top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

İŞ HUKUKU  ·  BOZMA

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi: İmzasız Bordroda Fazla Çalışma Mahsubu

 

2026/3308 E., 2026/4149 K. · 30 Nisan 2026

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 22 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

İşçilik alacakları davasında bazı imzasız bordrolarda fazla çalışma tahakkuku vardı. Bilirkişi, bu tutarların banka ödemelerinin altında kaldığını belirterek mahsubu mahkemenin takdirine bırakmıştı. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, dosyadaki bu ödeme karşılıklarının fazla çalışma alacağından düşülmemesini hatalı buldu. İşçinin bütün, işverenin diğer temyiz itirazlarını reddederek istinaf kararını bozdu. Sonuç, her imzasız bordronun tek başına kesin ödeme kanıtı sayılmasına değil, somut banka ve bordro karşılaştırmasına dayanıyor.

 

Hukuki İlke

 

Bu dosyada banka ödemeleriyle karşılığı bulunan imzasız bordro tahakkukları, aynı fazla çalışma alacağının hesabında mahsup edilmeliydi.

 

Sonuç

 

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, belirtilen fazla çalışma tahakkuklarının mahsup edilmemesi nedeniyle oy birliğiyle bozuldu; dosya kararı veren mahkemeye gönderildi.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir. Karar metnindeki kişiyi veya tarafı belirleyebilecek bilgiler mahremiyet amacıyla “...” biçiminde gizlenmiştir. Kararın hukuki değerlendirmesi ve sonucu değiştirilmemiştir.

 

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

 

SAYISI : 2023/1809 E., 2025/1302 K.

 

DAVA TARİHİ : 01.07.2020

 

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 15. İş Mahkemesi

 

SAYISI : 2020/472 E., 2023/120 K.

 

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

 

I. DAVA

 

Davacı dava dilekçesinde; müvekkilinin 23.06.2016-10.10.2019 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığını, işverenin büyük marketlere sebze ve meyve tedariki sağladığını, davacının da işyerinde ürün paketleme sorumlusu olarak çalıştığını, sözleşmesinin davalı tarafça haklı neden olmaksızın feshedildiğini, en son aylık 8.170,00 TL net ücret aldığını, ücretinin 6.000,00 TL'lik kısmının ......... Bankasında bulunan mevduat hesabına, 1.470,00 TL'lik kısmının .............Bankasında bulunan mevduat hesabına yatırıldığını, son derece ağır koşullarda çalıştırıldığını, soğuk hava deposunda sabah ezanından önce başlayan ve akşam 22.00'ye kadar süren zaman dilimlerinde mesaisinin geçtiğini, hafta tatilini ayda en fazla 1 gün kullanabildiğini, kalan 3 hafta 7 gün boyunca ortalama 14 saatten fazla çalıştığını, gerek hafta tatili gerekse fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını ancak karşılık ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

 

II. CEVAP

 

Davalı vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazında bulunduklarını, müvekkilinin yeniden organizasyon ve daha rekabetçi ortamın gerektirdiği dinamik çalışan ihtiyacından dolayı davacı ile anlaşılarak iş sözleşmesine son verilmek istendiğini, fakat davacının fahiş talepleri nedeni ile anlaşma sağlanamadığını, davacının fazla çalışma yapması hâlinde ücret bordrolarında tahakkuklarının yapılarak banka kanalı ile ödendiğini, ihtirazı kayıt içermeyen ücret bordroları ve banka kayıtlarının yazılı delil niteliğinde olduğunu ve davacının bordro tahakkuk tutarlarını aşan nitelikte fazla çalıştığı iddiasını yazılı delille ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

 

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

 

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iş sözleşmesinin davalı tarafça haklı neden olmaksızın feshedildiği, davacının 42 gün yıllık izni hak ettiği, 14 gününün davacı tarafından kullanıldığı, tanık beyanları ve diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde tanık ... ve ...'nin çalışma süresi ve beyanlarının kesiştiği davacının fesihten önceki son 6 aylık döneminde ve tanık ...'nin davacı ile tek başına çalışmasının geçtiği dönemde davacının hafta tatili kullanmadığı haftalarda haftanın 6 günü fiilen 12 saat, Pazar günleri ise yine aynı saatlerle çalıştığı ve haftalık 31,5 saat fazla çalışma yaptığı, hafta tatili kullandığı haftalarda ise 27 saat fazla çalışma yaptığı, tanık beyanları doğrultusunda davacının dinî bayramların 2 günü ve diğer tatil günlerinde çalıştığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

 

IV. İSTİNAF

 

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iki davacı tanığının da davacının yaz aylarında davalıya ait Bursa'daki işyerinde de çalıştığına ilişkin beyanları dikkate alındığında yetki itirazının yerinde olmadığı, yapılan işin niteliği, davacı ile menfaat birliği içinde olmayan tanık beyanını ile 22 saatlik tahakkuk içeren bordroların, çekinceli tanık beyanlarını doğrulanması, olağan çalışma hayatında genel olarak işyerlerindeki çalışma şeklinin öteden beri aynı şekilde devam edeceğine dair kabul, bu kanaatin tanık beyanları ile de uyumu dikkate alınarak davalı tarafın bu yöndeki istinafının reddine karar verilmesi gerektiği, sunulan imzalı bordrolarda 22 saat üzerinden tahakkuk yapılmış ise de söz konusu tahakkukların gerçek ücret üzerinden yapılmaması nedeniyle, saatlerin sabit alınarak belirlenen ücrete göre fark hesaplanmasında hata bulunmadığı, tanıkla ispat olunan dönemler yönünden Mahkemece uygun bir indirim yapılmasında hata bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince usul ve kanuna uygun olacak şekilde davalının ıslaha karşı zamanaşımı ve cevap dilekçesinin ıslahı ile davaya karşı zamanaşımı def'ilerinin ek rapor alarak değerlendirildiği gerekçeleriyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf başvurusunun reddine ancak kısmi davada cevap dilekçesinde zamanaşımı def'i ileri sürülmese bile ıslaha karşı zamanaşımı def'i ileri sürülebileceğinden, davanın bu nedenle reddi durumunda davalı lehine yargılama gideri ve vekâlet ücreti verilmesi gerektiği belirtilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden kurulan hükümde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

 

V. TEMYİZ

 

A. Temyiz Sebepleri

 

1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;

 

a. Zamanaşımı yönünden kararın hatalı olduğunu,

 

b. Bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, fazla çalışma ücretinden %30 indirim yapılmasının hatalı olduğunu,

 

c. Kıdem ve ihbar tazminatının hatalı hesaplandığını

 

d. Davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

 

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

 

a. Zamanaşımı def'ilerinin değerlendirilmediğini,

 

b. Yetki itirazlarının reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu,

 

c. Fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hesaplanmasının hatalı olduğunu,

 

d. İmza bulunmayan ücret bordrolarında yer alan tahakkukların mahsup edilmesi gerektiğini,

 

e. İş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğini kıdem ve ihbar tazminatının reddine karar verilmesi gerektiğini,

 

f. Davacının yıllık izinlerini kullandığını ileri sürmüştür.

 

B. Değerlendirme ve Gerekçe

 

Uyuşmazlık; yetki, zamanaşımı, iş sözleşmesinin feshi ile davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıp kazanmadığı, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatı ve hesaplanması ile vekâlet ücretine ilişkindir.

 

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

 

2. Somut uyuşmazlıkta; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, 2019 yılı Temmuz, Ağustos, Eylül ve Ekim aylarına ait imzasız bordrolarda toplam 1.251,587 TL fazla çalışma tahakkukunun bulunduğu ve bu miktarın mahsubunun Mahkeme takdirine bırakıldığı; ayrıca tahakkuk tutarlarının banka ödeme miktarlarının altında kaldığı belirtilmiştir. Bu itibarla söz konusu tutarın fazla çalışma ücreti alacağından mahsup edilerek hüküm kurulması gerekirken bu husus gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

 

VI. KARAR

 

Açıklanan sebeple;

 

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

 

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,

 

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

 

30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

 

 

İlgili Hukuk Alanı

 

Tüm İş Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

İş Hukuku Davaları

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi

 

Esas No

2026/3308

 

Karar No

2026/4149

 

Karar Tarihi

30 Nisan 2026

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

İş Hukuku Davaları

Tüm Çalışma Alanları ›

 

HESAPLAMA ARAÇLARI

İşçilik Alacakları Hesaplama

Tüm Hesaplama Araçları ›

bottom of page