve arabuluculuk giderinin paylaştırılmaması nedeniyle bölge adliye mahkemesi kararı kaldırıldı, ilk derece kararı oy birliğiyle bozuldu.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu — m. 3/14
    Arabuluculuk giderinin yargılama gideri niteliği.

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 326/2
    Kısmen haklı çıkan taraflar arasında giderlerin paylaştırılması.

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir. İşçinin çalışma dönemine ilişkin kesin gün ve ay bilgileri “...” ile gizlenmiştir. Başlangıç ve bitiş yılları ile hüküm korunmuştur.

 

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi

 

SAYISI : 2021/3344 E., 2025/2431 K.

 

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 33. İş Mahkemesi

 

SAYISI : 2019/435 E., 2021/878 K.

 

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

 

I. DAVA

 

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin .../.../1999-.../.../2017 tarihleri arasında davalı Bakanlığa bağlı ... Hastanesinde veri elemanı ve kayıt personeli olarak çalıştığını, iş sözleşmesini emeklilik sebebiyle sonlandırdığını, davacının hizmetinin geçtiği şirketler ile davalı Bakanlık arasındaki asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğunu, dolayısıyla davacının başından beri davalı Bakanlığın asıl işveren olduğunun kabulünün gerektiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ücret, ilave tediye, ulusal bayram ve genel tatil, döner sermaye payı, fark ücret ile fazla çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

 

II. CEVAP

 

Davalı vekili cevap dilekçesinde; taleplerin zamanaşımına uğradığını, müvekkili Bakanlığın ihale makamı konumunda olduğunu, asıl işveren sıfatının bulunmadığını, davacının müvekkilinin işçisi olmadığını, davanın husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

 

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

 

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamındaki belgelere göre emsal kararlar ile dosya kapsamında dinlenen davacı tanık anlatımları birlikte dikkate alındığında, asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğu ve davacının başından itibaren Bakanlık işçisi sayılması gerektiği, fesih ile ilgili olarak taraflar arasında herhangi bir ihtilaf bulunmadığı, davacıya kıdem tazminatı ödemesi yapıldığı, emsali Bakanlık işçisine ödenen ücret ve sosyal haklardan yararlanacağı kabul edilerek bilirkişi raporu aldırıldığı, kıdem tazminatı, eksik ücret alacağı ile fark ücret alacağına, muvazaa nedeniyle Bakanlık işçilerine ilave tediye ödemesi yapıldığından davacının da işbu ödemeden faydalanması gerektiği, aynı şekilde döner sermaye payından da faydalanan Bakanlık işçileri gibi davacının da işbu ödemeye hak kazandığı, dosya kapsamında dinlenen tanık beyanlarından; davacının tüm resmî ve dinî bayramlarda çalıştığı kabul edilerek ulusal bayram ve genel tatil alacağına hak kazandığı ancak davacının 45 saati aşan çalışması bulunmadığından fazla çalışma ücreti alacağına hak kazanamadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

 

IV. İSTİNAF

 

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içeriği, tanık anlatımları, hizmet alım sözleşmeleri bir arada değerlendirildiğinde, davacının ... Kurumu bildirimlerinde beden işçisi, temizlik görevlisi olarak gözüktüğü, ancak davacının değişen alt işverenlerde davalı Bakanlığa bağlı ... Hastanesinde bilgi işlem elemanı olarak kayıt işlerinde çalıştığı, davalı Bakanlık ile davacının hizmetinin geçtiği yükleniciler arasındaki ilişkinin muvazaaya dayandığı ve davacının başından beri davalı Bakanlığın işçisi olarak kabul edilmesi gerektiği, davalı Bakanlık ile yüklenici firmalar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmelerinde çalıştırılacak personelin her türlü işçilik alacaklarından yüklenici firmanın sorumlu olacağına dair düzenlemenin davacı işçi bakımından bağlayıcılığı bulunduğu, davacının hak kazandığı alacakların usulüne uygun kanıtlandığı ve bilirkişi raporu doğrultusunda hak ve alacaklara hak kazandığı gerekçeleriyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

 

V. TEMYİZ

 

A. Temyiz Sebepleri

 

Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

 

1. Alacakların zamanaşımına uğradığını,

 

2. İhale makamı olduklarını, husumet yöneltilemeyeceğini,

 

3. Davacının diğer işverenler nezdinde tutulan işyeri kayıtlarına ulaşılmadan takdiren çalışma aralığının belirlenmesinin ve hesaplamalarında buna göre yapılmasının doğru olmadığını,

 

4. Davacının çalışmasının kesintisiz olup olmadığının araştırılmadığını,

 

5. Davacıya ait işyeri şahsi sicil dosyası getirtilerek kayıtlarda görünen işverenlerin müvekkil işverenle bağlantılarının tespitinin gerektiğini,

 

6. Ücret miktarının davacı tarafça ispatlanması gerektiğini,

 

7. Davacı tanıkların müvekkili Kuruma karşı davası oldugunu ve davacı ile aynı dönemde çalışmış olmalarının gerektiğinin göz önüne alınmadığını,

 

8. Kıdem tazminatı için uygulanacak olan faizin "mevduata fiilen uygulanan en yüksek mevduat faizi" olması gerektiğini, faiz ve faiz türüne itiraz ettiklerini,

 

9. Feshin kim tarafından ne şekilde yapıldığının aydınlatılmadığını ileri sürmüştür.

 

B. Değerlendirme ve Gerekçe

 

Uyuşmazlık, davalı ile dava dışı alt işverenler arasındaki asıl işveren alt işveren ilişkisinin kanuna uygun kurulup kurulmadığı, muvazaaya dayanıp dayanmadığı ve buna göre davacının asıl işveren işçisi sayılıp sayılamayacağı, idari ve teknik şartnamelere göre davacı işçinin ücretinin eksik ödenip ödenmediği, ilave tediye alacağı, döner sermaye alacağı, genel tatil alacağına hak kazanıp kazanmadığı ve alacakların hesaplanma yöntemine ilişkindir.

 

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davacının hizmet alım kapsamı dışında çalıştırıldığının anlaşılmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

 

2. Somut uyuşmazlıkta Mahkemece, davacının tüm ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı kabul edilerek yapılan hesaplamadan %30 indirim yapılmak suretiyle ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı hüküm altına alınmıştır. Ancak varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir.

 

Davacı tanıkları, davacının ulusal bayram ve genel tatil günlerinde nöbetçiyse çalıştığını, nöbetçi değilse çalışmadığını belirtmişlerdir. Görüldüğü üzere tanık beyanları ile davacının tüm ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını ispatladığından söz edilemez. Tanıklar davacının nöbetçi olması durumunda çalıştıklarını beyan ettiklerine göre hesaplama konusu dönemi kapsayan nöbet listesi dâhil işe giriş kayıtları temin edilerek sonucuna ve tüm dosya kapsamına göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile soyut tanık anlatımlarına göre alacağın ispatlandığının kabul edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

 

2. Diğer yandan İlk Derece Mahkemesi kararında, dava şartı olan arabuluculuk gideri bakımından hatalı şekilde hüküm kurulduğu saptanmıştır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda davanın kabul ve ret oranına göre ödenmesi gereken arabuluculuk giderinin davalıdan alınmasına karar verilmiş ise de; 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3/14 hükmünün son cümlesi uyarınca; arabuluculuk gideri yargılama gideri olup anlaşmaya varılamaması hâlinde, ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 326/2 hükmüne göre davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır. Yapılan açıklamalar doğrultusunda, davanın kısmen kabulüne karar verilen eldeki davada, arabuluculuk yargılama giderinin davacıya isabet eden miktarının davacı üzerinde bırakılması gerekirken tamamının davalıdan tahsiline karar verilmesi bir diğer bozma sebebidir.

 

VI. KARAR

 

Açıklanan sebeplerle;

 

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

 

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

 

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

 

 

Tamamlayıcı Kararlar

 

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi — Yöneticinin Mesaisi ve Hakaret

 

Karşılaştırmalı Okuma

 

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi: Hastanede Asıl İşveren Sorumluluğu

Tüm İş Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

İş Hukuku Davaları

İşçilik Alacakları Hesaplama

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi

 

Esas No

2026/3081

 

Karar No

2026/6514

 

Karar Tarihi

2 Temmuz 2026

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

İş Hukuku Davaları

Tüm Çalışma Alanları ›

 

HESAPLAMA ARAÇLARI

İşçilik Alacakları Hesaplama

Tüm Hesaplama Araçları ›

bottom of page