top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

İŞ HUKUKU  ·  BOZMA

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Bozmadan Sonra Daha Az Alacak Verilmesi

 

2026/3918 E., 2026/3565 K. · 21 Nisan 2026

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 31 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Yalnız işçinin temyizi üzerine bozulan bir kararda, yeniden yargılama sonunda işçiye önceki hükümden daha az alacak verilebilir mi? Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işverenin bütün temyiz itirazları reddedilip karar yalnız işçinin temyizi yönünden bozulduğunda, önceki hükümde belirlenen miktarların işçi lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğunu belirtti. Birden çok bozma ve direnme aşamasından sonra mahkeme, asıl ve alt işveren ilişkisinin muvazaalı olmadığını kabul ederek alacakları önceki hükümdeki miktarların altında belirlemişti. Daire bu kararı oy birliğiyle bozdu.

 

Hukuki İlke

 

Daire, önceki kararın işverenin bütün temyiz itirazları reddedilerek yalnız işçinin temyizi yönünden bozulduğu bu dosyada, o kararla belirlenen alacak miktarlarının işçi lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğunu ve bozmadan sonra bu miktarların altında hüküm kurulamayacağını kabul etti.

 

Sonuç

 

Daire, mahkemenin bozmaya uyularak verdiği kararı oy birliğiyle bozdu. Dosya mahkemesine gönderildi.

 

Kararın Dosyaya Etkisi

 

Mahkeme, alacakları önceki hükümde belirlenen miktarların altına inmeden yeniden karara bağlayacak; Daire, muvazaa iddiası dâhil işçinin öteki temyiz itirazlarını yerinde görmedi.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
    Daire, usuli kazanılmış hakkın bu Kanunda açıkça düzenlenmediğini ve Yargıtay uygulamasıyla geliştirilmiş bir usul ilkesi olduğunu belirtti.

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

 

SAYISI : 2023/111 E., 2025/287 K.

 

DAVA TARİHİ : 18.02.2013

 

MAHKEMESİ : Zonguldak 2. İş Mahkemesi

 

SAYISI : 2016/305 E., 2016/201 K.

 

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

 

I. DAVA

 

1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Genel Müdürlüğünün asıl işveren, diğer davalının ise alt işveren olarak faaliyet gösterdiği işyerinde çalışırken iş sözleşmesinin haklı nedene dayanılmaksızın feshedildiğini ancak işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek bir kısım işçilik alacaklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

 

2. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; davalı ... Müdürlüğü ile ... İnşaat ve ... AŞ (... İnşaat AŞ) arasındaki hukuki ilişkinin muvazaalı olduğunu, müvekkilinin ücretinin davalı ... Müdürlüğünde aynı işi yapan işçilerden az olamayacağını ileri sürerek muvazaaya dayanan alacakları ile diğer bir kısım işçilik alacaklarının davalı ... Müdürlüğünden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

 

II. CEVAP

 

1. Davalı ... Müdürlüğü vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; davacının, müvekkilinin işçisi olmadığını, yapılan ihale ile sözleşme konusu işin anahtar teslimi davalı Şirkete verildiğini, müvekkili asıl işveren olmadığından sorumluluğunun bulunmadığını, davalı Şirket ile yapılan sözleşmeye göre de yüklenici işçiler ile ilgili mali ve hukuki sorumluluğun yükleniciye ait olduğunu belirterek davanın reddini istemiş; yargılama sırasında birleşen davaya ilişkin olarak birleşen davayı kabul etmediklerini, yargılama devam ederken ileri sürülen muvazaa iddiasının dikkate alınmasının hukuken mümkün olmadığını belirtmiştir.

 

2. Davalı ... İnşaat AŞ asıl davaya cevap vermemiştir.

 

III. MAHKEME KARARI

 

Mahkemenin 23.09.2014 tarihli kararı ile; davalılar arasında geçerli bir asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu gerekçesiyle bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.

 

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

 

Mahkemenin 23.09.2014 tarihli kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin 19.02.2015 tarihli kararı ile; ücret tespiti, yıllık ücretli izin ve hizmet süresinin belirlenmesi bakımından kararın bozulmasına karar verilmiştir.

 

Mahkemenin 22.02.2018 tarihli kararı ile; bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, muvazaaya dayalı alacak taleplerinin reddi gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

 

Mahkemenin 22.02.2018 tarihli kararının süresi içinde davacı ve davalı ... Müdürlüğü vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 15.01.2019 tarihli kararı ile kararın onanmasına karar verilmiş, davacı vekilince kararının maddi hataya dayandığı gerekçesiyle onama kararının ortadan kaldırılmasının istenmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 28.05.2019 tarihli kararı ile 15.01.2019 tarihli onama kararının ortadan kaldırılmasına karar verilerek, davalı ... Müdürlüğünün tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının reddi ile kararın, davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olup olmadığı hususunda araştırmaya yönelik olarak bozulmasına karar verilmiştir.

 

Mahkemenin 01.04.2021 tarihli kararı ile; bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalılar arasındaki hukuki ilişki muvazaalı olduğundan davacının baştan itibaren davalı ... Müdürlüğünün işçisi sayılması gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.

 

Mahkemenin 01.04.2021 tarihli kararının süresi içinde davalı Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 03.11.2021 tarihli kararı ile; davalının diğer temyiz itirazlarının reddi ile davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olup olmadığı hususunda kararın araştırmaya yönelik olarak bozulmasına karar verilmiştir.

 

Mahkemenin 08.03.2022 tarihli kararı ile; direnme kararı verilmiştir.

 

Mahkemenin 08.03.2022 tarihli direnme kararının süresi içinde davalı ... Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.02.2023 tarihli kararı ile; direnme kararının bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı bozulmasına karar verilmiştir.

 

Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda, geçerli bir asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu, davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olmadığının kabulü ile asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.

 

V. TEMYİZ

 

A. Temyiz Sebepleri

 

Davacı vekili temyiz dilekçesinde;

 

1. Davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı kabul edilmemesinin hatalı olduğunu,

 

2. Davacının ücretinin Yapım İşleri Teknik Şartnamesi gereğince belirlenmesi gerektiğini,

 

3. Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi ve (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin bozma kararları ile lehlerine oluşan kazanılmış hakkın ihlal edildiğini,

 

4. Yargılama giderlerinin hatalı belirlendiğini ileri sürmüştür.

 

B. Değerlendirme ve Gerekçe

 

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalılar arasında geçerli bir asıl işveren alt işveren ilişkisinin kurulup kurulmadığına, Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi ve (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin bozma kararları ile davacı lehine oluşan kazanılmış hakkın ihlal edilip edilmediğine ve yargılama giderine ilişkindir.

 

1. Temyizen incelenen kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

 

2. Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda usuli kazanılmış hak kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Bu kavram, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri hâline gelmiştir. Anlam itibarıyla bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.

 

Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir (Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu, 09.05.1960 tarihli ve 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı karar). Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usuli kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur (Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu, 04.02.1959 tarihli ve 1959/13 Esas, 1959/5 Karar sayılı karar).

 

Somut uyuşmazlıkta; Mahkemenin 23.09.2014 tarihli kararının Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin 19.02.2015 tarihli kararı ile taraf vekillerinin temyizi yönünden ücret tespiti, yıllık ücretli izin ve hizmet süresinin belirlenmesi hususlarında bozulmasına karar verilmesi üzerine Mahkemenin 22.02.2018 tarihli kararı ile; bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda muvazaaya dayalı alacak taleplerinin reddi gerektiği gerekçesiyle ve Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin ücret tespitine ilişkin değerlendirmeleri dikkate alınarak asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir. Mahkemenin 22.02.2018 tarihli kararının süresi içinde davacı ve davalı ... Müdürlüğü vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 28.05.2019 tarihli kararı ile; davalı ... Müdürlüğünün tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilerek davacı temyizi yönünden kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yargılamaya devam edilmiştir. Mahkemenin 22.02.2018 tarihli kararı, davalı ... Müdürlüğünün tüm temyiz itirazları reddedilerek sadece davacı temyizi yönünden bozulduğuna göre davacı yönünden Mahkemenin 22.02.2018 tarihli kararı ile belirlenen miktarlar yönünden usuli kazanılmış hak oluşmuştur.

 

Bu husus gözetilmeksizin dava konusu alacakların Mahkemenin 22.02.2018 tarihli kararı ile belirlenen miktarlardan daha düşük hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

 

VI. KARAR

 

Açıklanan sebeple;

 

Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,

 

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

 

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

 

21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

 

 

İlgili Hukuk Alanı

 

Tüm İş Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

İçtihatlar

İş Hukuku

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi

 

Esas No

2026/3918

 

Karar No

2026/3565

 

Karar Tarihi

21 Nisan 2026

 

Oy Durumu

Oy birliği

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

İş Hukuku Davaları

Tüm Çalışma Alanları ›

 

HESAPLAMA ARAÇLARI

İşçilik Alacakları Hesaplama

Tüm Hesaplama Araçları ›

bottom of page