top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

İŞ HUKUKU  ·  BOZMA

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Fazla Mesai Farkında Belirsiz Alacak

 

2026/3800 E., 2026/4424 K. · 13 Mayıs 2026

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 29 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Ücretinin eksik hesaplandığını ileri süren işçi, buna bağlı fazla mesai ücreti farkını belirsiz alacak davasıyla isteyebilir mi? Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işçinin kadroya geçişte imzaladığı sözleşme ve uygulanan toplu iş sözleşmesi hükümleriyle ödenmesi gereken ücreti, dolayısıyla bu farkı dava açarken belirleyebileceğini belirterek bu dosyada hukuki yarar bulunmadığını kabul etti. Davacı ödenmeyen fazla çalışma ileri sürmemiş, davayı ücret hatasına dayandırmıştı. Daire, fark fazla çalışma ücreti yönünden usulden ret gerektiğini, arabuluculuk son tutanağından sonraki dönem alacakları için de dava şartının gerçekleşmediğini belirterek istinaf kararını kaldırdı, ilk derece kararını oy birliğiyle bozdu.

 

Hukuki İlke

 

Daire, alacağın belirsizliğini davacının gerekli özeni gösterse bile miktarı belirlemesinin kendisinden beklenememesine ya da imkânsız olmasına bağlayarak, ödenmesi gereken ücreti kadroya geçişteki bireysel sözleşme ve uygulanan toplu iş sözleşmesi hükümleriyle belirleyebilecek durumdaki işçinin ücret hatasından kaynaklanan fark fazla çalışma ücretini belirsiz alacak davasıyla istemesinde bu dosyada hukuki yarar bulunmadığını kabul etti.

 

Sonuç

 

Bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu esastan reddeden kararı kaldırıldı, ilk derece mahkemesi kararı oy birliğiyle bozuldu. Dosya ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği bölge adliye mahkemesine gönderildi.

 

Kararın Dosyaya Etkisi

 

Fark fazla çalışma ücreti için kurulan kabul hükmü ortadan kalktı; Daireye göre bu alacak yönünden dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilmeli. Öteki alacaklarda da arabuluculuk son tutanağından sonra vadesi gelen dönem için aynı sonuç gerekiyor; davalının ücret oranına ilişkin diğer itirazları ise yerinde görülmedi.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu — m. 3/1, 3/2
    Dairenin, arabuluculuk son tutanağından sonra vadesi gelen alacaklar için dava şartının gerçekleşmediğini ve bu dönem yönünden usulden ret gerektiğini belirlerken dayandığı hüküm.

  • 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname — m. geçici 23
    Dairenin, kadroya geçirilen işçinin ödenmesi gereken ücreti belirleyebileceğini açıklarken andığı ve bu işçilerin ücretine esas toplu iş sözleşmesi hükümlerinin dayandığı madde.

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Mevzuat Notu: Bu karardan sonra belirsiz alacak davasını düzenleyen Hukuk Muhakemeleri Kanununun 107. maddesi, 7589 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırıldı (Resmî Gazete, 31 Temmuz 2026). Kaldırılan hüküm, bu tarihten önce açılmış davalarda uygulanmaya devam ediyor. Yeni düzenlemeye göre kısmi davada talep, tahkikatın sonuna kadar bir defaya mahsus artırılabiliyor.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

 

SAYISI : 2022/1628 E., 2025/1420 K.

 

İLK DERECE MAHKEMESİ : Erdemli 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

 

SAYISI : 2021/156 E., 2022/95 K.

 

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

 

I. DAVA

 

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı işyerinde alt işveren bünyesinde işçi olarak çalışmaktayken sürekli işçi kadrosuna alındığını, taraflar arasında imzalanan 02.04.2018 tarihli sözleşme uyarınca müvekkiline asgari ücretin %50 fazlası oranında ücret verileceğinin kararlaştırıldığını, yine Çalışma ve ... Bakanlığı (Bakanlık) tarafından yayımlanan toplu iş sözleşmelerine göre yıl başında ve yıl ortası başında olmak üzere %4 oranında ücretlere zam yapılmasının öngörüldüğünü ancak müvekkilinin ücretine sözleşmede öngörülen %50 zammın uygulanmadığını, ücretinin hatalı hesaplandığını ve eksik ödendiğini belirterek; zam farkından kaynaklanan fark ücret ile düşük ücretten kaynaklanan ilave tediye, ikramiye, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

 

II. CEVAP

 

Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde ve husumet itirazında bulunduklarını, davalı İdare ile davacı arasında sürekli işçi kadrosuna geçirilirken imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin 7. maddesinde asgari ücretin belirli bir oran fazlasının davacının ücreti olarak öngörülmediğini, ayrıca davacının ücretinin sürekli işçi kadrosuna geçirildikten sonra da ilgili düzenlemeler uyarınca eksiksiz ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

 

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

 

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yapılan yargılamada, hesaplama yapılması için bilirkişiden 02.01.2022 tarihli rapor alındığı, usul ve kanuna uygun denetime elverişli bulunarak hükme esas alındığı belirtilerek davacının ileri sürdüğü taleplerin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

 

IV. İSTİNAF

 

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı işçinin kadroya geçişi aşamasında işverenle imzalanan iş sözleşmesinde açıkça asgari ücretin %50 fazlasının ödeneceğinin kararlaştırıldığı, kadroya geçiş aşamasında işverenle imzalanan iş sözleşmesinde asgari ücretin belli bir oranda fazlasının ödeneceği kararlaştırılmışsa sözü edilen kuralın her asgari ücret artış dönemi için işvereni bağlayacağı, bu nedenle iş sözleşmesinin açık hükmü gereği (davacının daha önce Erdemli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/192 Esas sayılı dosyasında 26.03.2020 tarihinden önceki alacaklar yönünden talepte bulunduğu da dikkate alınarak) davacının eldeki dosyada 26.03.2020-03.06.2021 tarihleri arasındaki dönem için talep ettiği fark alacakların dosyada alınan denetime elverişli bilirkişi raporu ile yapılan hesaplama doğrultusunda Mahkemece hüküm altına alınmasının yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

 

V. TEMYİZ

 

A. Temyiz Sebepleri

 

Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

 

1. Davacıya Bakanlığın emir ve talimatı kapsamında uygulanan %4 oranındaki zam oranının yerinde olduğunu,

 

2. Taraflar arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinin kanuna ve Kanun Hükmünde Kararname'ye aykırı olamayacağını,

 

3. Taşra teşkilatı olarak takdir haklarının bulunmadığı, sonucunda cezai işlem ile karşı karşıya kalınabileceğini, davacının da sebepsiz zenginleşeceğini,

 

4. Davacıya tüm alacakların ödendiğini, açılan davanın haksız olduğunu,

 

5. Davacı tarafça her ne kadar sözleşmede kendisine %50 zam oranının uygulandığını ileri sürülmüş ise de sözleşme incelendiğinde zam oranının boş bırakıldığının tespit edildiğini ileri sürmüştür.

 

B. Değerlendirme ve Gerekçe

 

Uyuşmazlık, dava türü, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçiye kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenmesi gereken ücretin tespiti ile davacı işçinin talep edilen fark işçilik alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı ve alacakların hesaplanmasına ilişkindir.

 

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

 

2. Dairemiz uygulamasına göre belirsiz alacak davasında, davanın açıldığı tarih itibarıyla uyuşmazlığa konu alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenememesinden anlaşılması gereken; davacının gerekli dikkat ve özeni göstermesine rağmen miktar veya değerin belirlenmesinin kendisinden gerçekten beklenilmemesi ya da objektif olarak imkânsız olmasıdır. Sırf taraflar arasında alacak miktarı bakımından uyuşmazlık bulunması, iddianın ispata muhtaç olması ve bilirkişi raporu alınması, talep sonucunun belirlenmesinin davacıdan beklenemeyecek olması anlamına gelmez. İş yargılamasında sıklıkla davaların yığılması söz konusu olmakla alacağın belirsiz olma kriterleri her bir talep için ayrı ayrı değerlendirilmeli ve şartları taşımayan davanın usulden reddine karar verilmelidir (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 27.12.2022 tarihli ve 2022/6872 Esas, 2022/17896 Karar sayılı; 14.09.2020 tarihli ve 2016/26476 Esas, 2020/7547 Karar sayılı; 31.05.2022 tarihli ve 2022/5909 Esas, 2022/6892 Karar sayılı; 09.02.2022 tarihli ve 2022/829 Esas, 2022/1542 karar sayılı kararları). İşçilik alacaklarının hangi hâllerde belirsiz, hangi hâllerde belirli veya belirlenebilir olduğu hususunda kesin bir sınıflandırma yapılması mümkün olmayıp her bir davaya konu alacak bakımından somut olayın özelliklerinin nazara alınarak sonuca gidilmesi gereklidir (Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu, 15.12.2017 tarihli ve 2016/6 Esas, 2017/5 Karar sayılı kararı).

 

Somut olayda; dava dilekçesinde hüküm altına alınan fark fazla çalışma ücreti alacağının belirsiz alacak davası olarak açıldığı belirtilmiştir. Dosya kapsamına göre davanın temel dayanağı, davacının ücretinin hatalı belirlendiği iddiasıdır. Davacının, fazla çalışma yaptığı ve bu çalışmaların karşılığının ödenmediği yönünde bir iddiası bulunmamaktadır. Belirsiz alacak davasına konu edilen alacak fazla çalışma ücretinin kendisi değil eksik ücret ödenmesinden kaynaklanan fark alacak olduğuna göre belirsiz alacak davasının şartlarının oluşup oluşmadığı, bu çerçevede ele alınıp değerlendirilmelidir.

 

Davacı, Bakanlıkta kadroya geçtiği tarihi, kadroya geçiş tarihinde imzaladığı bireysel iş sözleşmesinde yer alan oranı, sonuç itibarıyla kendisine ödenmesi gereken ücreti, gerek bireysel iş sözleşmesi gerekse 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 23. Maddesi Uyarınca İdarelerce Sürekli İşçi Kadrolarına Geçirilen İşçilerin Ücret ile Diğer Mali ve Sosyal Haklarının Belirlenmesinde Esas Alınacak Toplu İş Sözleşmesi Hükümleri ve işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesi hükümleri gereğince belirleyebilecek durumdadır. Davanın açıldığı tarihteki ücret miktarının belirlenmesi mümkün olduğuna göre sadece ücretin eksik ödenmesinden kaynaklanan fark fazla çalışma ücreti alacağının belirlenebilmesi de mümkündür.

 

Şu hâlde talep edilen fark fazla çalışma ücreti alacağı bakımından davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. Bu nedenle fark fazla çalışma ücreti alacağı yönünden davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddi gerekirken işin esasına girilerek karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

 

3. Diğer yandan taraflar arasında arabuluculuk son tutanak tarihi ile dava tarihi arasındaki döneme ilişkin alacaklar yönünden dava şartının gerçekleşip gerçekleşmediği uyuşmazlık konusudur.

 

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3/1 hükmü uyarınca "Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. (Ek cümle:28/3/2023-7445/41 md.) Bu alacak ve tazminatla ilgili itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları hakkında birinci cümle hükmü uygulanır." Maddenin 2. fıkrasında ise "...Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi yer almaktadır.

 

Somut olayda; uyuşmazlık konusu alacaklar yönünden arabuluculuk faaliyetinin anlaşamama ile sonuçlandığı yani arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarih 11.05.2021 tarihidir. Davacı taraf 03.06.2021 tarihli dava dilekçesine arabuluculuk son tutanak aslını ekleyerek alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece bilirkişi raporunda hesaplanan bir kısım alacaklar hüküm altına alınmış ise de hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamalar dava tarihi olan 03.06.2021 tarihine kadar olan dönemi kapsamaktadır. Oysa arabuluculuk faaliyetinin, tarafların anlaşamadığına ilişkin son tutanak tarihinden önce muaccel olan alacaklar için gerçekleştirildiği kabul edilmelidir.

 

Şu hâlde arabuluculuk son tutanak tarihi olan 11.05.2021 tarihinden sonraki döneme ilişkin alacaklar bakımından arabuluculuk dava şartı yerine getirilmemiştir. Bu döneme ilişkin alacaklar bakımından davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerekir iken yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde değildir.

 

VI. KARAR

 

Açıklanan sebeplerle;

 

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

 

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

 

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

 

13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

 

 

İlgili Hukuk Alanı

 

Tüm İş Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

İçtihatlar

İş Hukuku

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi

 

Esas No

2026/3800

 

Karar No

2026/4424

 

Karar Tarihi

13 Mayıs 2026

 

Oy Durumu

Oy birliği

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

İş Hukuku Davaları

Tüm Çalışma Alanları ›

 

HESAPLAMA ARAÇLARI

İşçilik Alacakları Hesaplama

Tüm Hesaplama Araçları ›

bottom of page